Ölüm Ormanı’nda Kamp Sezonu Başladı!

“Bir Daha Asla Kampa Gitmek İstemeyeceksiniz!”
Filmde vurgulanan tema başlıktaki gibi olan bu tüyler ürpertici film 12 Haziran’da vizyona girecek. Anlaşılan Haziran ayı korkutucu yaratıklarla dolu bir ay olacak. Jurassic Park, Ölüm Ormanı ve başka filmlerle bir süreliğine gerilim kotanızı rahatça doldurabilirsiniz.

Film Poster

Gerçek bir hikayeden uyarlanan Ölüm Ormanı’nda, şehirden gelen tatlı bir çift, Kanada’nın vahşi doğasında kamp yapmaya gelirler. Provincial Park’taki vahşiliğin muhteşem manzarasını izlerken insan ister istemez ürperiyor. Neden mi? Çünkü tüm güzelliğin altında korkunç bir vahşet(!) yatıyor olabilir. Bunun için Hollywood sinemasına teşekkür ederiz. Gerçi şunu hatırlatmakta fayda var, özellikle şehirden bıkıp doğada böyle yolculuklara çıkmak isteyenler için. Eğer gerçek bir maceraperest değilseniz bence pek yanaşmayın bu işlere çünkü olağandışı ve filmlerde rastlayabileceğimiz türden yaratıklardan çok küçük yaratıklar, hava şartları, yemek, su, barınma gibi çok sıradan ama çok gerekli şartları karşılamakta zorlanabilirsiniz.

Brad

Filmdeki çiftimiz ise bu tehlikeleri göze alarak zaten yola çıkmışlar. Demek ki beklenmeyen bir takım tehlikeler onları bekliyor. Öyle ya, tüm film boyunca sivrisineklerle, yağmurla ve çamurla boğuşmalarını izleyecek değiliz. Boğuşulacak daha tehlikeli ve kocaman bir şeyin olması lazım! Alex tam bir doğa adamı ama bir şirket avukatı olan Jenn pek doğada kalacak birisine benzemiyor. Tam tersi olsa film sıkıcı olurdu zaten. Bütün ısrarlarına dayanamayan Jenn, Alex’in istediğini yapmasına izin veriyor. Keşke vermeseymiş! Doğa tutkunu Alex’in fragmanda gördüğümüz şu sözleri, maceranın ne kadar tehlikeli olacağını bize gösterir vaziyette;
-Harita ister misin?
-Gerek yok. Buraları iyi bilirim. (!)

Alex

Zaten doğada tek başınasın. Telefon çekmez, internet yok, bari haritayı al, değil mi? Sanki askerliğini buralarda yapmış gibi Alex, güya çok iyi tanıdığı imajını verdiği buralarda bir yerlerde kaybolacak ve başlarını belaya sokacak.
Ormanın derinliklerinde, ilk geceleri… Brad denilen bir adamla karşılaşıyorlar. Çok kalabalık olmayan bu ormanın derinliklerinde birine tesadüf etmek imkansız. Ne işi var Brad’in bu yerde? Acaba kaybolan arabasının anahtarını mı arıyor yoksa karşılaşmaları bir tesadüf değil mi?Yanında kız arkadaşı olan Alex, bu adamdan işkillenip bir an önce Blackfoot Trail’e varmak istiyor. Bu kaba saba adamın Jenn’de gözü var zaten, Alex boşuna işkillenmiyor. Takip edildik mi edimedik mi derken giderek ormanın daha derinliklerine sürükleniyorlar, elbette yolu çok iyi bildiğini zanneden Alex’in yüzünden. Alex, genel kuralımız şu ve asla unutma: ASLA YOLDAN AYRILMAYACAKSIN! Üç gün sonra takip ettikleri patika kayboluyor. Kendileri de kayboluyorlar doğal olarak. Yiyecek ve suları olmadan, umutsuzca geri dönmeye çalışıyorlar. Zor şartlar, içlerindeki iyi ve kötü yönleri bir arada ortaya çıkarıyor, zaman zaman kırılgan ilişkileri kopma noktasına bile geliyor. Bütün bunlar yetmezmiş gibi, bir ayının bölgesine giriveriyorlar! Ayının bu kavgaları çekecek sabrı pek yok! Bu yeni dehşetin ortaya çıkmasıyla çiftimiz kaybolduklarını bile unutuyor ve hayatta kalmak için kıyasıya savaşmaya başlıyor. LET THE GAME BEGIN!

Jenn
Yönetmen ve Senarist Adam MacDonald

Yönetmenliğini ve senaristliğini Adam MacDonald yapıyor. Kendisi aslında aktör ve bir çok filmde rol almış. Daha önce üç kısa filmi ve bir senaryosu olan yönetmenimizin ilk uzun metrajlı filmi. Montreal’de doğan ve şimdi eşiyle birlikte Toronto’da yaşayan Adam’ın diğer çalışmaları dram kısa filmi Sombre Zombie (2005), korku filmi KillerKiller (2007) ve In the Dominican (2010). Film müzikleri Freres Lumieres yaptı, Vince Nudo ve Daniel Watchorn’un oluşturduğu bir grup.
Jenn (Missy Peregrym)
Alex (Jeff Roop)
Brad (Eric Balfour)
Ranger (Nicholas Campbell) (Harita ister misiniz diye soran izci) (Hayır, Alex’in haritaya ihtiyacı yok ki!)

Enterasan Bilgiler

*Film, kurgusal “Nibookaazo Provincial Park’ta çekildi. Filmin sonlarına doğru kanonun kenarında bu yazıyı görebilirsiniz. Yerli Amerikan Ojibwe dilinde şu anlama geliyor: “Provincial Park’ta ölü numarası yap!”


*Film sadece 16 günde çekildi.


*Meşhur ayımız filmin ilk yarısında gözükmüyor bile. 48. dakikada kendisinin varlığını, tentenin dışındaki muazzam gürlemesiyle fark ediyoruz. Bu verdiğim spoiler olamaz bence çünkü fragmanda da bunu görebiliyoruz. Doğaya gelecek, gezecekler, kaybolacaklar sonra ayı çıkacak ortaya. Fragmanla ve özetle birleştirirsek bu kadarını çıkartamayana ayıp! Sırf ayıyı görmek için gidenler varsa ikinci yarı girsinler daha iyi^^


*Filmin başlarında Alex “Always Keep An Edge On Your Knife” şarkısını söylerken, araç kaşla göz arasında şerit değiştirmiş. (Kontrol ettim, şarkı devam ederken araba birden sağ şeritten sol şeride geçiyor, 2 saniye sonra yine sağ şeritte görüyoruz.)


*Çiftimiz ormanın derinliklerinde kaybolduklarını fark edip bunu tartıştıklarında bir yangın musluğunun 3 defa göründüğüne dair bir duyum aldım. Kontrol ettim ama bulamadım. Gelişigüzel baktığım için kaçırmış da olabilirim. Tabii yanlışlıkla filmin sonunu da gördüm ama bu çok önemli değil.


*BackCountry filminin Türkçe’ye “Ölüm Ormanı” olarak çevrilmesine anlam veremeyecek olanlar varsa, daha iyi isim önerilerinizi alalım? Yani filmi Taşrada Ölüm veya Ayının İntikamı diye çevirselerdi daha iyi mi olurdu? Bence adını eleştirenler, beğenmeyenler önce kendileri bir öneri sunsun ve bu olsa daha iyi olur. Diğer isim çok saçma olmuş desinler. Yoksa bize kalsa hiç bir şeyden memnun olmayız. Haksız mıyım? Bir de şu konu var. Konu gerçekten klişe. Eğer bir çiftin bilinmeyen yerlerde başlarına bir şeyler gelmesinden daha klişe bir durum varsa o da bir grup gencin bilinmeyen yerlerde başlarına gelenler olabilir. Yine de film hakkındaki kötü yorumlar bile fena değil diyor. Beğenenler cabası. Film gerilimi iyi sağlamış, tek düze olabilir ama geriyor. İyi bir korku filmi diyenler var. Bence yorumları fazla takmayın. Hep dediğim gibi, bir filmle alakalı beklentileriniz yükseltirseniz sizi hayal kırıklığına uğratır. Doğada geçen bu gerilim dolu filmi izlerken olayların ve manzaranın içinde kaybolun gidin siz de. Hepinize iyi seyirler.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.