Seyahate Çıkmanız İçin İlham Veren Filmler

Soğuk kış günlerinde kendini sıcacık güneşli sahillere atmak isteyenlere ya da yaklaşan sömestr tatilini Türkiye dışında geçirmeyi planlamak için ilham kaynağına mı ihtiyacınız var? İşte sizi oturduğunuz yerden koparıp uzak diyarlara götürecek birbirinden güzel filmler.

THE MOTORCYCLE DIARIES / MOTOSİKLET GÜNLÜĞÜ (2004)

1950’li yılların başlarında Ernesto ve Alberto adlı iki genç, Arjantin’in başkenti olan Buenos Aires’ten bir motosikletin tepesinde yola çıkarlar. Bir süre sonra araçları arızalanır ve gençlerin otostop çekmesi gerekmektedir. Artık yeniden halka iç içedirler. Bu durum, Latin Amerika’nın düşündüklerinden çok daha farklı bir yer olduğunu onlara fark ettirecektir. Kıtanın yaşadığı acılar, çarpık kentleşme, adaletsizlikler, yolsuzluklar, bu iki genci değiştirecektir. Bu sürprizlerle dolu yolculuk, sadece bu iki genç adamın değil, bir çok ülkenin kaderini de etkileyecektir.

Yıllar sonra Ernesto “Che” Guevara ismi ile devrimci hareketin öncülerinden birine dönüşecek olan bir genç adamın sosyal ve siyasal olgunlaşma süreci sinema uyarlamasıyla karşımızda.

THE SECRET LIFE OF WALTER MITTY / WALTER MİTTY’NİN GİZLİ YAŞAMI (2013)

Fantezi dünyasında sessiz sedasız bir hayat süren, tirajı yüksek “Life!” dergisinin fotoğraf arşivinde çalışmakta olan Walter, kendini hiç beklenmedik bir maceranın içinde bulur. Yeni iş arkadaşı Cheryl’la masumca flört etmeye başlamasının sonrasında hayatı, hayalindeki sevgilinin gerçeğe dönüşmesiyle değişir. Cheryl, onun uzun süredir düşlediği aşkın vücut bulduğu insandır. Ancak Walter, büyüsünün bozulacağını düşündüğünden hislerini Cheryl’a açıklamakta tereddüt etmektedir. Bir yandan da derginin artık yalnızca internetten yayın yapacağı haberini alması, onu işini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya getirecektir. Derginin basılı yayın hayatına veda edeceği son sayısında çıkması planlanan önemli bir fotoğrafın yok olmasıyla işler karışır. Walter’ı ve Cheryl’ı akıl almaz olaylar ve sürpriz gelişmeler beklemektedir.

A MAP FOR SATURDAY / BİR CUMARTESİ HARİTASI (2007)

A Map for Saturday, birçok kişinin yerinde olmak istediği bir çalışanın New York’da yaşayan, HBO kanalında havalı bir işe sahip olan Brooke Silva Braga’nın her şeyi geride bırakıp sırt çantasıyla dünyayı gezmeye başlamasını anlatan bir seri.

180 SOUTH / 180 DERECE GÜNEY (2010)

Chris Malloy’un filmi Patagonya’nın doğasını kalbinize öyle derin işliyor ki kendinizi evinizde hissediyorsunuz.

“180 Derece Güney: Faydasızın Kaşifleri” Jeff Johnson’ın kahramanları Yvon Chouinard ve Doug Tompkins’in Patagonya’ya yaptığı yolculuğun izlerini sürmesini anlatıyor.

Yol boyunca Easter Island’da karaya oturuyor, hayatında gördüğü en büyük dalgada sörf yapıyor ve kendini Ceroo Corcovado’ya nadiren yapılan bir tırmanışa hazırlıyor. Jeff’in hayatı buraya bir zamanlar tırmanış ve sörf aşkıyla gelip sonradan vahşi doğa tecrübesini her şeyin üstünde tutmaya başlayan ve servetlerini Patagonya’yı korumak için harcayan Chouinard ve Tompkins’le tanışmasıyla değişiyor.

QUE TAN LEJOS / ÇOK UZAK (2006)

  • Bambaşka nedenlerle çantalara yüklenen umutlarla yola çıkar iki kız… Köylülerin eylemiyle kesilen yollarda hayatları kesişir. Sonrası ise Quito’dan Cuenca’ya otostopla gitme çabasıdır. Yollar, farklı kaygılarla aynı yöne baş koymuş insanları karşılaştırmakta bir sakınca görmez. Asıl amaçlar, bir gün süren bu macera boyunca silinse de tamamen üç yabancının birbirlerinin dünyasındaki iç yolculukları o kadar çabuk bitmeyecek gibidir.

    THE WAY / YOL (2010)

    “The Way” aile, dostlar ve bu sürekli değişen karmaşık dünyada karşılaştığımız zorlukları anlatan güçlü ve ilham verici bir film. Camino de Santiago’da yürürken çıkan fırtına yüzünden ölen oğlunun cenazesini almak için Fransa’ya giden bir baba, eve geri dönmek yerine, oğlunun geziyi bitirme arzusunu gerçekleştirmek için unutulmaz bir yolculuğa çıkmaya karar verir. Yol boyunca dünyanın dört bir yanından gelmiş birçok insanla tanışır ve “yaşadığımız hayat ile seçtiğimiz hayat” arasındaki farkı keşfeder.

    IN JULY / TEMMUZ’DA (2000)

    • Daniel bir öğretmendir. Kişiliğinin de getirileriyle hiçbir şekilde kendi öğrencileriyle yakın olmak istememektedir. Onun bakış açısından herkes kendi görevini bilmeli ve buna göre hareket etmektedir. Bir gün Juli ile tanışır. Juli, Daniel’e hayatının aşkını çok kısa bir süre içerisinde bulacağını söyler. Daniel buna inanır. Bir gün Melek isimli bir Türk kızına aşık olur. Melek’in peşine takılıp bir ucu da Türkiye’ye kadar varacak bir yolculuğa çıkacaktır. Bu yolculuğun sürprizleri ise hiç eksik olmayacaktır.
    • L’AUBERGE ESPAGNOLE / İSPANYOL PANSİYONU (2002)

      Kaynak: NTV

 

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.