Ebru Askan ~ Beni Kim Sevsin

Kitap Alıntıları
Ebru Askan Beni Kim Sevsin Ön Kapak

95 sayfalık Beni Kim Sevsin kitabı, Ebru Askan’ın ilk öykü kitabı. Mart 2015’te Ayizi Kitap’tan çıktı. Kitapta yazarın oldukça sade bir anlatımı var ama bu kesinlikle kitap basit olmuş anlamına gelmiyor. Her hikâye başka bir dünya ve her karakterde kendimizden bir parça bulabiliyoruz. Ebru Askan aslında bütün kadınların hikâyelerini anlatmış kitabında. Toplumsal sorunların hikâyeler ve karakterler arasına ustaca yerleştirildiği bu hikâye kitabını umuyorum ki keyifle okuyacaksınız.

Ebru Askan Kimdir? (Kitaptan Alıntı)

1983’te Manisa’da doğdu. Çocukluğu babasının peşinde, çeşitli şehirlerde geçti. Mülkiye’de kamu yönetimi okudu. Şu an Ankara’da çocuğuyla büyümekte.

Kitaptan Alıntılar

Hayvan Kocam

~”Ne yapsın sana kocan?” Ne yapsın bana kocam? Kocam… Kocam… Biliyorum şimdi hemen buradan çıkıp gitmeliyim, biliyorum, biliyorum. Acaba ne yapıyorsun kocam? Dünden yemeği hazır etmiştim, buzdolabından çıkarıp yedin mi ki? Beş yılın sonunda dolaptaki yemeği ısıtmayı öğrenmiştin, ama ne üşengeçsindir sen, kesin yine kendine pide söylemişsindir.

~Haftalar boyu ne çok şey konuştuk da hiç kendimizden bahsetmemişiz, ben bir kaç kere denemiştim gerçi ya, o hep konuyu değiştiriveriyordu. Sevmek diyordum ben mesela, o sevişmek… Off! Başlarda nasıl da zor geliyordu; öyle yazmak, konuşmak. Ama insan kendi sınırını da aşıyormuş. Aşmıştım ben de. Son zamanlarda o yazmadan önce ben yazar, onu kışkırtır olmuştum ama yine de ilk buluşmada böyle olmaz diyordum. Ben evliyken, ne çok şey değişmiş meğer.

Feridun’u Aramalı

~İnsan kabul etmek istemese de seziyor bir şeyleri… Amirinden izin isterken, eve gidip bir iki parça giysi hazırlarken, çocuğun babasını arayıp kreşten alması ve birkaç gün onda kalması gerektiğini anlatırken, uçak biletini alırken, check-in yaptırırken ve nihayet kendinle baş başa kalabildiğin o son anda, uçakta otururken biliyorsun. Biliyorsun da yine de yüksek sesle söylemiyorsun ki, gerçek hacmiyle cismiyle yanı başında dikilivermesin.

~Tam uyuyup, uyanacakken bu kâbustan, uçak piste iniyor, inerken de hoplatıveriyor mideni. O an, aklına geliveriyor; hani o şelaleli yere giderken bindiğiniz uçakta “Baba n’olur bir daha böyle arılar uçuşsun karnımda” diye şımarıklık edişin. Babanın elinde olsa sen “yeter” diyene kadar uçağı bir daha kaldırıp indirecek oluşu. “Karnım acıktı, bir dahaki sefer tekrar kaldırırsın uçağı babacığım, şimdi gidelim” deyişin. O yaşında bile biliyorsun, kahramanının süper güçlerini ancak sen ona inanırsan kullanabildiğini.

Mavi Mozaikli Apartman

~Sokak kapısını açtığımda duraksar gibi oluyorum, sonra koşmaya başlıyorum, yürümeyi bile zül gören bedenim koşmanın nasıl bir şey olduğunu unutmuş, birkaç kere sendeliyor, bir doğru yol tutturamıyor, nihayet yere kapaklanıyorum.

~Rüzgârın etkisiyle mozaikler yerlerinden sökülmeye başlıyor, her mavilik sökülüp ardında renksiz griliği bıraktıkça rüzgâr kızıp şiddetleniyor. Oturduğum yerde sabit durmakta zorlanıyorum; baldırımdaki kıymık olmasa fırtınaya kapılacağım. Tahtalar, demirler, taşlar, gökyüzündeki mavi hortuma taşınıyor, her yer kızıl bir kahverengiye bürünüyor.

İstisnai Sosyal Tesis

~Seks işçisi diyince böyle empatik, duyarlı falan oluyorsun, sen de işçisin, senin de hakların var gibilerinden. Ne riyakârlık, o kadar önemsiyorsan, onları oradan kurtaracak bir proje falan üret, ama nerede. Hpş benim kız üniversiteyi bitireli iki yıl oluyor, o işe giremedi, o dururken…

Salçalı Tost

  ~Annem uğurlardı eskiden gidenleri. Önceleri babam işe giderken, sokakta görünmez olana kadar pencerede bekler, arkasından dualar okurdu. Sonra ablam ve benle okul servisi beklemeye başladı. Huzur veriyordu onun orada olduğunu bilmek, liseye geldiğimde ise kaç kere kavga ettik bu sebepten, o da perdenin arkasından bakar oldu. Fakülteye başladığımda bu sefer ben istedim onu görmeyi, hatta oyalanıp gecikse, unutsa telaşlanır eve dönerdim. Uzun zamandır kimseyi uğurlamıyor…

Ateş

~Güneş de mevsime inat parlıyor, güvenlik kulübesinin içini göremiyorum. Oraya uzun uzun bakmamalıyım, görünmek istemiyorsam bakmayacağım, gözler önemli, kimseyle göz göze gelmemeliyim. Yokum ben, yok.

~Aklı sürekli geçmişe giderdi Sare Hanım’ın, bugünü anlamak için geçmişe bakmasan olmaz derdi. Şimdiki gençlere rahat batıyor, yok yere analarını babalarını üzüyorlardı, ona göre. Oysa ne olaylar yaşandı, hiç akıllanmazlar mı? Akıllanırlardı da onlara anlatmak gerekiyordu işte bazen. Her şey kitaplardan öğrenilmiyordu, ablaları – ağbileri ne güne duruyordu, yol göstermeliydiler onlara, ama bir vakitler onlara yapılan gibi olmaz, emir verir gibi, sen bilmezmişsin gibi olmaz.

Atlarsan Atlarım

~İkizini arıyormuş meğerse. Bu dünyada bir ikizi varmış, mutlaka varmış, üstelik aynı anne karnında çıkma değillermiş ama aynılarmış, kalpleri bir atıyormuş, bazılarının böyle olurmuş, onu bulana kadar hep yitik, hep eksik, hep boşlukta kalmaya mahkûmmuş. Marjinalliği de bu kadar işte, klâsik ruh ikizi şeysi…

Masal

~”Yaşlanıyorum. Her gün, bir gün öncesini aratıyor. Her gün eksiliyorum. Mutlu olmak da değil istediğim. Her şeyi düşünmek istemiyorum. Faturaları yatırmak için banka banka, şube şube dolaşmaktan, pazara akşamüzeri gitmekten, kerhesten daha çok nöbet tutmaktan, yavrumun ışıksız bakışlarına derman olamamaktan bıktım. Onca yol geldik, ancak iki oyuncağa bindirebildim.”

Hastalıklı Sevgi

~Bir kafede tek başına ne yapılır hiç bilmiyorum ki, yalnızlığı unutalı çok olmuş, tek başına da yaşayabilmeyi, hayattan keyif almayı… Offf… Hep birilerine dayanmışım. İnsan kendiyle nasıl konuşur, kendine nasıl akıl verir? Çok kötü hissettim. Değersiz, taşınması zor bir çuval yük!

~Gitmek isteyen, gidiyorum demez, gider.

Son Bir Selam

~Ne kadar sonra oldu, bilmiyordu ama aklından makarna yapıyım diye geçerken dilinden “Sevmiyorsun beni” kelimeleri döküldü adamın. Daha kendi sesini duyduğunda şaşımıştı, hiçbir zaman sese dökülmemesi gereken bu kelimelerin ağzından çıktığına inanamadı. Ortalığı toplamaya çalışırdı ama biliyordu, kâr etmezdi. Bir kere mühürlü zarf açılmış, sevgi dile gelmişti, artık içindekileri söylemeden her şeyin aynı olmasının bir yolu yoktu.

Kitap Alıntıları
Ebru Askan Beni Kim Sevsin Arka Kapak

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.