”Her Hayat Değerlidir” Morgan’ın Değişimi!

Milyonları  peşinden  sürükleyen  The Walking  Dead dizisi, altıncı sezona  fırtına gibi bir giriş  yapmış durumda. Altıncı sezonun dördüncü bölümüyse  gerçekten  farklı bir soluklanma, durup düşünme ve hayatımızdaki  değişimleri; bir insanın değişimini gözler  önüne  sermesi  açısından  enteresan  bir bölümdü.

Uzun  süre  karakterlerin mücadeleleri ve  kesiştiği yolları  görürken, en sonunda çoğu hayranın da  merak ettiği gibi Morgan’ın (Lennie James) Rick’le karşılaşana kadar ki değişimi, oğlunu da  kaybettikten sonraki o uçsuz bucaksız  intikam ruhlu  adamın nasıl büyüyen bir vicdana dönüştüğünü bir flashback bölümüyle öğrenmiş olduk. Bu bölüm  adeta bir film gibiydi. Hayatta nefret duyduğumuz insanların bile yaşamasına nereye kadar izin verebiliriz? İntikam  bizleri acımasız bir adama dönüştürmeyi mi  öğretir yoksa kabullenme yolunda bir adım atmak bizi iyi bir insana doğru yoğrulmamızı mı sağlar?

Morgan,  yaşayan  ölüleri ve  dirileri öldürerek  kaybolmuş  bir şekilde  ilerlerken Dr.Eastman’la (John Carroll Lynch) tanışır. Eastman, kendisini kapısı aslında kilitli olmayan bir hücreye kapatır. Her gün ona yemek verir ve onunla  konuşmaya, iletişim kurmaya başlar. Morgan ise oradan kaçıp doktoru öldürmenin planlarını yapmaktadır. Doktor bir gün Morgan’ı  aikidoyla  tanıştırır. Aikidio bir savunma sanatı olmasının dışında, temel felsefesinde  doğayla bütünleşmeyi, insanları olduğu gibi kabullenmeyi esas alan bir öğretidir.

Acımasız  adam,  gün geçtikçe bu öğretiyle ruhunu arındırmaya başlarken, bir yandan da Eastman’la beraber savunma antremanın inceliklerini ve bunun maneviyatında yatan ayrıntıları öğrenme yolunda ilerler. İlerledikçe ölmüş olan oğlu ve karısının acısı ve nefretinden uzaklaşmaya, Rick’le  uzun bir aradan sonra olan karşılaşmasına kadar gelinen noktaya nasıl geldiğini bizlere gösterir. Eastman, zombiler ortaya çıkmadan önce bir  hapishanede rehabilitasyon sürecinde suçlularla iç içe olan bir  psikiyatrdır. Bir gün çok acımasız bir katilin aylar sonra iyileşmesine tanıklık eder, ona güvenir. Sonra  bu katilin özünde iyi olduğunu düşünmeye başlar. Gün geçtikçe  aslında  gerçek yüzünün hiç değişmediğini fark eder. Katil daha sonra hapishaneden çıkıp Eastman’ın  ailesini öldürür. Neden yaptığını sorduğunda ”Senin yıkılmanı istiyorum.”  der. Eastman uzun süre intikam almaz  ve aikidonun ona öğrettikleriyle bu insanın yaşamının bile değerli olduğunu düşünür. Sonrasında, onu Morgan’la aynı yere koyduğu hücreye kapatır ve açlıktan öldürür.

Morgan, bütün bunları öğrendiğinde kendisi gibi ailesini kaybetmiş birisinin acısını paylaşır. O andan sonra kimseyi gerekmedikçe öldürmeyecek,  Rick’i bulmak için yola koyulmaya başlayacaktır. Yine de  içinde ne kadar kötü, ne kadar iyi bir adam olduğunun muhasebesini, doktorun anlattığı hikayeden hareketle  düşünmeye başlamıştır. İyiyi ve  kötüyü tanımlamanın o kadar keskin çizgileri olmadığını bilmektedir.

Yaşamlarımızın değerini biliyoruz, başkalarının yaşamlarının da öyle. Bize kötülük yapsalar, hayatlarımıza kast etmiş olsalar, sevdiğimiz insanları öldürmüş olsalar dahi, düstur ve  bağlı olduğumuz düşünceler bizi nereye kadar taşıyabilir? Morgan bu yolda nereye kadar ilerleyebilecek göreceğiz. Bu inanılmaz bölüm, kaydedilip ara sıra açıp izlenilesi bir film tadında.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.