V For Vendetta ~ Şiddet ve Terör Devletin Oyuncağı Olduğunda Halk Bir Kahramanın Etrafında Toplanır

V For Vendetta Poster

“Remember, remember, the fifth of November.” “Unutma, 5 Kasım’ı unutma.” Guy Fawkes 1605 yılında Parlamento Binası’nı havaya uçurmaya çalışır. Kimdir bu Fawkes? Bilinmez. Nasıl biri olduğuna dair hiç kimsenin fikri yoktur. Adamın kendisinden çok fikrin ne olduğu önemlidir. Bir insan başarısız olabilir. Yakalanabilir, öldürülebilir. Yok edilebilir ama fikirler yok edilemez. Bir kere yayılmaya başladı mı tıpkı bir virüs gibi, beyinleri ele geçirir. Dünyadaki tüm silahlar bile bunu yok edemez. Filmin açılışında Natalie Portman’ın canlandırdığı Evey Hammond, bunun üstüne vurgu yaparken aynı zamanda fikirlerin aşık olmayacağının da üzerinde durur. Fikirler iyidir, güzeldir ve bu uğurda canlar yitirilir. Bir aşık ve bir fikir adamı olsanız ne yapardınız, aşkınızı mı seçerdiniz yoksa fikirleriniz uğruna ölümü göze mi alırdınız? Bu konuya basit bir seçim gözüyle bakmamak gerek. Elbette ben neden ölümü seçeyim, aşkı seçerim diyenlere: Unutmayın, elbette bir gün öleceksiniz. Ölümsüz değilsiniz. Hem aşkların da sonu vardır. Tarih boyunca en uzun hayatta kalan yine fikirlerdir, bu yüzden yüzyıllar öncesinin fikirleri ve buluşları günümüzde hala geçerliliğini korur. Tarihin ünlü aşıkları ise sadece güzel bir hikayenin parçası olmaktan öteye geçemez. Bu açıdan bakarsak, aşk yerine bir fikrin peşinden gitmek o kadar ucuz görünmez. Her ikisini de yaşayabilirsiniz, ama bu sayede hem aşkınız hem de fikirler ummadığınız kadar ötelere ulaşabilir. Filmde V’nin yüzünü asla görmeyiz. Gülümseyen Guy Fawkes maskesiyle kendisinin de fikir olduğunu özellikle vurgular. İnsanların yüzleri önemli değildir, kim oldukları ve nasıl göründükleri de öyle. Guy Fawkes’in yeni bir yüzyılda dirilmiş halidir, kişiler değişir ama fikirler asla!

Filmin başında Evey Hammond ve V’nin eş zamanlı bir şekilde hazırlandıklarını görürüz. Birisi takısını takarken, diğeri kılıcını kuşanır. Ayakkabılar eş zamanlı giyilir, maskeye ve makyaja eş zamanlı bürünülür. “Kimse geçmişinden kaçamaz, kimse ahiretten kaçamaz. Kuvvet birlikten, birlik inançtan doğar.” sloganları atılan bir televizyon konuşması da eş zamanlı olarak kapatılır elbette. Burada verilen mesaj kısa ve nettir. Bu palavra konuşmaları yutmayan insanlar var! Gece 10’dan sonra sokağa çıkma yasağını delen Evey’nin hükümet destekli işaret adamlar tarafından neredeyse tecavüze uğrayacak olması ve V’nin sahneye girişi, filmin devamı hakkında en büyük bilgiyi verir.

“Dünyada ne kadar kötülük varsa hepsi onda toplanıyordu. Adam öldürmekten kan tüten çelik kılıcını çevreye savurarak talihe aldırmadı. Suçlanması gereken çoğunlukla biziz, ibadet ederek ve dindar görünerek şeytanın ta kendisi oluruz… Yapılacak tek doğru şey, boş yere söylenmeyen, vaat edilmiş intikam ve kan davasıdır. Çünkü bunun değeri ve doğruluğu bir gün dürüst ve erdemli insanların doğruluğunu kanıtlayacaktır.” ~ V

Çaykovski’nin 1812 Uvertürü eşliğinde artık önemi kaybetmiş adalet heykelinin patlatılması filmde en akılda kalıcı sahnelerden biriydi. Ne yazık ki bu patlama sonucunda bu güzelim parça Başbakan tarafından kara listeye alınır ve bu patlamanın aslında hükümetin kendi isteğiyle yaptığına dair pek inandırıcı gözükmeyen açıklamalar yapılır. Filmdeki rolü sebebiyle Başbakan Adam Sutler’den nefret edebilirsiniz ama John Hurt’un bu yüzden harika bir oyunculuk sergilediğini söyleyebilirim. Gerçek bir faşist diktatörden aşağı kalır yanı yok filmde. Bu konuda benden bir Oscar’ı hak etti. Bütün medyanın Başbakan tarafından esir alınması ayrı bir ironi. Neden ironi çünkü bir devleti ele geçirmenin yolu medyanı satın almaktan geçtiğini çocuklar bile biliyor.

“Burası BTN. Yaptığımız iş haber sunmak, haber uydurmak değil. O, devletin işi.”

Medya ele geçirilmiş, polis ve tüm kolluk kuvvetleri hükümetin elinde ve bunları kendisine zıt olarak gördüğü her şeye karşı kullanmaktan çekinmiyor. Zorbalık, katliam, cinayetler ardı ardına kesilmiyor. Böyle bir durumda Dedektif Finch polislerin, Deitrich ise medyanın yüz akı olarak bizden övgüleri topluyor.

“Halk devletten korkmamalı. Devlet halktan korkmalı.” ~ V

5 Kasım günü BTN binasını ele geçiren V, tam bir yıl sonrası için aynı güne randevu verip, insanları Parlamento Binası’nın yıkılışı için çağırır. Binanın yıkılması simgeseldir, bu yıkım beraberinde adaleti ve faşizmin yerle bir olacağı fikrini doğurur. Bir simge tek başına anlamlı olmasa da beraberindeki yeteri kadar insanla bir binayı uçurmak dünyayı bile değiştirebilir. Korku ortadan kaybolur, sinmiş halk uyanır ve zorbalığa baş kaldırır. Bu sırada ne yazık ki masum canlar da ölür, başta çocuklar olmak üzere. Bu ölümler aslında hükümetin kendi elinden gelir ve masum insanları terörün öldürdüğü yalanına sığınmaya çalışır. Bozulduğu iddia edilen düzen aslında temelden bozulmuştur, öylesine bozulmuştur ve insanlar alışmıştır ki ortaya çıkan son derece kötü kokunun farkına varmazlar. V’nin yaptığı insanların bunu fark etmelerini sağlamaktır.

V, birçok anlama gelir. Yapılan deneyler sırasında V (Romen rakamı ile 5) numaralı odada kalmıştır. Bir 5 Kasım günü laboratuar patlamıştır. Vendetta aynı zamanda intikam anlamına gelen Vengence kelimesinin İtalyancasıdır. Bende epey bir süre Vengence’in V’si olarak düşünmekle pek yanılmadım. V, İngilizce’de “Biz” anlamına gelen “We” olarak da okunabilir. Hugo Weaving (V) ve Natalie Portman (Evey)’nin performanslarına diyecek kötü hiçbir şey bulamıyorum. Diğer oyuncuları da zevkle izleyeceğiniz bir film. Görsel, işitsel dahil her türlü duyularımıza en güzel şekilde hitap eden bu filmi izleyip de etkilenmemek mümkün değil. Eğer hala izlemedeyseniz hayatınızda çok şey kaçırıyorsunuz diyeceğim ama filmden herkes istediği kadarını alır veya almaz orasını izleyici kendisi karar veriyor. İzlemeyip, bir şey kaçırıp kaçırmadığınıza karar vermek de yine sizin elinizde.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.