12.02.2016 Cuma Günü Vizyona Giren Filmler

Bu hafta üç yerli, dört yabancı film vizyona girdi. Önce yerli filmlerden bahsedelim. Çekimleri İstanbul ve Amsterdam’da yapılan Dünyanın En Güzel Kokusu filmi, iki yakın arkadaşın arasında yaşanan aşk anlatılıyor. Sadece arkadaşız, biz sevgili olamayız diye başlayan ve sonunda mutlaka sevgili oldukları tarzda bir konusu olan film. Yalnız fazla dolu bir konusu olduğunu söyleyemem. En azından 14 Şubat Sevgililer Günü’nün yaklaştığı düşünülürse sinemalara gitmek için bir sebep yaratılmak istenmiş olabilir. Belki. Hesapta Aşk filmi yine aşk konulu bir film ama konusu biraz daha farklı. İnternette tanışılan bir sevgili, onunla tanışmak için aileden habersiz çıkılan seyahat ve bolca güldürdüğü varsayılan film replikleri… Bir yanda baskıcı bir aile, bir yanda ailenin sapık erkek kardeşi (gene erkekler, gene sapıklık, gene cinsellik. Sanki erkeklerin işi gücü bu. Erkek olsam isyan ederdim!), bir yanda internette tanışılan adamın pislik çıkması gibi sade bir konuya sahip. Sanki insanlar âşklarını çok güzel yaşıyorlarmış gibi, sanki insanlar özgürce birbirlerini doya doya sevebiliyorlarmış gibi bunların filmlerini çekiyorlar hâlâ. Gülmek, eğlenmek güzel ama gazetelerin üçüncü sayfaları aşk(!) cinayetleriyle doluyken bu filmler hiç inandırıcı olmuyor, topluma üç numara büyük geliyor, kusura bakmayın. Sadece komedi konusunda değil sıkıntı, gene inli cinli filmlerle başımız belada. Mel-Un filmi ülkemizde çekilen sıradan, bayat, şeytanlı filmlerden sadece biri. Gidecek yerli bir film kalmadı, üzülerek bunu söylüyorum. Nerede toplumsal sorunlara eğilen filmler? Bunlara izin mi verilmiyor, çekilmesi mi zor, yetenekli yönetmen ve senaristlerden bu kadar mı yoksunuz bilemedim. O kadar kaliteli korku filmleri gördükten sonra bu tarzda kokru filmleri komedi gibi geliyor insana. Gelelim yabancı filmlere… Üzerinde uzun süre konuşulan ve başrolünde Ryan Reynolds’un oynadığı Deadpool filmi, bu haftanın popüler yapımlarından biri. Kanserden ölmek üzere olan Wade, bir program sayesinde süper güçlere sahip bir çeşit kahramana dönüşüyor. Espriler yapan, hayatı sallamayan kahraman tiplemelerine Hancock filmlerinden bu yana epey aşinayız. Görsel efekt ve kurgu bakımından izlemeye değer olsa da konu bakımından klişeden öteye gidilememiş. Eşeğe altın semer de vurulsa, eşek yine aynı eşek olacaktır. Kılıfı değiştirebilirsiniz ama konu hiç değişmiyor. Bu hafta izlenmeye değer filmlerden birisi Danimarkalı Kız. En azından 14 Şubat günü bir filme gitmeyi düşünüyorsanız bu filmi öneririm. Filmde hiç bir zaman erkek kimliğiyle barışık olamayan ve kadın olmayı arzulayan bir ressamın, romandan uyarlanma hikâyesi anlatılıyor. Umuyorum bu türde güzel filmler daha da çok yapılır ve eşcinsel insanları aşağılayan, kendilerine normal diyen kesim sonsuza kadar yok olur gider. Eşcinsellik bir hastalık değildir, asıl hastalık bunun hastalık olduğunu düşünmektir. Bir başka roman uyarlaması olan Aşkın Seçimi filminde bir aşk üçgeni anlatılıyor. Sevgilinizle gitmeyi belki de düşünmeyebileceğiniz bir film olabilir çünkü filmde aldatma, ayrılık ve bir tarafın üzülmesiyle diğer tarafın sevinmesi gibi temalar söz konusu. Yine de seçim sizin. Sonuçta filmler sadece 14 Şubat için gösterilmiyor. Sessiz Çığlık, Danimarkalı Kız’dan sonra izlenmeye değer ikinci film. Bir ölüm ve bu ölümün geride kalanlar üzerinde bıraktıkları etkilerin anlatıldığı filmde, aile bağlarının ne kadar önemli olduğunu anlıyoruz. Bir kazanın ardındaki gerçekler, baba ile iki oğlunun geçmişleriyle yüzleşme hikâyesini severek izleyeceğinizi düşünüyorum. Hepinize iyi seyirler.

Deadpool (Bilimkurgu, Fantastik)

The Danish Girl – Danimarkalı Kız (Biyografi, Dram)

The Choice – Aşkın Seçimi (Romantik, Dram)

Louder Than Bombs – Sessiz Çığlık (Dram)

Dünyanın En Güzel Kokusu (Romantik, Komedi)

Hesapta Aşk (Romantik)

Mel-Un (Korku)

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.