Ahmet Altan ~ Aldatmak

Ahmet Altan Aldatmak
Ahmet Altan Aldatmak

Aydan, mutlu ve huzurlu bir evlilik yaptığını düşünüyordu. Kocası Haluk bir beyin cerrahıydı ve ameliyat masasında gözüne muhteşem görünüyordu. Kendisi bir bankanın müdür yardımcılığına kadar yükselmişti. Kızı Selin’le mutlu bir çekirdek aile görüntüsü sergiliyordu. Evet, tekdüze bir yaşamları vardı. Belki de Aydan’ı aldatmaya götüren ve masumane bir şekilde başlayan olayları tetikleyen de bu tekdüzelikti. Bir gün Aydan sitenin sorunlarıyla ilgilenmeye karar verdi. Toplantıda çocuk bahçesinin büyütülmesine ve bu işi sitede oturan mimarın yapmasına karar verildi. Fakat mimarla kim gidip bu konuyu konuşacaktı? Onunla aynı blokta oturan Aydan o kaçınılmaz sabırsızlığıyla öne atılan Aydan bu sorunu çözüverdi: Ben yaparım! Mimar Cem; genç, uzun boylu, esmer, yakışıklı ve kadınlar tarafından beğenilen biriydi. Asıl mesleği mimarlık olmasına rağmen aşırı zengin olan babasının şirketinde yönetim kurulu üyesiydi. Bir gün Aydan, çocuk bahçesi hakkında konuşmak üzere onun evine gittiğinde Cem’im küstahça konuşmaları tepkisi çekti. Konuyu kocasıyla konuşmaya çalıştı ama kocasının tek düşündüğü şey mesleğiydi.Yakında başhekim ayrılacaktı ve onun yerine aday olanlardan biriydi Haluk. Aydan Cem’den uzak kalmaya çalıştıkça onunla daha da yakınlaştı ve Aydan bir süre sonra Cem’siz bir hayat düşünemez oldu.

Sade anlatımı ve insanın içini görürmüş gibi yazmasıyla Ahmet Altan’ın bu kitabını çok beğendim. İnsan hırsları çok iyi anlatılmış. Hep daha iyi, hep daha iyi derken işlerin çığrından her an çıkabileceğini düşünüyor insan. Haluk yükselme hevesinde, Aydan daha iyi cinsel deneyimler peşinde. Aslında suç Aydan’da mı diye sormak gerekiyor. Birçok forumda kitap hakkında yazılan kötü eleştiriler var. Bütün kadınlar aldatırmış, kadınlar hep daha fazlasını istermiş, hiçbir kadına güvenilmemeliymiş vs. Aslında Aydan yerinde bir erkek de olabilirdi ve eminim bu kadar çok tepki de çekmezdi. Ama çekmeli. Bir hafta sonu okumanız için alternatif bir roman. Okurken kendinizi, ilişkilerinizi ve hayatınızı yeniden gözden geçirecek ve üzerinde bolca düşüneceksiniz. Dilerim ki kitap size pozitif bir katkı sağlar. İlişkinizde kötü giden ne varsa en kısa zamanda düzelir. Herkese iyi okumalar.

Kitaptan Alıntılar

  • Onunla bir kere daha buluşması, yaşadıklarını bir kaçamak olmaktan çıkaracak, kendisini bir labirent gibi içine alıp bu yaşananları bir daha kolay kolay dışına çıkılamayacak bir maceraya dönüştürecekti.
  • Her şeyin ne kadar masum bir nedenle başladığını hatırlıyordu; bu rastlantıda kırıcı bir alaycılık bulmuş, hatta masumiyetin kendisinden bile kuşku duymuştu.
  • Ahlaksızlığı ise hiç anlayamazdı, çoktandır kendisini toplumdan öylesine kesin çizgilerle ayırıp koparmıştı ki, düşüncelerinin hiçbir yerinde kalabalıklarla ortak bir değer yargısı kalmamıştı neredeyse, onların ne ahlakına uymaya ne de ahlaksızca davranmaya çalışıyordu.
  • Aydan, yaşadıklarının asıl nedeni olarak Halûk’u görüyor, içten içe onu suçluyordu ama bir yanıyla da onu aldattığını, her şeye rağmen onun aldatılmayı hak etmediğini düşünüyor, çok sinirlendiğinde bile kavgayı fazla uzatamıyor, ona istediği gibi bağırıp kızgınlığını boşaltamıyordu. Kızgınlıklarıyla, kızgınlıklarını yansıtma biçimi arasında bir boşluk, hatta bir uçurum oluşuyordu.
  • Bir yanı bunu merak ederken bir yanı da içerde bir kadın olduğundan emindi; bunu öyle uzun zamandır düşünüp, bunun için öyle uzun zamandır acı çekiyordu ki, böyle anlık kuşkular kızdırılmış bir şiş gibi içini deliyor, sonra çekiliyor ve o ani sancı yerini, o tür ani üzüntülerden çok daha güçlü ve yıkıcı olan geniş bir acıya bırakıyordu.
  • Kendi kendine kadınların sadece bedenini istediğini söylüyor ama bir kadınla karşılaştığında açgözlü bir oburlukla sadece kadının bedeniyle yetinemiyor, onun ruhunu da ele geçirmeyi arzuluyordu. Bu konuda biraz kadınlara benziyordu, sadece beden yetmiyordu ona, karşısındakinin her şeyini istiyordu, üstelik bunu niye istediğini de bilmiyordu, çünkü karşılığında kendisi sadece bedenini verecek ve kendisine verilen ruhla ilgilenmeyecekti. Başkalarının ruhunu, o ruhların değerini bildiği için değil, onları alabileceğini görmek için istiyordu sadece.
  • Cem’in, karşısındaki insanları her zaman şaşırtacak, onları gördüklerinden kuşkuya düşürecek çelişkilerle dolu olduğunu, bu çelişkileri olduğundan daha keskin bir biçimde insanların önünde sergileyip, onların şaşkınlığıyla eğlenmekten hoşlandığını daha sonraları öğrenecekti.

Kaynak: Hilal ALTUN Kitaplığı

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.