Var Olma Sebebiniz… Kadınlar

Dario Fo ve Franca Rame – Kadın Oyunları 1


Sorunlu evlilikler, kocası tarafından aldatılan kadınlar, şiddet mağduru kadınlar, aşırı kıskanç erkeklerden nefes alamayan kadınlar, tecavüze uğrayıp bir de suçlu görülen kadınlar, depresyondaki kadınlar, mutsuz kadınlar, kadınlar, kadınlar… Kocasının nazik! elinin değmemesi gereken ev işlerini yaparken, bir yandan çocuk bakmak ve ev geçimine katkıda bulunmak için çalışmak zorunda kalan kadınlar… Çalışmasınlar, değil mi! Hayattaki tek görevi çocuk doğurmak olarak görülen kadınlar ve X Kromozomu taşıdığını unutan veya bilmiyor numarası yapan erkekler! Kadın monologlarından oluşan ve tek kişilik tiyatro olarak oynanan bu oyunları bazen üzülerek, bazen de gülümseyerek ama çoğunlukla sinir olarak okuyacaksınız.

“Çorapları kirleten sensin. Onları kim yıkıyor, peki? Benim çoraplarımı kaç kere yıkadın? Evlilik bu mu? Seninle konuşabilmeyi istiyorum. Benim sorunlarımın da olduğu hiç aklıma geldi mi? Tamam, senin sorunların benim demektir, ama benim sorunlarım da senin olmalı. Öyle seninkiler benim, benimkiler gene benim… Seninle konuşmak istiyorum… Ama işten döner dönmez uyumaya gidiyorsun… Akşam… Televizyon. Pazarları maç: 22 tane geri zekalının bir top peşinde koştuklarını görmeye… Aralarında bir geri zekalı daha var, ama o düdüklü ve ceketli… Luigi, çok kızar ve sanki anasına küfür edilmiş gibi, ‘Sen spordan ne anlarsın be…’ Ne biçim cevap. Beni spor ilgilendirmiyor. Spor kimin umurunda. Onu hiç böyle görmemiştim. Deli gibi bağırıyordu. Ben bağırdım, o bağırdı, bir sürü küfürlü laftan sonra tartışmayı bitirdik. Ben ciddi olarak dedim ki: ‘Yeter, eğer evlilik buysa ben büyük bir hata yapmışım.’ Hatamı aldım (Çocuğu alır) Kapıya geldim. Bu esnada anahtar elimdeydi. Eminim… Luigi yanıma geldi. Zavallı Luigi, yüzü kireç gibiydi… Böyle hüzünlü bir sahneyi ömrümde yaşamadım. Hiç şakam yoktu. O da anlamıştı. Beni içeri aldın ‘Haydi yapma böyle’… ‘Bırak beni’… ‘Önce konuşalım sonra istersen gidersin. Ama önce konuşalım. Diyalektik diye bir şey vardır, değil mi?’… Sonra beni diyalektiğe doğru çekti… (Yatağa ilerler) Beni oturttu. ‘Evet, haklısın,’ dedi. Ama annesinden böyle alışmıştı. Annesi gibi olmamı bekliyordu. Yanılmıştı. Değişmeliydi… yani kısaca ‘özeleştiri’ yaptı. Ne hoştu, ne hoştu… Ben ağlamaya başladım. O özeleştiri yaptı, ben ağladım. Ben ağladım o özeleştiri yaptı. Ne güzel ağladım dün akşam…”

Burada okuyacağınız/okuduğunuz hikâyelerin ne kadar evrensel olduklarını görüp şaşıracaksınız. Dünyadaki nadir ortak sorunlardan birisi de kadına maddi ve manevi olarak yöneltilen şiddettir. Burada belki kendinizi, ailenizi, komşunuzu veya arkadaşınızı göreceksiniz. Önemli olan zihniyetin değişmesidir. Ailelerin, çocuklarını sevgi dolu, saygılı, eşitlikçi, kadınları mal gibi görmeyen ve örnek bir insan olarak yetiştirmesi çok önemlidir. İyi okumalar.

“Sanatı siyasetten, felsefeden, ideolojiden ayırmak çok tehlikelidir. Sanat diğerlerinden arındırılmış, saf ve temiz kalabilir mi? Sanat kirlidir, bozuktur. Saf ve temiz sanat olamaz, çünkü sanat yaşama kuvvetli bağlarla bağlıdır.” ~Dario Fo

Oyun Başlıkları
Tecavüz (Ön Oyun)
Yalnız Kadın
Eve Dönüyorum
Dans Hocası “Bant Sistemi”
Akıl Hastanesindeki Bir Fahişenin Monoloğu
Yarın Olacak
Uyanış
Medea
Ben, Ulrike, Bağırıyorum
Alice Harikaları Olmayan Diyarda
Hippi Ana (Uçuk Ana)

Dario Fo (solda) ve Franca Rame

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.