Ünlü Yönetmenlerden Sinema Dersleri ~ Sinema Öğrencilerine Tavsiyeler

Sinema Dersleri
Ünlü Yönetmenlerden Sinema Dersleri

Okulda işin tekniğini öğrenebilirsiniz, hatta okulu on senede bile bitirebilirsiniz ama hiç bir şey gerçek bir sette bulunmak ve hatta onu yönetmeye kalkışmakla kıyaslanamaz. Önemli olan dışarısıdır. Bazı ünlü yönetmenlerin sinema okuluna bile gitmemesi, üniversitelerde böyle bir bölümün varlığı hakkında kafalarda şüphe oluştursa da burada önemli olanın yetenek olduğunu vurgulamak gerekiyor. Yetenek varsa, okula gitsin veya gitmesin kişi zaten bu meslekte başarılı olacaktır. Bu tavsiyeler kime, nasıl ve nerede yarar onu bilemiyoruz ama kesin bildiğimiz bir şey var; o da bu ünlü yönetmenlerin karşılaştıkları sorunları çözmede oldukça yaratıcı olmaları! Ve kesinlikle eğlenceliler! Hangi yönetmenler var kitabın listesinde? Tim Burton, Woody Allen, Martin Scorsese, Takeshi Kitano bunlardan sadece birkaçı. Unutmayın bu yönetmenler size bir şeyler anlatabilir ama onların da fikirleri değişebilir, yeni şeyler öğrenebilirler, ki hâlâ öğrenmeye devam ettiklerinden hiç şüphemiz yok. Kıssadan hisse, işte size yönetmenlerin o beklediğiniz müthiş tavsiyelerinden birkaç örnek;


Robert Rodriguez

Sinema Dersleri
Robert Rodriguez
  • Film çekmekle ilgili her şeyi on dakikada öğrenebilirsiniz.
  • Yönetmen olmak istediğiniz andan itibaren yönetmensiniz. Üzerinde yönetmen olduğunuzu belirten bir kartvizit bastırın, bunları arkadaşlarınıza dağıtın.
  • Pek çok yaratıcı insan nasıl teknik olunacağını öğrenmek istemez. O zaman ne olur? Teknik insanlara bağımlı hale gelirler. Teknik olun; bunu öğrenebilirsiniz. Eğer yaratıcı ve teknikseniz, sizi durduramazlar.
  • Ben “El Mariachi”yi yaptığımda bir kaplumbağam, küçük bir kasabam vardı ve dedim ki, bunları anlatan bir film yapacağım.
  • Bir ekran hayal edin, kendi filminizi hayal edin. Çekim kesme, çekim kesme… Çok mu yavaş, çok mu hızlı? İzleyin onu ve daha sonra gördüklerinizi yazın. Sonra gidin bunları çekin.
  • Ekipmana aşırı bir para harcamayın, böyle bir şeye sahip bir maymun bulun. Tripodla çekim filminizi sağlam gösterir. Onu tripoddan çıkarın, tekerlekli sandalyenin üzerine oturtun, kendinizi sağa sola itin ve filminize biraz enerji katın.
  • Fazla aydınlatma kullanmayın. Hatalarınız ve kusurlarınız bir anda sanatsal bir ifade haline gelebilir.
  • Filmin üzerine kaydetmeyin, film sizin düşmanınız. Film üzerine çekim yapabilirsiniz ama onun üzerine sakın kayıt yapmayın. (Eski bir kitap olduğunu unutmamak gerek.)
  • Artık her şey bilgisayar veya videoda hallediliyor. Film yavaş, pahalı; film yaratıcı değil; film çok uzun zaman alıyor.
  • Hayal kurmayı bırakın, çalışmaya başlayın. Hollywood’da görüşürüz. Korkutucu olun!

Tim Burton

Sinema Dersleri
Tim Burton
  • Sezgilerinize güvenin ve şans yakalamaya çalışın!
  • Animasyon deneyimim yönetmenlik açısından iyi bir eğitim oldu, çünkü çizgi film çekerken her şeyden -kadraj, ışık, karakterlerin oyunu, diyaloglar vs.- benim sorumlu olmam gerekiyordu.
  • Sinema bir ekip işi. İnsanlarla iletişim kurmak bir zorunluluğa dönüşüyor ve yönetmenin rolü sanatsal olmanın ötesinde politik bir görüş kazanıyor. Çünkü o noktada düşüncelerinizin doğruluğuna inandırmanız gereken çok sayıda insanla yüz yüze kalıyorsunuz.
  • Eğer bir oyuncudan belirli bir beklentim varsa, ona sadece “Yap şunu!” diyemem. Nedenini ona açıklamam, bunun iyi bir fikir olduğuna onu ikna etmem gerekir. Bu, stüdyonun çalışanları için de geçerlidir. İstediği sonuca ulaşan yönetmen, ortaya çıkabilecek anlaşmazlıkları önceden kestirip gereksiz kapris yapmayandır.
  • Hiçbir zaman filmlerimin senaryosunu yazmam ama yazılış aşamasında hep müdahalelerde bulunurum. Zaten yönetmen henüz çekimlerden önce filmi sahiplenme eğilimi gösterir, buna ihtiyaç duyar ve bu gerçekten önemli bir gereksinimdir.
  • Anlatıcı ve açıklayıcı görüntülerdense iz bırakan, etkileyici görüntüler yaratmayı daha çok seviyorum.
  • Film çektikçe spontane çalışmanın doğru sonuçlar elde etmek için en iyi yöntem olduğunu kavrıyorum. Sete gidene kadar hiçbir şey bilinmez. Her film bir deneydir. Yapımcılar bunu duymak istemezler elbette ama doğrusu esas kararlarınızın çoğunluğunu yanılma payının artık önemli olmadığı son anlarda alırsınız.
  • Son montajda yer alıp almayacağından emin olmadığım plânları çekmekten sakınırım çünkü zaman kaybına yol açar ve zaman çekimlerdeki en temel gereksinimdir.
  • Projeyle ilgili sizinle aynı bakış açısına sahip ve denemeyi düşündüklerinizin anlamını kavrayacak bir ekiple çalışmanız gerekir. Ardından gerçek bir çalışma yöntemine ihtiyaç var.
  • Oyuncu seçimine çok büyük önem veririm ama hiçbir zaman onları seçmelere sokmam. Ben bir oyuncunun iyi oynayıp oynamadığını bilmek istemiyorum, önemli olan ona vereceğim role uygun olup olmadığı. Ve buradaki cevabın oyunculukla hiçbir ilgisi yok.
  • Her oyuncu farklıdır, her birinin kendine özgü bir çalışma ve iletişim kurma yöntemi vardır ve hiçbir şey sizi buna hazırlayamaz.
  • Oyuncuların oyununa video-monitörden değil, doğrudan bakmaktan hoşlanırım.
  • En iyi ihtimalle filmin biraz da olsa hayal ettiğimize yakın olmasını umut edebilirsiniz, ama bu da tam bir sürpriz olacaktır.

John Woo

Sinema Dersleri
John Woo
  • Karşılaştığım sinema öğrencileriyle daha evvel film yapmışlarsa teknikten bahsediyoruz. Yapmadılarsa, onlara verdiğim başlıca tavsiye, mümkün olduğunca çok film seyretmeleri. Çünkü ben sinemayı böyle öğrendim. Benim büyüdüğüm Hong Kong’da yönetmenlik okulu yoktu.
  • Ben hiçbir kural, hiçbir gerçek sinema “gramer”i bilmiyorum. Bir sahneyi hazırlarken. “Ah, bunu geniş açıdan çekmek lazım” ya da “Ah, bu bir geniş plan” demiyorum. Değişik açılardan planlar çekmeyi ve kesin kararımı kurgu sırasında vermeyi tercih ediyorum. Çoğu zaman iki objektif kullanırım: Geniş açı objektifler ve tele-objektifler.
  • Ben sette yaratmayı severim, daha önce değil. Hiç dekupaj veya story-board hazırlamadım. Bugün bunları Hollywood stüdyolarının güvenini temin etmek için yapıyorum, ama filmi çekerken önceden yapılanları hiç kaale almıyorum. Nasıl anlatsam… Bir kadını sevince onu düşüncede sevemem. Onun için ne hissettiğimi bilebilmem için, onun karşımda olması, onu kucaklayabilmem gerekir. Bu, bir sahne için de gerekir.
  • Mesela diyelim ki yalnızlık üzerine bir sahne çekilecek. Aktöre gidip, “Sahneyi, anlattığı şeyi, senaryoyu unut. Pencerenin karşısına geç ve yalnızlığı düşün ve hissettiğini oyna” derim. Ve aktör bunu yapar: Belki ağlayacaktır ya da hareket edip bir koltuğa oturacak veya yere uzanacaktır.
  • Film çekilmeden önce aktörlerle çok vakit geçirmek için ısrar ederim. Sonra onlarla sette çalıştığım zaman iki temel ilkem vardır. Birincisi iletişim. Aktörle ortak noktalarınızı bulmak önemli çünkü sürtüşme anında güvenebileceğiniz noktanız bu olacaktır. İkincisi gözler. Gözleri, aktörün duyguları doğru mu yoksa numara mı yapıyor, bunu anlamamı sağlar.
  • Çoğu zaman sahneyi çekerken kulaklıktan müzik dinlerim, diyalogları dinlemem.
  • Film içten (kalpten) gelmelidir. Gerçeğin, sizin gerçeğinizin ifadesi olmalıdır. Kimseye yaranmaya çalışmıyorum. Buna karşılık, film tamamlandığında artık bana ait değilmiş hissine kapılıyorum. Perdede gösterildiği andan itibaren seyircinin malı haline geliyor ve genellikle ben seyretmeyi reddediyorum.

Takeshi Kitano

Sinema Dersleri
Takeshi Kitano
  • Benim için sinema, art arda gelen mükemmel görüntülerdir.
  • İlk filmimde beni çok şaşırtan bir şey, bütçeye ve zamana dair sorunlar, insani ve sanatsal baskıların çokluğuydu. Bunlar yönetmen vizyonuyla filmin son hali arasına girebilirdi.
  • Sinema kişisel bir şeydir. Bir film yaparken bunu her şeyden önce kendim için yaparım. Tabi film bittiğinde artık size ait olmadığı bir an gelir.
  • Görüntünün kompozisyonu her şeyden önemlidir, bu yüzden işe her zaman kamerayı yerleştirmekle başlarım.
  • Çektiğim sahneyle yetinirim. Bir sahneyi çekme tarzını seçerim ve buna sadık kalırım. Bunu montajda pişmanlık duyma pahasına yaparım-ki pişmanlık duyduğum da olmuştur.
  • Etrafta kazara, spontane ve beklenmedik bir şekilde ortaya çıkabilecek ve yakalanıp filme dahil edebileceğiniz şeylere karşı uyanık olmanız gerekiyor.
  • Yapmayı reddettiğim kesin şeyler var. Bunlardan birisi kameranın insanların etrafında dönmesi.
  • Ben hiçbir zaman ünlü oyuncularla çalışmam, çünkü bunu tarzım açısından neredeyse tehlikeli bulurum. Tanınmış bir oyuncunun o kadar güçlü bir imajı vardır ki filmin dengesini bozma riski taşır ve bu da filme yardımcı olacağına zarar verir.
  • Aktörlerimi seçerken tek tip rolde yoğunlaşmış oyuncular seçmekten çekinirim, çünkü çoğunlukla düzeltilmesi imkansız tikler geliştirmişlerdir.
  • Ben metni aktörlere çoğu zaman çekimden hemen önce veririm ve ezberleyecek yeterli zamanları olacağını ümit ederim.
  • Bir Hollywood filminde eğer on saniyeden fazla sessiz kalınırsa bu sıkıntı, huzursuzluk demektir. Halbuki Asya’da zamana karşı daha doğal, daha sağlıklı bir yaklaşım vardır.
  • Sonuçta her kültürün film çekme tarzını para şartlandırıyor ve yazık oluyor.

Bertrand Blier

Sinema Dersleri
Bertrand Blier
  • Sinema her şeyden önce uygulamalı alan işidir ve teorilerin pratik yanında pek değeri yoktur. Film çekmiş olanlar, teorilerle uyum sağlayan şeylerin çok nadir olduğunu bilirler.
  • Sette her zaman her şeyi biliyormuş gibi davranın ya da başkalarında bu hissi yaratın. Çoğu zaman aktörlerle sahneyi prova ettikten sonra nasıl çekeceğinizi tam olarak bilirsiniz ama bu ana kadar her şeye hakim olduğunuz izlenimini vermeniz gerekir yoksa insanlar endişelenir.
  • Bir yönetmen her şeye sabırlı yaklaşmalı ve sakin kalmalıdır. Orduda olduğu gibi hep aynı fikirde olmak gerekir. Sonra akıntıya karşı yüzersiniz. Film bitip iş işten geçene kadar bu şekilde devam edersiniz!
  • Bir sahneyi iki yönetmen hiçbir zaman aynı şekilde çekmez. Bir tanesi yakın plan, diğeri ise genel plan kullanacaktır ve ikisi de kendine göre haklıdır. Tek büyük kural tekrardan kaçınmaktır. Şiddet içeren bir sahne çekiyorsunuz diye mizansenin de şiddetli olması gerekmez. Bir aşk sahnesi çekiyorsunuz diye kamerayı döndürmeye başlamak ve kemanları ortaya çıkartmak da gerekmez. Göstermek, bir etki yaratmak için her zaman çok etkili bir yöntem değildir. Bazen gizlemek, seyircinin tahminine bırakmak çok daha etkili olur. Ben bu yüzden birçok filmimi sinemaskop çektim.
  • Bu sıralarda Fransız sinemasında bir moda var: Filmlerdeki plân sayısı gittikçe artıyor. Bunun nereden geldiğini hiç anlamıyorum.
  • Bir sahneyi her açıdan çekmek kolay. Fakat sinemada önemli olan bakıştır ve bu bakışın riskini göze almaktır. Ben önümdeki herhangi bir plânı sadece bir tek şekilde çekerim ve eğer beceremezsem de ne yapalım, şüphesiz montajcımdan küfür işitirim.
  • Bence iki genel plânı birbirine eklemeyi başarmaktan daha güzel bir şey olamaz. Bunu yapmak gerçekten güç ama yine de mümkündür.
  • Sinema her şeyden önce müziktir. Ve açıklanamaz bir sebepten dolayı müzikle hareket bir arada iyi gider.
  • Ben gittikçe daha uzun odaklı objektifler kullanıyorum. Uzun odaklı objektiflerle özellikle stüdyoda çekim yapmaya bayılıyorum.
  • Çekeceğiniz filmi yazmanın iki avantajı vardır. Birincisi yazarken görüntülerle düşünürsünüz. İkincisi oyuncularınızı daha kolay seçebilirsiniz ve onları yönetmeniz daha kolay olur.
  • Temel kural, sevimli olup aktörlere iyi davranmaktır çünkü onlar işin özüdür. Aktörleri yönetmek, filmden önce, oyuncu seçimi ve okuma sırasında yapılır bence. Tabii ideal olan belirli bir oyuncu için yazmak ve çekimleri onunla yapabilmektir.
  • Sevmediğiniz bir aktörle film çekmek zorunda kalmak korkunçtur. Özellikle Fransa’da. sistem onu kovmayı imkânsız kılıyor! Elinizde kötü bir aktör varsa onu sonuna kadar tutmanız gerekir. Sonra da eleştirmenler tepenize çöker!
  • Bir yönetmenin kaçınması gereken başlıca hata şüphesiz, seyircinin hoşuna gidecek olanı tahmin etmeye çalışmak ve ne olursa olsun seyirciyi tatmin etmek istemektir. Bir yönetmen için dönemiyle aynı safhada kalmak çok zordur. Ama her şeye rağmen ben film yaparken seyirciyi hiçbir zaman düşünmem. Sadece yapmam gereken bazı filmler olduğunu düşünürüm. Tabii intihara götüren şeyler yapmaktan kaçınırım… Başarısızlık çok acı verir.

Milos Forman

Sinema Dersleri
Milos Forman
  • Ben derslerimde film sahneleri göstermem; teori dersleri de vermem. Buna karşılık her sene beş ya da altı öğrenciden oluşan bir grup seçerim ve onların kısa metrajlı bir film yapmasına baştan sona yardım ederim. Senaryoyu yazmalarına, aktörleri seçmelerine, çekim hazırlıkları yapmalarına, filmin kurgusuna yardım ederim. Onları bir tek çekim sırasında rahat bırakırım.
  • Yönetmenliğe iki çeşit yaklaşım vardır bence: Birincisi büyük sinemadan etkilendikleri için yönetmen olmak isteyenler. İkincisi kötü sinemaya tepki olarak film çekmek isteyenler. Genelde ikinci kategoride olanların daha çok umut vaat ettiğini düşünüyorum.
  • Can sıkıcı olmadan gerçeği söyleyebilmek: Yönetmenlik üzerine başlıca ders. Yalanlar ise çok daha ilginç, entrikacı ve büyüleyicidir. Yeni bir gerçek keşfetmek gereklidir ama bu da neredeyse imkansızdır çünkü hemen hemen her şeyi biliyoruzdur. İkinci çözüm bir gerçeği TEKRAR keşfetmektir. Bu da imkansız olmamakla birlikte zor bir iştir. Üçüncü çözüm herkesin bildiği bir gerçeği şaşırtıcı bir sunuş biçimi olarak anlatmaktır.
  • Filmi kendiniz için ama seyirci sizmişsiniz gibi yapın. Zaten seyirci hakkında fikir yürütmek imkansızdır. Yönetmenlik her zaman hikâyenin emrinde olmalıdır.
  • Yönetmenin iki temel görevi vardır: Birincisi kendine karşı dürüst kalmak . Film sizin filminizdir ve öyle de kalmalıdır. İkincisi bilinçsiz kalmayı bilmektir çünkü sadece bilinçsizlik onun imkânsızı başarmasını sağlayabilir.
  • Eğer elinizde inanılmaz bir konu, mükemmel diyaloglar, nefis bir dekor ve muhteşem iki aktör varsa, o zaman kameranızı bir yere dikip üç planınızı çekersiniz.
  • Benim için fark edilen bir zoom hareketi sinemada olması gereken her şeye ters düşüyor. Sinemada teknik, aynı bir sihirbazlık numarasındaki gibi görünmez olmalıdır.
  • Aktörlerin doğal olduğu kadar sade bir yeteneğe sahip olmak gibi bir şansları var. Yönetmenin rolüyse her şeyden önce onları sinirlendirmemeyi bilmektir. Aktörlerle ilk defa çalışan bir yönetmen genellikle gerek hikaye gerekse kişilik hakkında çok fazla şey açıklama, aktörlerle her şeyi analiz etmeye çalışma hatasına düşer. Aktörlere güven vermek, sık sık düşündüklerinin tersine entelektüel çaba harcamaya ihtiyaçları olmadığını açıklamak ve doğal içgüdülerini izlemeleri için onları cesaretlendirmek gerekir.
  • Oyun seçimi sırasında veya prova yaparken, sahnedeki karakterlerden birini de ben oynarım. Bu onlara çok yardımcı olur çünkü onları en çok korkutan şeyden kurtarır: Yönetmenin soğuk ve gözlemci bakışı. Bunu uygulamak için iyi bir oyuncu olmanıza da gerek yoktur…
  • Çekim sırasında durumu hep kontrol altında tutmak ya da o izlenimi vermek gerekir.
  • Dışarıdan gelen fikirlere açık olunmalıdır.Önemli olan hikâyenin ve filmde ulaştırılmak istenen fikrin bütünlüğüdür, yönetmenin sanatçı olarak bütünlüğü değildir.Sinema ortak yapılan bir sanattır ve öyle olmalıdır.
  • Bir yönetmen iyi bir film yapmanın çok zor ama kötü bir film yapmanın çok kolay olduğunu unutmamalıdır.

Jean Luc Godard

Sinema Dersleri
Jean Luc Godard
  • Sinema görerek, somut bir şekilde görüntü önümüzdeyken tartışılmalıdır.
  • Film seyrederek, film yaparak öğrendiğimden daha çok şey öğrendim. Sonuna geldiğinde başlama noktasıyla hiç ilgisi kalmayan birçok film görüyorum. Başlangıç noktası, sanki hiçbir önemi kalmamış gibi unutulmuş. Böyle bir durumda yönetmen nasıl öğrenebilir ki?
  • Bir kamera alın, bir deneme yapın ve bunu birine gösterin. Tepkilerini gözlemle, yaptıklarını ilginç bulurlarsa ikinci filmi çekin.
  • Ben soyut bir duyguyla başlarım, tam olarak ne olduğunu anlamadığım bir şey çeker beni ve bunun peşinde koşarım. Asıl fikirden uzaklaşmak ve birçok şeyi değiştirmek pahasına olsa da…
  • Bence yönetmenin görevi deşmek, devamlı araştırma halinde olmaktır.
  • Ben film çekmeye başladığımda bu benim için hayati olduğu için, başka hiçbir şey yapmadığım içindi. Fakat bugün bazı yönetmenlerin filmlerine bakıyorum ve rahatlıkla başka bir şey de yapabilirler diyorum kendime.
  • Bir film iki seviyede okunabilir: Görülebilir ve görünmeyen. Benim için gerçek filmler, ancak görülebilenin arasından ulaşılabilen bir görünmeyen içerenlerdir.
  • Bir sinemacının başarılı olabilmesi için başlıca unsur, iletişim kurabildiği, özellikle fikir alışverişinde bulunabileceği insanları çevresinde toplamasıdır.
  • Filme ilgi gösteren insanlar bulmakta çok güçlük çekiyorum. Tek diyalog kurduğum kişi yapımcı. Onun en azından bu filmden bir “çıkarı” var.
  • Benim için oyuncu rol yapar, rolün kendisi olmaz. Ben hiçbir zaman tam anlamıyla yönetmedim oyuncuları. Ben çoğu zaman aktörleri kendi yarattıklarını uygulamaya bırakırım.
  • Çoğu zaman kamerayı nereye yerleştireceğini bilmiyorsan ya sahne kötüdür ya aktörlerin yerleşimi iyi değildir, ya da diyalog işlemiyordur.
  • Daha evvel auteur kabul edilenler filmlerin senaryo yazarlarıydı ve bu edebiyattan gelme bir gelenekti. Jenerikte yönetmenlerin ismi en son çıkardı.

Claude Sautet

Sinema Dersleri
Claude Sautet
  • Kitap okumaya çok geç başladım bu yüzden uzun süre düşüncelerimi ifade etmekte sıkıntı çektim ve kelime hazinemin zayıflığından sıkıntı duydum.
  • Hiçbir saygıdeğer sinemacı yönetmekle yetinemez. Ciddi yönetmenlerin büyük bölümü filmlerin yazılışına kılavuzluk eder. Senaryonun detaylandırılmasının başkalarına bırakılması doğru bir tercihtir böylece yönetmen enerjisini filmi yönetmeye kullanabilir.
  • Otuz yönetmenin aynı sahneyi çekmesi istense, muhtemelen otuz farklı yaklaşım ortaya çıkar. Kural yoktur, sahneleme tamamen yönetmen ile filmin dekoru arasındaki fiziksel ilişkiye bağlıdır.
  • Farklı vurgularla söylenen bir cümle, bir sahnenin tüm dramatik yoğunluğunu değiştirebilir. Filmi başka bir dilde tekrar seyrederken bu göze çarpar; vurgu artık aynı değildir, sanki oyuncunun yüzü değişmiştir.
  • Gerçeklik sizi, filmin büyük bölümünü doğaçlama çekmeye zorlayacaktır. Küçük şeyler bazen tüm filmi etkileyebilir.
  • Yönetmenin uygun kararlar almasını sağlayacak tek şey içgüdüsünü dinlemektir. Senaryonun yazılışından montajın bitişine dek kendine rehberlik eden içgüdüsü üzerindeki konsantrasyonunu yitirmemelidir. İçgüdüsüne sadık kalmalıdır çünkü onun dışında tercihlerinin hangisinin daha iyi olduğunu doğrulayacak başka bir ölçüsü yoktur.
  • Görüntü yönetmeninin objektifin arkasında filmin ilk izleyicisi olduğu fikri çok hoşuma gider. Bu tip bir sorumlulukla birini yetkilendirmenin önemli olduğu kanısındayım, çünkü o zaman insanlar kendi işlerine daha çok eğilirler.
  • Bakan oyuncu konuşan oyuncadan daha güçlüdür. Her şey bakış açısına göre değişir.
  • Oyuncunun rolüne uygun olup olmadığı sorusu düşünüldüğünden daha az önemlidir. Tüm oyuncuların oynamayı düşlediği iyi bir rolü, bazen o role hiç de uygun olmayan biri oynayabilir. Aslolan, oyuncunun rolle uyuşup uyuşmadığı değil, benim tatmin olup olmamamdır.
  • Filmlerimin birinden bile tam anlamıyla hoşnut kalmadım. Genelde montajın sonunda kendi kendime çok da kötü bir şey çıkarmadığımı söylerim. Birkaç sene sonra filmi yeniden izlediğimde yıkılırım. Filmleri geriye dönüp tekrar seyretmek her zaman için öğretici bir deneyimdir.

David Cronenberg

Sinema Dersleri
David Cronenberg
  • Benim için yazarlık her şeyden önce geliyordu ve sinema sadece bir hobiydi. Ta ki yazdığım senaryonun Kanadalı bir yapımcı firma tarafından satın alınmak istendiği güne kadar… O anda fark ettim ki senaryomun benden başka biri tarafından filme alınması fikrine tahammül edemiyordum. Filmi çekmeyeceksem satmayı reddettim. Fikrimi değiştirmeye çalıştılar. İnatlaşma üç yıl sürdü. Ama kazanan ben oldum. Ve bu film (Stereo) kariyerimi yönlendirdi.
  • Bütünüyle bir sinemacı olmak için kendi senaryonuzu yazmanız gerektiğine inanıyorum.
  • Sinema bir dildir ve hiçbir dil gramersiz var olamaz. Bu, bütün iletişimin temelidir.
  • Ben kameranın her şeyden önce geldiğini düşünen yönetmenlerden değilim. Bir tiyatro oyunu gibi çekilecek sahneyi önce aktörlerle çalışmayı sonra da hazırlanan sahneyi filme çekmeyi tercih ederim. Bu biraz koreografisini yaptığım sahnenin belgeselini çekmek gibidir. Bazı sahneler tamamen görseldir ama çoğunlukla sahnenin dramatik özüne öncelik veririm.
  • Ben hiçbir zaman zoom kullanmam çünkü zoom benim için sadece optik bir oyuncaktır. Zoomun iki boyutlu bir yönü vardır bu da benim sinema anlayışıma ters düşer.
  • Yönetmen için film önde gelir fakat bir aktör için önemli olan canlandırdığı karakterdir. İkisi aynı dünya içinde gelişmezler ama anlaşırlarsa aynı yönde gidebilirler.
  • Bunu neden yaptığımı ve neden bu şekilde çektiğimi filmi yaptığım sırada keşfederim. Her gün sette yapılan küçük değişiklikler birikir ve filmin sonunda hiçbir şey ilk düşünüldüğü gibi olmaz.

Woody Allen

Sinema Dersleri
Woody Allen
  • Benim bakış açıma göre film yönetmek, aynen edebiyatta olduğu gibi bir yetenek meselesi. Böyle bir yeteneğiniz yoksa tüm yaşamınız boyunca eğitim görseniz de sinema sanatını kavramanız çok zor olacaktır.
  • Birçok yetenekli yazar nevrozları, şüpheleri ve çöküntüleriyle yok olmuştur, birçoğu da tembelliğin büyüsüne kapılıp bir köşede bekleyip durmuştur.
  • Yönetmenler ikiye ayrılırlar: Senaryosunu kendi yazanlar ve başkasının senaryosunu filme uyarlayanlar. Yaptıkları filmler eşit koşullardadır. Yönetmen filmi kendisi için yapmalıdır, başkası için yaparsa bence saçmalar.
  • Ben ne çekeceğimi bilmem hatta bu konuda düşünmemişimdir bile. Çekime tüm önyargılardan arınmış bir şekilde gelmeyi seviyorum.
  • Her sahneyi olabilecek en az planla çekerim ve aynı planı en çok iki ayrı açıdan çekerim. Bir plandan bir başkasına geçerken, ikincisini neredeyse birincisinin bittiği yerden başlatırım.
  • Bazen bir şeyi “bak” diye bağırarak değil de sadece göstererek sunmak istersiniz.
  • Yönetmenlerin çoğu kamera hareketini zevk için yapar. Bu adeta çok güzel bir oyuncağın olup, belli kurallarla oynamaya benzer.
  • Oyuncuların bir iki sorusu varsa, elimden geldiğince iyi yanıtlar veririm. Ama daha fazlası olmaz, yetenekli oyuncuyla çalışır, onu ne yapmak istiyorsa öyle bırakırım.
  • Yönetmen her türlü hatadan kaçınmalıdır. Denemek istenilen ama filmde yeri olmayan şeyler çıkarılmalıdır.
  • Kararlılık bir kozdur. Buna karşın kararsızlık bir hatadır. Bir film çekimi için en az bunun kadar büyük bir hata da kötü bir senaryoyla ya da böyle bir senaryo için “önemli değil, ben çekimlerde hallederim” diyerek başlamaktır. Deneyimlerime göre iyi bir senaryo, kötü yönetim tatmin edici olabilir ama tersi hiçbir şey ifade etmez.
  • Her şeyi önceden anlamış olsaydım, çoktan bu işi bırakırdım.

Martin Scorsese

Sinema Dersleri
Martin Scorsese
  • Yönetmen filmi aracılığıyla ne iletmek istiyor? Bu sorun kameranın nereye yerleştirilmesi sorusunu sorar sormaz ortaya çıkıyor. Öğrenciler açık bir şekilde her yönetmenin kendine sorduğu o temel soruya cevap vermeyi beceremiyorlardı: Plânın göstermesi gereken şeyi gösterebilmek için kamerayı nereye koymak gerekir?
  • Eğer bir film yapmak istiyorsanız, kendinize gerçekten sormanız gereken ilk soru: “Söyleyecek bir şeyim var mı?”dır. Bu diyalog, duygu veya bir heyecan da olabilir. Bir film ne kadar kişiselse o kadar sanat eseri olma yoluna yaklaşır. Bunun için filmin senaryosunu da illa yazmak gerekmez. Bu, bugün bile John Woo ile Joel Schumacher arasındaki farkı yaratan şey. Her ikisi de aksiyon filmi yapıyor ama sadece ilki filme kişisel bir şey -kesin temalar üzerine bir araştırma- katıyor.
  • Bir yönetmenin görevi neden söz ettiğini bilmektir. En azından insanlara iletmeye çalıştığı hisleri ve duyguları tanımalıdır. Ben filmini yaparken keşfeden sinemacı fikrine pek katılmıyorum. Senaryo hayatidir. Önemli olan senaryonun nasıl yorumlandığıdır ve bu hiç unutulmamalıdır.
  • Yönetmen şartlara göre her şeyi değiştirebilmelidir. En zoru hangi plânın değiştirilemeyeceğini, daha doğrusu hangi plânın değiştirilmemesi gerektiğini kararlaştırmaktır.
  • Sinema tarihinde film gramerinin temel kurallarını koyan iki büyük profesör var: Sessiz sinemada Griffith, sesli sinemada da Welles.
  • Birçok yönetmenin sırf bir etki yaratmak için aşırı şekilde kullanmaya meyilli olması dışında, zoom’a karşı hiçbir ön yargım yok.
  • Benim bir aktörü iyi yönlendirebilmem için her şeyden önce onu sevmem, kişiliğini ya da en azından kişiliğinin bazı yönlerini benimsemem gerekir. Ben onları özgür bırakmayı tercih ediyorum. En azından öyle bir izlenim bırakmak istiyorum çünkü çerçeveleme şeklim o kadar katı ki sonuçta onlara hareket etmek için çok az yer bırakıyorum.
  • Bazı yönetmenler seyirci için film yapar. Hem seyirci hem de kendisi için de yapanlar vardır. Ben kendim için film yaptığımı sanıyorum.
  • Birçok defa aynı mesajı tekrarlamak ya da birçok defa aynı duyguyu ortaya çıkartmaya meyletmek bir hatadır.

David Lynch

Sinema Dersleri
David Lynch
  • Öğrencilere ancak bir kamera edinmelerini ve film çekmeye başlamalarını önerebilirim. Çünkü ben bu işi böyle öğrendim.
  • Her filmin başlangıcında bir fikir vardır. Bazen sizi bulması yıllar alabilir bazen de herhangi bir yerde yakalayabilir. Önemli olan başlangıç noktası olan fikri yakalamak. Bir yönetmen için en önemli şey, çıkış noktası olan bu fikre sadık kalmaktır. İlk fikirden taviz vermeden çalışmak gerekir.
  • Filmlerimde giriştiğim denemelerde sık sık hata yaptığım da oldu. Ancak biraz da şansımın yardımıyla hatalarımın çabucak farkına vardım ve film çalışmaları sürerken bunların bir kısmını düzeltme şansım oldu. Yine de bu hatalar bir sonraki filmlerim için bana yol göstermişlerdir. Hatta kimi zaman bu hatalar sayesinde büyülü ve inanılmaz şeyler keşfetmişimdir.
  • Görüntü ve ses… Eğer bu iki unsuru doğru ve ustaca ilişkilendirmeyi bilirseniz, bu ikisinin toplamından da fazla bir şey olur yarattığınız film.
  • Bir role uygun oyuncuyu bulmak hiç de zor değil. Zor olan tam tamına o role uygun birini seçebilmek. Bir rol için düşünülen 4-5 tane iyi oyuncu vardır. Fakat her biri filmi farklı ve yeni bir sonuca götürebilir.
  • Oyuncular rollerini yaparken zevk almalılar ve kendilerini emniyette hissetmeliler. Oyuncu ve yönetmen aynı frekansı yakalar ve aynı sonuca ulaşmaya çalışırsa oyuncunun en ufak hareketi bile mükemmelleşir.
  • İzleyicinin hoşuna gitmeyi istemek, kendi beğenilerinize ters düşen bir şey yapmadığınız sürece bir hata değildir. Sırf seyirciyi büyülemek için filmi hoşunuza gitmeyen bir şekilde bitirirseniz yenilgiye uğramışsınız demektir. Bu yüzden de, filmin yaratımı sürecinde alınması gereken çok önemli kararları, yönetmen kendi başına almalıdır.

Sydney Pollack

Sinema Dersleri
Sydney Pollack
  • Yönetmenlik sanatını, yönetmen olduktan sonra öğrendim. Sinemada beni her şeyden çok ilgilendiren şey, gerçek hayatta olduğu gibi insanlar arasındaki ilişkilerdir. Geri kalan her şey ikinci plânda.
  • Filmlerin üzerine çekimler sırasında düşünmem, bunu öncesinde veya sonrasında yaparım. Benim için önemli olan filmin temasını ve ana fikrini önceden belirlemektir.
  • Heykeltıraş bir çeşit metal iskelet yaparak işe başlar ve buna insan şekli vermek için iskeleti yavaş yavaş çamurla kaplar. Heykelin ayakta durmasını iskelet sağlar. O olmadan her şeyi yıkılır. Fakat heykel bittiğinde iskelet artık görünmemelidir yoksa her şey berbat olur. Sinemada da bu aynıdır.
  • Dekor bile ana temanın bir yansıması olmalıdır. Ben bu yüzden uzun zaman sinemaskop çalışmaktan çok büyük zevk aldım.
  • Seyircinin hoşuna gidecek bir film yapmanın tek yolu filmi kendin için yapmaktır. Bu kendini beğenmişlik değil, sadece pratik bir gerçek.
  • İki çeşit sinema yapma yöntemi vardır: Birincisi belirli bir gerçeği bilen, kavrayan ve bunu seyirciye aktarmak isteyen yönetmenler. İkincisi belirli bir sorunun cevabından çok emin olmayan ve cevabı bulmayı denemek ya da en azından cevaba yaklaşabilmek için film yapanlar. Ben ikinci kategoriye giriyorum.
  • İstediğiniz bütün kuralları yıkabilirsiniz, fakat öncelikle hepsini öğrenmiş olmak şartıyla. Her koşulda her filmde az çok deneme yapılır.
  • Denemeler her zaman hikâyenin ilerlemesine faydalı olmalıdır. Temelsizce yapılmışlarsa bu bir hata olur.
  • Aktörler çekime geldiklerinde ekibin tümünü setten gönderirim çünkü ne derlerse desinler aktörler başkalarının bakışına karşı fazlasıyla duyarlı olurlar. Sahnede yedi problem varsa ben onlara sadece birini söylerim.
  • Yönetmen açısından her şey iyi gidiyorsa susmayı bilmek gerekir. Susmayı bilmek bazen ne diyeceğini bilmekten daha etkilidir.
  • Bir oyuncunun yapması gereken şeyi anlamasına gerek yoktur, en azından herkesin bildiği anlamda. Sadece yapması yeterlidir.
  • Oyuncuları çalışırken izlemek veya daha iyisi bir oyuncunun neye ihtiyacı olduğunu anlamak için kendilerinin de oyunculuk dersi almaları, öğütlerimden biri olacaktır. Diğer öğüt ise tekniğe sadece eğer işler kendiliğinden yürümüyorsa güvenmektir.
  • Eğer hep güvenli oynarsanız bir sonuca varmayacağınız kesindir. Halbuki bence görev ne kadar zorlu olursa, elde edilen sonuç o kadar iyi -ya da bir facia- olur.

Emir Kusturica

Sinema Dersleri
Emir Kusturica
  • Sinema tarihinin her dönemi, onu inceleyen kişi için farklı bir ders haline gelir.
  • Yakın plân çektiğim zaman bile arka plânda hep bir şeyler olur; yüz, hep onu çevreleyen dünyayla ilişki içindedir.
  • Her plânın hazırlanmasına çok vakit harcıyorum (ve çekimlerim de bu nedenle gecikiyor) çünkü yakalamaya çalıştığım duygu, görüntüye yansıyana kadar, birçok farklı unsuru birçok farklı düzeyde uyumlu hale getirmeye çalışıyorum. Bu yüzden de benim filmlerimde bu kadar çok hareket oluyor. Karakterlerin duygularını diyaloglar aracılığıyla tercüme etme fikrinden nefret ediyorum.Duyguları hareketler yerine kelimelerle anlatma eğilimini, sinemada son zamanlarda gittikçe daha çok artan bir tür kolaya kaçış olarak görüyorum.
  • Yeni başlayan bir yönetmenin yapacağı en büyük hata sinemanın objektif bir sanat olduğunu sanmaktır.
  • Filminizi sadece kendiniz için yaparsınız. Seyirci için film yapmaya çalışırsanız onu şaşırtamazsınız, düşündüremezsiniz ve geliştiremezsiniz.
  • Auteur olmak için mutlaka senaryoyu yazmış olmak gerekmiyor. Ben genellikle başkasının senaryosunu uyarlıyorum ama sette kendimden o kadar şey ekliyorum ki filmi kendi tarafıma çekmiş oluyorum.
  • Her koşulda sinema grameri diye bir şey yok. Ya da yüzlerce sinema grameri var da denilebilir, çünkü her yönetmen kendisi için bir tane yaratır.
  • Kamera, yönetmene oyuncuları yönetmesinde yardımcı olan unsurdur.
  • Bence yeni başlayan birçok yönetmenin yaptığı hata; sinemayı, filme çekilen bir tiyatro şekli olarak görmek, oyunculara duyduğu saygıdan dolayı onlara öncelik tanıyıp görsel bakış açılarını empoze edememektedir.
  • Bir sahnenin çekimi konusunda somut bir fikriniz olması ne kadar önemliyse, sürprizlere ve dışarıdan gelen fikirlere açık olmak da o kadar önemlidir.
  • Bir sahnenin iyi olduğunu kalbim hızla çarpmaya başladığında anlarım. Bu duyguyu hissetmek için film çekiyorum. Bunu başarabilmek için her filmi ilkmiş gibi düşünmek ve rutinden uzak durmak, denemekten ve gelişmekten hiç vazgeçmemek gerekiyor.
  • Ben kendimi güvende hissetmeyi reddederim. Bu montajda başımı ağrıtacak olsa da bir tek çekim şekline karar veririm ve buna bağlı kalırım.

Pedro Almodovar

Sinema Dersleri
Pedro Almodovar
  • Bana göre sinema öğrenilir, öğretilmez. Yönetmenlik sanatı kişisel bir deneyimdir. Sinemayı öğrenmek istiyorsanız bir psikolog size bir öğretmenden daha faydalı olacaktır.
  • Film gerçek bir bakış açısıyla ilginç bir şey anlattığı sürece kimsenin teknik hataları önemsemediğini kanıtladı bana. Bu yüzden nasıl yapacağınızı bilmeseniz de film çekin! Tabii asıl önemli olan, söyleyecek bir şeyinizin olmasıdır.
  • Ne kadar çok öğrenirsem, öğrendiklerimi o kadar az kullanmak istediğimi fark ediyorum. Gittikçe daha çok sadelik arıyorum.
  • İnsan sinemayı bir ölçüde film seyrederek de öğrenebilir.
  • Bir film yapmak için bir ekip gereklidir. Bu ekip insanlardan oluşur ve insanlar yüzde yüz kontrol edilebilir değillerdir. Kadrajı siz yapabilirsiniz ama çekim anında her şey kameramanın elindedir.
  • Çekim sırasında verdiğim tüm kararlar içgüdüseldir. Nereye gittiğimi çok iyi biliyormuş gibi davranırım ama aslında hiçbir fikrim yoktur. Sinema her şeyden önce bir keşiftir.
  • Sinema başkaları için yapılan, ama ancak yalnızca kendini düşünerek yapıldığında başarıya ulaşan bir şeydir.
  • Çekimin bütün büyüsü sezgiyle gelişen, doğaçlama ya da kazayla ortaya çıkan kararlardadır.
  • Kadrajı bulduktan sonra bütün ekibi dışarı çıkartır ve aktörlerle yalnız çalışırım.
  • Size aktörleri yönetmekten bahsetmeyi deneyebilirim ama bunun kesinlikle öğretilemeyecek şeyler olduğunu düşünüyorum.
  • Eskiden auteur olarak kabul edilmek için yönetmenin, filmlerinin senaryosunu yazması gerekmezdi ama buna rağmen gerçekten filmlerinin ve eserlerinin her anlamda sahibi yani “auteur”leriydiler. Bugün ise yazan ve yazmayan yönetmenler arasında gerçek bir fark olduğunu düşünüyorum.
  • İdeal olan yönetmenin kendine çok yakın hissettiği bir senaryo yazarı bulması ve ilişkilerinin bir evliliğe benzemesidir.

Wim Wenders

Sinema Dersleri
Wim Wenders
  • Okuduğum yıllardaki teorik derslerin aslında çok da işime yaramadığını gördüm. Sinema alanındaki çıraklık dönemimi çok daha sonraları, eleştirmen olarak çalışırken yaşadım. Yönetmenliği öğrenmenin iki özgün yolu olduğuna inanıyorum. Bunlardan biri film yapmak. İkincisi ise eleştiriler yazmak.
  • Ben bu neslin bir öykü anlatmanın ne anlama geldiğini unuttuğunu düşünüyorum çünkü temel işlevi öykü anlatmak olmayan imajlarla çalışıyorlar. Benim için, yönetmenin görevi her şeyden önce söyleyecek bir şeyleri olması, bir anlatma tutkusu olması.
  • Bir film yapmanın iki yolu vardır. Bunlardan biri parlak bir fikre sahip olmayı ve bunu film aracılığıyla anlatmayı içerir. İkincisi ise, söylenmek isteneni keşfetmek için film yapmaktır.
  • Görüntüler için film çeken birinin öncelikle filmi kendi için yaptığını düşünüyorum.
  • Eylemi parçalıyorum, sete tamamen bakir, başka bir deyişle, çekeceğim plânlarla ilgili hiçbir şey düşünmeden geliyorum.
  • Her yönetmenin kendine ait bir sinema grameri vardır.
  • Zoom bir düşmandı benim için. Kameranın insan gözü gibi hareket ettiğine dair bir teorim vardı ve göz zoom yapamadığına göre bir şeyi yakından göstermek istediğimde travellingi tercih ediyordum. Şaşırarak, Antonioni’nin neredeyse her şeyi zoomla çektiğini gördüm. Ve kmi zaman elde edilen sonuçtan etkilendim.
  • Film çekilmeye başlandığında insanın içinde hiçbir korku kalmaz ve oyuncuları yönlendirmenin bir yöntemi aranır. Ancak bunun sırrı herhangi bir yöntemin olmamasında yatar. Onları yönlendirmek için yapılabilecek tek şey, onları rahat ettirmek ve bir başkası olduğu izlenimini yaratmaktır.
  • Bütçe ne kadar az ise o kadar filmin efendisi olursunuz. Bütçe çok önemli ise onun kölesi haline gelirsiniz. Kimi zaman tutkunuz size karşı döner ve kaybetmenize neden olur.
  • Sonuç olarak yapılmaması gereken hatalar vardır ve en kötüsü anlatılmak istenen öyküde nelerin gösterilmek istendiğinin açığa çıkmasıdır.

 

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.