Çeksek mi Fişi, Çekmesek mi?

Dedemin Fişi Poster

22 Ocak Cuma günü vizyona giren yerli filmlerden şüphesiz Dedemin Fişi, bu hafta hakkında en çok konuşulanlardan biri oldu. Oyuncuların, televizyonda yayınlanan sevilen program Güldür Güldür ekibi kadrosundan oluştuğu bu yapımı beğenenler de, beğenmeyenler de mevcut. Eminim her iki tarafın böyle düşünmelerinde kendilerince haklı sebepleri var. Öncelikle fragman, film hakkındaki beklentilerimin kötü olmamasını sağladı. Fragmandan, filmin başarılı olduğu, kendi türünde (komedi) insanları eğlendirmeyi başardığını söylemek mümkün. Filmde de bel altı esprilerin kullanılmadığını, espri dozunun yeterli tutulduğunu da eklemek yanlış olmaz.

Meltem Bozoflu’nun yönetmen, Yılmaz Erdoğan ile Murat Kepez’in senarist, yapımcının BKM olduğu filmdeki oyuncu kadrosunda şu isimleri görüyoruz: Doğa Rutkay, Onur Buldu, Özlem Tokaslan, Ayşen Gruda, Ayşegül Akdemir, Alper Kul, Erdem Yener, Özge Borak, İrem Sak, Onur Atilla, Meltem Yılmazkaya, Zeynep Kankonde vs.

Filmdeki ailemiz Çirci ailesi. Ailenin reisi Salih Bey’in beyin ölümü gerçekleşince hayatı makinelere bağlı şekilde devam etiriliyor. Filmin ismi de buradan geliyor zaten. Makinenin fişini çekersek ne olur? Zaten beyin ölümü gerçekleşen bir kişinin makinelere bağlı solunumu da, kalp atışı da sona erer. Bu zor kararı vermeden önce ailenin üstesinden gelmesi gereken bazı zorluklar var. Öncelikli iş miras! Çocuklar, torunlar miras derdiyle yaşlı adamın başına üşüşürler.

Miras işinin komik olayların arasına harmanlandığı film, çoğunlukla beklentileri karşılar nitelikte. Hemen hemen her filmin vazgeçilmez kuralıyla giderseniz, filmden mutlu, rahatlamış bir şekilde çıkarsınız. O kural neydi? Beklentilerinizi asla yüksek tutmayın! Film kötü olduğu için demiyorum ama ben bu kuralımı Yıldız Savaşları’nın son filmi için kırmıştım ve filmden tam bir görsel şölen hazzıyla ayrılmama rağmen bu görselliğin içinde bile hissettiğim bir boşluk hissini hâlâ unutamıyorum. Neden mi? Beklentilerimi çok yükselttiğimden dolayı. Her dalda Oscar Ödülü alan bir filmde (Yok böyle bir film henüz) bile beklentileriniz çok yüksekse ondan bile hayal kırıklığı içinde ayrılabilirsiniz. O yüzden bu kuralı hayatta hiçbir konuda gerçekleştirmeyi unutmayın. Bu yüzden Güldür Güldür programından daha fazla veya belki de ona eşit bir performans bekleyenlerin filmden çıktıktan sonra yazdıkları hayal kırıklığı ile dolu yorumlarını bu açıdan dikkate alın ve sizlerde aynı hataya düşmeyin. Film güldürüyor mu? Güldürüyor. Eğleniyor musnuz? Evet. Filmi yarıda bırakıp çıkmak mı istiyorsunuz? Bunu yapanlar var ama bence gereksiz bir hareket. Belki seyircinin tuvaleti geldi çıktı, dönüşte de yolu bulamadı, kayboldu gitti diye düşünülebilir. Yoksa çıkılıp gidilecek bir film olduğunu düşünmüyorum. Ayıp olurdu yoksa! Yalnız bir konuda çok endişeliyim, o konuda devam filmi hakkında. İstisnalar geneli bozmaz, devam filmlerinin öncüllerinden güzel olduğu çok nadirdir. Bundan daha iyi bir iş çıkarmalarını beklemek, deveye hendek atlatmaya benzese de o deve, o hendeği atlamak zorunda! Zavallı devenin yapabileceği bir şey yok, yoksa dayağı yiyecek gibi görünüyor. Hepinize keyifli seyirler.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.