25.03.2016 Cuma Günü Vizyona Giren Filmler

Bu hafta vizyona girecek olan 6 filmin yarısı yerli film. Her ne kadar yabancı filmlerden biri çok dikkat çekse de ben filmlere yerli yapımlarımızdan başlamayı tercih ediyorum. Azazil 2: Büyü, filmlerimizi üçüne üç harfliler kaçtığının en büyük kanıtı. (Demekten çekinmeyin artık şu cin kelimesini. Kim, neresinden uydurduysa iyi tuttu. Hala bu kelimeden dehşete kapılanları gördükçe kafalarına eti cin atasım geliyor.) Bana göre korku filmleri üçe ayrılıyor: Dinle iç içe olan türü, kan ve sadistliği ön plâna çıkaran gerilimle karışık korku türü ve kanlı sahneler olmadan ve sadece insanları gererek korkutmayı amaçlayan son tür. Filmlerde iki türü, hatta üç türü birden karışık şekilde görebilirsiniz. Benim sevdiğim ve üstüne güzel bir yorum yapabileceği tür sonuncusu, yani gerilim vermeyi amaç edinen filmler. Dinle iç içe karışmasına da bir şekilde katlanabilirim ama vahşet dolu filmlere kesinlikle tahammül edemiyorum çünkü gerçek yaşamda zaten dehşeti olabildiğine yaşıyor ve görüyoruz. Bu dehşet filmlere gidenleri da anlamıyorum. Hayır, onlarla empati yapamıyorum. Neden bir insan bu tür filmden zevk alır? Azazil 2 filmi de anladığım kadarıyla gerilim ve din bir arada kullanılmış. Böyle bir korku filmini ancak “Gerçek Hayattan Hikâyelerden Esinlenilmiştir!” yazarak izletebilirsiniz. Haydi be! Dikkat edilirse artık korku filmlerinin balında bu gerçek olayı insanlara yutturulmak isteniyor. Bir filmde büyü, in, cin, peri, elf, goblin ve bunun gibi doğaüstü olaylar varsa bu film Bilimkurgu-Fantastik türlerine girer. Aslında filmin gerçek türü fantastik korku olarak nitelendirilebilir. Lütfen bunlar gerçek şeylermiş gibi insanların, özellikle de gençlerin beyinlerini alt üst etmeyin. Ayrıca şunu da unutmayın: Şeytana karşı koruma sağlayan bu yüce dinler nedense insanların kötülüğe dur diyemiyor. Bence insanların sadistliği ile ilgili daha çok film çekilmeli, en azından gerçekçi olurdu. Bu filmle ilgili diyeceğim son şey fragmanına aldanmayın derim. Bu filmden sonra diğer filmler daha masum geliyor. Leblebi Tozu Çorum’da geçen keyif verici bir film. Zaten leblebi deyince akla hemen Çorum geliyor. “Bu güne kadar kimse leblebi tozuyla konuşamadı. Konuşmayı deneyen herkes öldü!) Çorum’daki müzeden tarihî eserleri çalıp, zengin olmanın hayalini kuran ü arkadaşın plânları istedikleri gibi gitmez. Leblebi tozuyla Çorum aksanını öğrenmek kolay olmasa gerek. Yine de komedi alanında çok başarılı bir yapım olduğunu söyleyemem. Son yerli film Sol Şerit, başka bir üç arkadaşın yolda başından geçen komik olaylar anlatılıyor. Eğlendirmek anlamında diğer filminden daha çok şey vaat etse de vasat olarak değerlendiriyorum. Düğüne giderken uçağı kaçıran bu arkadaşlar, bir kadını kaçırıp bagaja atan mafyanın arabasını çalarlar. Oyunculuklar film kadar kötü değil. Oyuncuların performansı için izlenebilecek filmlerden. İzlemeye değer bir senaryosu olan, oyunculukların göz kamaştırdığı, müzikleriyle izleyiciyi cezbeden bir film aramaktan vazgeçtim, bari bu üç maddeden sadece biri olsun!

Haftalardır beklenen film Batman v. Superman: Adaletin Şafağı filmi nihayet sinemalarda! Kendi şehirlerinde sevilmeyen iki süper kahraman birbirlerinden de pek hoşlanmazlar ve aralarında kıyasıya bir rekabet başlar. Görsel efektlerde dudak uçuklatacak sahneler, türü komedi olmamasına rağmen oldukça komik sahneler (bizim komedi filmleriyle kıyaslanırsa bu film daha komik kalır). Metropolis’te Süperman, Gotham Şehri’nde Batman karşıtları bir hayli artmıştır. Şehirleri değiştirmek yerine birbirlerine diş bilemeye başlarlar sanki yeterince hırsız, katil yokmuş gibi şehirde. Ben Affleck /Bruce Wayne/Batman) ve Henry Cavill (Clark Kent/Superman), karşılarına (standart) yeni bir düşman çıkınca güçlerini birleştirmek zorunda kalacaklardır. Benim buradaki favorim Gal Gadot (Diana Prince/Wonder Woman). Bu arada kendisi hakkında ufak bilgiler vereyim. Kendisini daha çok Hızlı ve Öfkeli serisinden tanıyoruz.2017 yılında Wonder Woman filminde elbette baş rolde olacak. 2017’de Adalet Birliği: Bölüm 1 ve 2019’da Adalet Birliği: Bölüm 2 filmlerinde de Wonder Woman karakteriyle karşımıza çıkacak. Wonder Woman rolü üstüne yapışacak gibi görünüyor.  Bir diğer Amerikan yapımı olan Hayatımın Yolculuğu filminde Robert Redford, Emma Thompson, Nick Nolte, Mary Steenburgen ve Kristen Schaal gibi oyuncuları izleyebilirsiniz. Yirmi yıl İngiltere’de kalan Bill Bryson nihayet Amerika’ya döner ama memleketiyle daha sıkı bir bağ kurmak isteyen Bill’in yeni hedefi  Apalaş Yürüyüş Patikası’dır (Appalachian Trail). Karısının yalnız gitmesine gönlü el vermeyince eski bir arkadaşını da alıp yola çıkarlar. Doğa manzaralarının keyfini çıkartıp, gülmek isteyen seyircilere bu filmi kaçırmamalarını öneriyorum. Nobel ödüllü yazarımız Orhan Pamuk’un Masumiyet Müzesi kitabından esinlenilen Hatıraların Masumiyeti filminde İngiliz belgeselci Grant Gee’nin gözünden İstanbul Çukurcuma’daki müzeyi izleyeceğiz. İzlemeye değer bir yapım. “İnsan ile eşyanın her buluşması bir hikâyedir. Hikâyeler zamanda hareket eder.” Elinizdeki bir eşyayı düşünün. Onu kullanırken ne düşünüyordunuz, ne hissediyorsunuz? Birini mi düşünüyordunuz yoksa aklınızda hayalleriniz mi geçiyordu? Nereye bakıyor, ne okuyor, ne yazıyordunuz? Bu film sizlere yepyeni bakış açıları kazandırabilir. Hepinizin keyifli ve güzel bir hafta sonu geçirmesi temennisiyle…

Batman v Superman: Dawn of Justice – Batman v Superman: Adaletin Şafağı (Bilimkurgu, Aksiyon)

A Walk In The Woods – Hayatımın Yolculuğu (Dram, Komedi)

Azazil 2: Büyü (Korku)

Leblebi Tozu (Komedi)

Innocence of Memories – Hatıraların Masumiyeti (Belgesel)

Sol Şerit (Komedi)

25.03.2016 vizyona girenler

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.