Pierre Loti ~ İzlanda Balıkçısı

Pierre Loti İzlanda Balıkçısı
Pierre Loti İzlanda Balıkçısı

İzlanda Balıkçısı, Pierre Loti’nin yazdığı ikinci romandır. Kendisi de bir denizci olan Loti’nin özellikle denizle ilgili betimlemeleri şahanedir. En küçük detayın bile sanki büyük bir öneme sahipmiş gibi anlatılması okurken insanı derinden etkilemektedir. Balıkçıların denizlerde geçirdikleri zorlu geçen aylar, karada onların dönüşlerini bekleyen insanlar… Hayatın ne kadar zorlu ama bir o kadar da yaşamaya değer olduğunu hissettiren bir roman İzlanda Balıkçısı.

Bretanyalı Balıkçılar her yaz balık tutabilmek için kuzeye giderler. Aylarca denizde kalan balıkçılar mahsüllerini sonbaharda satmaya ülkelerine geri dönerler. Sylvestre ve Yann’da bu balıkçılardan ikisidir. Sylvestre, Yann’ın kızkardeşiyle sözlenir ama onu bekleyen ve beş yıllığına uzaklara götürecek askerlik görevi beklemektedir. Yann, Sylvestre’nin amca kızı olan Gaud’u sevmektedir. Üstelik bu karşılıklı bir aşktır ama çevresinin sürekli baskısı yüzünden, kendisi istese bile inatçılığı tutan Yann, Gaud’dan sürekli kaçar. Yann’ın kitaptaki şu sözü son derece etkileyicidir:

“Ben, evet!.. Elbette bir gün evleneceğim ama memleketten biriyle değil, hayır, ben denizle evleneceğim ve madem siz de buradasınız, düğünüme hepiniz davetlisiniz…”

Söz verdiği gibi de sonunda denizle evlenir. Kitapta ölüm ve ölümün getirdiklerine fazlasıyla değinilir. Balıkçıların aileleri için deniz hem hayattır hem de ölümdür çünkü hemen hemen her balıkçının sonu denizde kaybolmalarıyla sona erer. Yaslı ailelerle doludur her yer. Gaud,  Yann’ın neden ondan kaçtığını bilmeden, sürekli bunu düşünerek 2 yıl geçirir. Bu iki yılın sonunda nihayet Yann, Gaud’a evlenme teklifinde bulunur. Düğün ve diğer hazırlıklar için süre çok kısıtlıdır. Yann’ın yeniden denize açılmadan önce çok kısa bir zamanı vardır ve bu denize açılma belki de Yann’ın son seferi olacaktır.

Pierre Loti’nin Hayatı

Pierre Loti
Pierre Loti
  • 1850 yılında Fransa’nın Rochefort şehrinde doğdu.
  • 17 yaşında Fransız Deniz Kuvvetleri’ne girdi. Albaylığa kadar yükseldi.
  • Ortadoğu ve Uzakdoğu’da bulundu.
  • 1876 yılında İstanbul’a geldi ve Eyüp’te yaşadı.
  • 1879 yılında o dönemin Osmanlı hayatından kesitler veren ilk romanını, Aziyade’yi yayımladı. Bu roman yazara geniş bir okur kitlesi kazandırdı.
  • İzlanda Balıkçısı onun ikinci romanıdır ve 1886 yılında yayımlamıştır.
  • 1891 yılında Fransız Akademisi’ne seçildi.
  • 1920 yılında İstanbul şehri fahri hemşerisi oldu.
  • 1923 yılında Fransa’nın Atlantik sahillerinde, Hendaye şehrinde öldü.

“… Gökyüzünün beyazlığını yansıtan ve cilalanmış gibi parlak ve çarşaf gibi durgun denizin tam ortasına, Marie’nin gece gibi upuzun ve yeşilimsi gövdesi vuruyordu. İşte o zaman ışığı yansıtmayan bu gölgeli kısımdaki saydamlık sayesinde, suyun altında neler olup bittiği görülebiliyordu: Sayısız, birbirinin tıpatıp aynı, devam eden bu yolculuklarında bir amaçları varmış gibi benzer yöne aralıksız ve usulca kayıp giden binlerce, on binlerce balık… Bu morinalar, birbirine paralel durumda ve aynı istikamete yönelirken gri karalama çizgileri oluşturuyor; bu sessiz hayat kitlesine akışkan bir hava veren aceleci bir titremeyle, aralıksız kıpır kıpır devinerek toplu gösterilerini gerçekleştiriyorlardı. Bazen ani bir kuyruk hareketiyle hepsi aynı anda gümüş rengi karınlarını göstererek aksi yöne dönüyorlar ve gene aynı kuyruk hareketi ve aynı dönüşle sanki sürünün arasına binlerce madenî parça atılmış gibi iki su arasında her biri hafif dalgalanmalarla parıldıyordu…”

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.