Sinemada İlkler – Yedinci Sanatın Az Bilinenleri

Sinema - Cinema
Sinemada İlkler

19. yüzyıldan başlayarak gelişen sinema sektörü, günümüzde bilimsel bir başarının ötesine geçip insanların eğlence merkezine dönüşmüştür. Denenmedik hiç bir şey kalmasın, bütün çekim tekniklerini uygulayalım, her şeyi senaryolaştıralım diyerek zamanla uygulamaya geçirilecek yeni şeyler bulamaz olduk. Gittiğimiz filmler klişenin ötesine geçemiyor mu? Çekim teknikleri eskidi mi? Size de bütün senaryolar banal mı geliyor? Yoksa artık çekilecek bir şey kalmadığından eski filmlerin yeni versiyonları mı çekiliyor? Çekilen bir film tuttuysa bunun devam filmleri ile serinin içine mi ediliyor? Sizlerin de kafalarında bu sorular dönüyorsa merak etmeyin. Yalnız değilsiniz. Bir de şunu aklınızdan çıkarmamanız önemli. Bize eski gelen ama zamanın önemli gelişmeleri büyük bir kuşkuyla karşılanıyordu. Örneğin sesli filmlere, görüntü gücünün azalacağı endişesiyle karşı çıkılmıştı. Günümüzde ise görüntü her şeyin önüne geçmiş durumda ve görsel efekt tasarımları filmin en maliyetli bölümü bile olabiliyor. Her yeni teknik beraberinde kuşkuculuğu getiriyordu. Sinema sektörünün yani namı-ı diğer yedinci sanatın bir zamanlar yeniliklerle dolu olduğu ve ilklerin yaşanıp, henüz hiçbir şeyin klişeleşmediği zamanlara dönerek neler gelişmiş bir bakalım.

Karanlık Odanın İcadı – Arap Bilgin Ebu Ali el-Hasan, 980 civarında karanlık odayı geliştirdi.

Sihirli Kutunun İcadı – Modern kamera ve projektör teknolojilerinin atası sayılan sihirli kutu, 17. yüzyılda icat edildi. Sihirli kutuda aygıtın içine yerleştirilen ışık kaynağı görüntüleri perdeye yansıtırdı.

Esnek Yapılı Selüloidin İcadı – 19. yüzyılda icat edildi. Sinemanın doğuşu açısından oldukça önemli bir gelişmeydi. Amerikalı George Eastman’ın ürettiği delikli rulo filmin patenti 1889’da alındı. Charles-Émile Rexnaud panayırlarda, saniyede 12 görüntülük kare akış hızı tekniğini kullanarak insan gözünün ayrı görüntüleri seçmemesini sağladı. Bu tekniğe “fenakistoskop” veya “praksinoskop” adı veriliyor.

İnsan ve Hayvan Hareketlerinin Belgelenmesi – Eadweard Muybridge, çektiği fotoğraflarla bunları belgeledi.

Edison’un Kinetoskopu – Thomas Alva Edison tek izleyiciye göre tasarladığı ilk filmleri 1893’te gösterdi. Bu kinetoskopun sadece tekrar oynatma işlevi vardı.

İlk Film Gösterisi – Lumière Kardeşler seyircilere ücret karşılığında ilk film gösterisini sundular. Sene 1895. İlk başta Lumière Kardeşler’in gösterisi üst sınıf için düzenlenirdi. “Bir Trenin La Ciotat Garı’na Girişi” gibi kısa bir film o zamanlarda epey heyecan verici bir gelişmeydi. Lumière Kardeşler sinematografı günlük yaşamı belgelemek için kullandı.

İlk Sesli Film – 1927 yılında “Caz Şarkıcısı” sinemalarda gösterildi.

ABD Sinema Sektörünün Yükselişi – 2. Dünya Savaşı’ndan sonrasına rastladı. Amerika’nın yükselişe geçtiği yer sadece sinema sektörü de değildi. Başta ekonomi olmak üzere her açıdan gelişti. Savaştan birilerinin de kârlı çıkması lâzımdı, değil mi? Hollywood’un gücü doruklara çıktı.

Pahalı ve Yüksek Gişe Gelirli Filmlerin Yükselişi – 1980’ler ve 1990’larda dünya çapında pahalı ve yüksek gişe gelirli filmler yaygınlaştı.

George Méliès Yenilikleri – Yeni teknolojinin yanılsamalar yaratma gücünü kavrayıp, bunu başarıyla kullandı. Stüdyosunda kurmaca ortamlar hazırlayarak kısa filmler çekti. Ardışık çekim teknikleri kullanarak peri masalları, korku ve hayalet hikâyeleriyle seyircileri büyüledi.

İlk Uzun Film – George Méliès’nin 1902 yılında çektiği “Ay’a Yolculuk” filmi 15 dakikayıd ve tarihe ilk uzun film olarak geçti.

Amerika’da İlk Sinema Salonu – 1902’de Los Angeles’ta açıldı. Film dağıtımlarının 1904’te başmasıyla gösterim seansları ve kârlar daha iyi bir şekilde denetlenmeye başladı.

Hollywood’un Kuruluşu – Yörenin iklimi film yapımı için çok uygundu. Tröst hareketlerin özellikle New York’ta artmasından sonra birçok bağımsız film şirketi Los Angeles’a geldi. Böylece 1914’e doğru Hollywood, Amerikan sinemasının merkezi hâline dönüştü.

Fransız Sinema Sektörünün Kurucusu Pathé – 1. Dünya Savaşı’na kadar dünya çağında film ticareti ile büyük bir nüfuz elde eden Pathé, Société Pathé Frères şirketini kurdu. Bu şirkette çalışmaya başlayan yönetmenler haftada on yeni film çıkardılar. Pathé, Fransa ve Belçika’da 200 sinema salonu işletti. Fransa’da tutulan film türü komediydi. Fransa’dan sonra Avrupa’nın ikinci büyük film yapım ülkesi Danimarka’ydı.

İlk Western Filmi – Amerika’da Edwin S. Porter, “Büyük Tren Soygunu” filmini 1903’te çekti. Kurgu, sanatsal yaklaşımla birleşti.

İlk Anıtsal Filmler – İtalya’da tarihsel konuların tercih edildiği ilk anıtsal filmler ortaya çıktı.

Yaratıcı Sinemanın Doğuşu – Yönetmenin film üzerinde tam hâkimiyeti olduğu bu fimlerle amerika ve Avrupa’nın ilk film yıldızları ortaya çıktı.

Siyasetin Sinemaya Girmesi – Özellikle 1. Dünya Savaşı sinemada bir dönüm noktası oldu. 1920’lerde siyasetin etkisi filmlerde, özellikle İtalyan ve Rus filmlerinde hissedildi. Sinema bir propoganda aracı olarak kullanılmaya başlandı.

Sinemada Irkçı Eğilimlerin Ortaya Çıkması – Tröst hareketine karşı kurulan ve sanatsal açıdan bağımsız olan film şirketleri zamanla bunu yitirdiler. Alınan ödünç paralar ve borsanın da işe karışmasıyla film yapımcıları büyük şirketlerin denetimi altına girdiler. Artık sanat için film değil, para için film zamanıydı. Düşünsel içerikten yoksun olan filmlerde ırkçı yaklaşımlar arttı. Sinema sektörü artık kendi kendini sansürlüyordu. (Oto sansür).

El Kamerasının Kullanılması – Fransa’da Abel Gance, sekiz saat süren anıtsal filmi “Napolyon”u 1927-28 yıllarında el kamerası kullanarak çekti.

İlk Gerçeküstücü Film – İspanyol yönetmen Luis Bunuel, ressam Salvador Dalí ile birlikte 1929 yılında ilk gerçeküstücü filmi çekti.

 Ses Teknolojinin Katılması – 1927’de ses teknoloji sinema sektörünü baştan aşağı değiştirdi. Müzikal filmler gibi yeni film türleri ortaya çıktı. Sessiz film oyuncuların meslek yaşamları sona erdi.

Filmlere Yabancı Dillerde Dublaj Yapılması – 1930’ların sonlarında başlandı.

Milliyetçi Filmlerin Yükselişi – Milliyetçi filmlerin yükselişi denilince akla çoğunlukla 2. Dünya Savaşı ve Almanya geliyor. Naziler, sinemaya gösterilen bu ilgiden faydalanmak, alman halkını fedakârlığa davet etmek ve Anti-Semitik propogandaları kullanmak üzere milliyetçi filmler çekmeye başladılar. Sözde apolitik eğlence filmleri bile ideal bir dünya görüşünün sunulduğu yönlendirici filmlerdi.

Şimdiye Kadarki En Başarılı Bilimkurgu Filmi – Yıldız Savaşları toplam 775 milyon dolar gişe geliri sağladı.

Bilimkurguda İlk Tam Metrajlı ve Konulu Film – Sovyet yapımı “Aelita” filmi 1924 yılında çekildi. Film, Mars Kraliçesi ile bir Sovyet araştırmacısı arasındaki âşkı anlatıyordu.

Yarı Belgesel Yeni Gerçekçi Üslubun Gelişmesi – İtalyan yönetmenler (Roberto Rosselini, Roma Açık Kent, 1945 ve Vittorio de Sica, Bisiklet Hırsızı, 1948), bu üslupla birlikte İtalyan anıtsal filmlerine ve Mussolini’nin faşist propagandasına karşı çıktılar.

Sinema Sektörünün Gençlere Yönelik Olmaya Başlaması – Evlerde televizyonun yaygınlaşmasıyla yaşça ileri olan kesim sinemadan uzaklaşıp, evlerinde televizyon izlemeye başladı. Film kahramanları gençleşti, senaryolar gençlere göre yazılmaya başlandı. Televizyonun devreye girmesiyle sinema sektörü gerilemeye başladı. Bu yüzden sinema salonlarında gelişmeler yaşanmaya başladı. Geniş sinemaskop formatı, üç boyutlu filmler bu yeniliklerden sadece ikisiydi.

Siyah Amerikalıların Başrollerde Oynaması – 1960’ların sonunda Siyah Amerikalılar filmlerin başrollerinde başarıyla oynadılar. 1970-75 yılları arasında Siyah Amerikalıların yurttaşlık hakları etkisini taşıyan 200’e yakın film çekildi.

Klişeler Dönemi – Birçok yapım gizli ırkçılık temaları taşıyordu. Siyah Amerikalılar ve eşcinseller suçlu, uşak veya palyaço; kadınlar ise seks nesnesi veya masum bakire rollerinde oynatılıyordu. Bu klişeler 1970’lerde kırılmaya başladı. Sosyal ve siyasal sıkıntıları temel alan filmler ortaya çıktı.

Sinema Tarihinin En Büyük Fiyaskosu – Michael Cimino’nun 1980 yılında çektiği “Cennetin Kapısı” film, 50 milyon dolarlık bütçesiyle United Artists’i finansal olarak yıktı. Cimino; mükemmeliyetçi yaklaşımları, zorlu çekim plânları ve kabarık bütçesiyle yüksek risklere girişti. Bu olay, yaratıcı yönetmenliğin de sonunu getirdi. Çekilen filmlerin son kararını veren yönetmen sayısı çok azaldı. Video teknolojisinin gelişmesi ve televizyon, sinemada estetik niteliği gerilemesin önemli rol oynadı.

Maliyeti 200 Milyon Doları aşan İlk Film – Peter Jackson’un 2005 yılında çektiği “King Kong” filmi.

Ev Sinemasının Gelişmesi – Videokasetlerle ev sineması oldukça popüler oldu. Video formatında sürülen filmlerin konusu boştu ve çoğunlukla korku türündeydi.

Sinemada Görsel Efekt Egemenliği – Tamamen “sahneleme” tekniğine daya bilgisayar yapımı ilk filmler 1990’ların ortasında sinema izleyicisinin beğenisine sunuldu.

Bollywood Sinemasının Ortaya Çıkışı – Bombay ve Hollywood kelimelerinin birleşimiyle oluşturulan Bollywood, 1950 ve 1960’larda ortaya çıktı.

Kaynak

Bilgi Küpü

 

One thought on “Sinemada İlkler – Yedinci Sanatın Az Bilinenleri

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.