Ursula K. Le Guin – Yanılsamalar Kenti

City of Illusions
Yanılsamalar Kenti Ön Kapak

“Güneşten çok uzakta karanlığın derinliğinde sessiz bir can uyandı. Korkunç bir kargaşanın içinde düzenin ne demek olduğu hakkında bir fikri yoktu. Ne konuşabileceği bir dili vardı ne de karanlığın gece demek olduğunu biliyordu.”

Korkmuş, aç ve susuz bir şekilde karanlık bir ormanın ortasında uyanan adamın gözleri de farklıydı. Tıpkı bir kedinin gözleri gibi göz bebekleri büyüktü ve rengi de yumurta sarısıydı. Adamı ormanın kenarında bulan Parth, Ceylagözü’nün de yardımıyla adamı eve götürdü. Yetişkin bir adam görümündeydi ama tıpkı bir bebek gibiydi. Onun uzaylı mı, Shing mi yoksa bambaşka bir şey mi olduğunu bilmiyorlardı. Tek tahmin ettikleri bu Dünya’ya ait bir şey olamazdı. Ona Doğu Ormanı dilinde “sarı benizli” anlamına gelen Falk adını verdiler ve Falk’ın eğitimi de başlamış oldu.

Ursule K. Le Guin Yanılsamalar Kenti
Es Toch

Dünyadakiler için Shingler düşmandı çünkü Bütün Dünyalar Birliği’ni bozup, insanların ellerinden özgürlüklerini ve seçim yapma olanaklarını aldılar. İnsanların yarattıkları tüm eserleri ve kayıtları imha edip, ırkın evrimini durdurdular. Falk, Shing’lerin yalancı ve zorba olduklarını öğrendi. Shing’lerin ise bir tek yasası vardı ama buna koşulsuz uyulmasını istiyorlardı: “Can almak doğru değildir.” Falk kendisini eğiten insanların arasındayken düşmanın kendisine söylediği hiçbir şeye inanmaması gerektiğini öğrendi. Yerlilerin arasında altı yıl yaşadıktan sonra Falk’ın ayrılma zamanı geldi. İnsanlardan uzak tutulan ve Falk’tan çalınan bir şeyi Shing’lerin elinden geri alması gerekiyordu. Falk’ın gerçeğin peşindeki yolculuğu hiç de kolay olmayacaktı. Kuzey -Batı Amerika’nın dağlarında bulunan Shing kenti Es Toch’a uzanan yollar hem uzun hem de epey dayanıklılık gerektiriyordu.

“Eğer sen düşmana hizmet ediyorsan bu, bizim de onlara hizmet ettiğimiz anlamına gelir; her şeyimizi yitirdik, yitirecek başka bir şeyimiz kalmadı. Ama bizim yitirdiğimiz bir şey sende olabilir; bir alınyazısı; onu izleyerek hepimize umut getirebilirsin…”~Zove

Kendi adıma hikâyedeki sözsüz kurulan iletişim çok ilginçti. Bu iletişimde yalan söylemek mümkün değildi ama yalan konusunda usta oldukları söylenen Shing’lerin sözsüz iletişimde yalan söyleyebildikleri yerliler tarafından rivayet edilmişti. Hikâye Dünya’da ama gelecekte, Shing’lerin Bütün Dünyalar Birliği gücünü kırmalarından ve Dünya’yı ele geçirmelerinden tam bin iki yüz yıl sonrasında geçmekteydi. Yerlilerin nüfusu zamanla epey azalmış ve birbirlerinden ayrı yerlerde yaşıyorlardı. Böl ve yönet politikasının sonucunda şehirlerden ziyade kabilelerden söz etmek daha doğruydu. Falk, Es Toch’a geldiğinde onlardan çok farklı şeyler öğrendi. Öyle ki yerlilerin kendisine anlattığı şeylerle tamamen zıt bilgiler öğrendi. Shing’lere göre;

  • Onlar da insandı.
  • Bütün Dünyalar Birliği ve bir uzaylı istilası arasında bir çatışma asla gerçekleşmemişti: Tam tersine Birlik bir sivil savaş yoluyla kendisini yok etmişti.
  • Düşman tabiri Shing’lerin uydurduğu bir şeydi ve amaç barışı korumaktan başka bir anlam taşımıyordu.
  • Falk’ın hafızası isyancılar tarafından silinmişti.

Falk, Shing’lerin tüm dediklerini olduğu gibi kabul edip, hafızasını kaybetmeden önceki kimliğini mi kabul edecekti yoksa yerlilerin dediği gibi Shing’ler iflah olmaz birer yalancı mıydılar? Bunun kararını okuyucuya, Falk’la beraber gerçekleri öğrenmeye can atanlara bırakıyorum. Keyifli bir hikâye, okurken sıkılmayacağınız tahmin ediyorum.

City of Illusions
Yanılsamalar Kenti Arka Kapak

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.