Van Gogh’un Bilmediğiniz Mektupları

Vincent Van Gogh’un on yedi yıl boyunca, intiharından iki gün önceye dek kardeşi Theo’ya yazdığı mektuplar, sanatçının Auvers-Sur-Oise’da noktalanan yaşamından ve yaratım sürecinden bir kesiti sunuyor. Cuesmes, Belçika, Temmuz, 1880 “İnsanı kendi içinde kapalı tutan, çevresiyle aşılmaz duvarlar ören, hatta, sanki toprağa gömen şey nedir, her zaman bilemeyebilir ama gene de bir takım parmaklıkların, kapalı […]

Türk Edebiyatının Baudelaire’i Ahmet Erhan ve Unutulmaz Şiirleri

  Ahmet Erhan 8 Şubat 1958’de Ankara’da dünyaya geldi. Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. Ankara’ nın özel öğretim kurumlarında Türkçe-Edebiyat öğretmenliği yaptı. Hayatının büyük bir bölümünü Ankara’da geçiren şair 2001 yılında İstanbul’a yerleşti. Adana Demirspor Genç Takımı’ nda futbol oynadı. Bunca güzel şiiri yazmaya ise geçirdiği ağır bir sakatlığın ardından başladı. Gırtak kanseri nedeniyle […]

Cemal Süreya – On Üç Günün Mektupları

Cemal Süreya’nın şairliğinin ve yazarlığının yanında bizlere özel hayatının kapılarını aralayan yapıtıdır. On Üç Günün Mektupları, Türk şiirinin büyük ustası Cemal Süreya’nın 1972 Temmuz’unda, Okmeydanı SSK’da yatan eşi Zuhal Tekkanat’a yazmış olduğu mektuplardan oluşuyor. Kitabın bu baskısında, önceki baskılarından farklı olarak, Cemal Süreya’nın yine Zuhal Tekkanat’a çeşitli dönemlerde yazdığı 24 mektup daha yer alıyor. Bütün […]

İnsan Bir Midir, Hiç Midir Yoksa Binlerce Midir?

Biri, Hiçbiri, Binlercesi- Luigi Pirandello “Yalnızlık asla sizi de kapsamaz; sizi daima dışarıda bırakır ve sadece çevrenizde yabancı birinin var olmasıyla mümkündür: Nerede ve kiminle olursanız olun, tamamıyla yok sayılmalı ve siz de etrafınızdakileri tamamıyla yok saymalısınız ki arzu ve duygularınız kaygı verici bir belirsizlik içinde yitik, havada öylece asılı kalabilsin ve kendinizi kanıtlama arzunuz tamamen […]

Cemil Kavukçu- Suda Bulanık Oyunlar

Cemil Kavukçu bu romanında üniversite öğrencisi taşralı bir gencin büyük kentteki yalnızlığını, uyumsuzluğunu ironik bir dille  anlatıyor. Tarık yabancısı olduğu bu kentte “Kırat” adını verdiği bulanık çayla özdeşleşebilir yalnızca. Köhne sinemalarda porno filmler izleyip öz güvenini yitirirken kafası da kenti ikiye bölen bir çay gibi bulanır. Kavukçu’ nun romanı okurun huzurunu kaçırırken ona, bazı şeyleri […]