Cemal Süreya – On Üç Günün Mektupları

Zuhal Tekkanat ve Cemal Süreya

Cemal Süreya’nın şairliğinin ve yazarlığının yanında bizlere özel hayatının kapılarını aralayan yapıtıdır. On Üç Günün Mektupları, Türk şiirinin büyük ustası Cemal Süreya’nın 1972 Temmuz’unda, Okmeydanı SSK’da yatan eşi Zuhal Tekkanat’a yazmış olduğu mektuplardan oluşuyor. Kitabın bu baskısında, önceki baskılarından farklı olarak, Cemal Süreya’nın yine Zuhal Tekkanat’a çeşitli dönemlerde yazdığı 24 mektup daha yer alıyor. Bütün bu mektuplar, gerçek ve düşlerin iç içe geçtiği bir aşka tanıklık ediyor.

On Üç Günün Mektupları

Kitap Cemal Süreya’nın eşi Zuhal Tekkanat’ın hastalığı boyunca yazılan sevgi dolu mektupların yanında 1967 ve 1978 yılları arasında yazılmış 24 mektup daha yer almaktadır. Kitapta yer alan mektupların satır aralarına gizlenmiş aşk kokan sevda kokan ifadeler bir ustanın elinden çıktığının bariz göstergesi gibi karşımıza çıkıyor. Her ne kadar eserlerinde aşkla beraber erotizm kokan şiirlerine aşina olduğumuz Cemal Süreya, mektuplarında müstehçen sayılacak ifadelere yer vermiyor.

Mektuplardan Alıntılar

  • İnsan niye mektup yazar? Ya yüzyüze gelince anlatmak istediklerini açık açık söyleyemiyordur, ya da o ikinci kişi uzaktadır, onunla yüz yüze konuşma olanağı yoktur, oturur kağıda döker anlatmak istediklerini.
  • Aşk mektupları bir tür yazılı sevişmedir.
  • Öfkem belli olur, coşkum ortaya çıkar da sevincim, üzüntüm dibe akar, orada büyür.
  • Sözcükler değişiyor. Anılar sözcükleri değiştirmiyor.
  • Sen oradasın. Ve ben burada hayatımızı düşünüyorum.
  • Hayat uzun değil sevgilim. Güzel geçirmeliyiz hayatımızı.
  • Ve kırar göğsüne bastırırken sevdiği şeyi
  • Yaz günleri geldi. Geçen yaz neredeydik, bu yaz neredeyiz, gelecek yaz nerede olacağız kim bilir?
  • Hava yine kapalı, yine seni düşünüyorum.
  • Kaç kez birlikte geçtik buradan. Ne sözler söyledik. Ne bakışmalar oldu aramızda. Ne çaylar içtik. Öperim o günleri.
  • Yüzüğün, saatin, nezle mendilin, bir bardakçıkta zeytin-peynir vb. Her şeyini bırakıp gitmişssin işte. Burun kemiğimde bir sızlama.
  • Sevmek ne uzun kelime. Derin deniz mavisi. Ne zaman geleceksin?
  • Hayat bu, zaman olayları geride bırakıyor, örtüyor.
  •  Küçük olaylar var hayatta; ama ne tuhaf aslında hayatın doğrultusunda, hatta her şeyi de belirleyen o olaylar oluyor.
  • Şekersiz çay içiyor ve seni ne kadar çok sevdiğimi düşünüyorum.
  • Şiir yaz. Şiirdir kişiyi kurtaran bu karanlık, bu yalnızlıkla, berbatlıkla dolu evrende. Bir de sevgiler kurtarabilir.
  • Mektuplar biter, yollar uzar, özlemler büyür. Burda duman, orda sis.
  • Ankara Ankara.  Ey iyi kalpli üvey ana.
  • Günler nasıl da geçiyor. Hayat kısa yalnızlık zor. 450 km uzağa düştüm bugün birden bire. Ama umut büyük. Umudum benim!

 

 

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.