Erin Brockovich-Daha Ne Kadar Kötü Olabilir Derken…

Bazen, hayatım ne kadar daha kötüye gidebilir diye düşündüğünüz oluyordur. Fakat farkında olmadığınız bir yönünüz aslında sizi başarıya doğru sürüklüyor olabilir. Erin Brockovich tam da böyle bir durumdadır. Her şeyin sarpa sardığı, üç küçük çoçuğuyla ilgilenmesi gereken, işsiz ve yalnız bir kadındır. Birde tüm sorunların üzerine, dikkatsiz bir sürücünün aracına çarpmasıyla mahkemelik olur. Gerçek bir hayat hikâyesinden sinemaya uyarlanan ve ismini de bu kadından alan filmde aslında büyük bir başarı hikâyesi anlatılıyor.

Erin Brockovich – Julia Roberts

Filmin baş karekteri Erin Brockovich’i Julia Roberts canlandırıyor. Aksi, sinirli, küfürbaz ve inatçı olan Erin, geçirdiği trafik kazası sonrasında bir avukata giderek sürücüyü dava eder. Kaza yüzünden boynunda kırıklar oluşan bu sinirli anne, çenesini tutamaz ve davayı kaybeder. Avukatının bürosunda kendisine zorla iş bulur. Açık giyimi nedeniyle diğer kadın çalışanlarla da arası kötüdür. O bunu “Onlar gibi iki tane değil, sadece bir k…çım var!” diyerek özgüveninin tam olduğunu gösterir. Dosyaları incelerken bir dosyaya takılır ve anlam veremediği noktalar bulur. Pasifik gaz ve elektirik şirketinin bir fabrikasının yakınında oturan insanlarda kanser vakalarının sıklığı ve bu şirketin kanser olan insanların bazılarının tedavi masraflarını karşılaması oldukça şüphe uyandırıcıdır.

Erin Brockovich

Dosyaları araştırmaya devam eden Erin, bu fabrikanın motorlarını soğutmak için kullandıkları suda Krom 6 maddesine rastlar. KROM 6, canlılar için çok zararlı bir maddedir ve fabrikanın havuzlarından akan su, şebeke suyuna karışarak o bölge halkını yıllarca zehirlemiştir. Araştırmasının sonucunda ofise gelen Erin, bir haftadır işe gelmediği sebebiyle işten atılır. Evde faturalar birikmiş ve parasız kalmıştır. Derken kapı çalar ve avukatı gelir. Üniversiteden arayan bir ögretim üyesinden ona bir haber vardır. Avukat durumu öğrenir ve onu tekrar işe almak ister. Şartlarını ortaya koyan Erin’in başarı hikayesi başlamış olur. Erin aynı zamanda duygusal zekâsı yüksek ve empati yeteneği gelişmiş bir kadındır. Bu dava için yerel halkın kapılarını teker teker çalar ve onlarla iletişime geçer. Bu iletişim zekâsı çoğu avukatta bulunmayan bir yetenektir. Bu sayede çoğu bilgiyi ezberinde tutabilir ve bütün davacıları yakından tanır ve onlarla ilgilenir. Bu sırada kendi çocuklarını ihmal eden Erin, bir motorcu ile tanışır ve aralarında bir ilişki başlar. Uzun bir süre boyunca çocuklarına bakan bu adam, çocuklarla iyi anlaşır ve Erin’e işi konusunda büyük bir destek sunar. Her başarılı kadının arkasında bir erkek vardır diye yorumlanabilir. Ailecek izlenebilecek güzel bir film. Türkçeye başarısız bir şekilde “Tatlı Bela” diye çevrilen filmin yönetmenliğini Steven Sodehbergh, senaristliğini ise Susannah Grant üstlenmiştir. 2000 yılı yapımı olan film büyük ilgi uyandırmış hatta Erin, Türkiye’ye gelerek burada bir bankada çalışan kadınlara moral ve motivasyon eğitimleri vermiştir. Şiddetle izlenmesini tavsiye ettiğimiz akıcı bir dram filmi.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.