Türkiye Neden Kış Saatine Geçmelidir?

Kış Saati Uygulamasına Geçilsin
Türkiye (Temsili)

Yaz saati uygulamasının kalkması sebebiyle artık saatleri bir ileri bir geri alma derdimiz ortadan kalktı. Ama bu daha büyük sorunlara yol açtı. Yaz saati sisteminin kalkması açısından bizler sorun yaşamıyoruz. Takıldığımız nokta neden kış saati uygulamasına geçilmeden yaz saati uygulamasının kaldırılmaya çalışılması. Farkında mısınız bilmiyorum ama biz hâlâ yaz saati uygulamasındayız ve bu sürekli bu şekilde devam edecek. Yaz saati uygulamasını kesinleştiren karardan sonra yaz saati uygulamasından vazgeçildi demek çok abes bir düşünce. Eminim biraz düşünürseniz bu verilen kararın arkasındaki gerçek nedenleri sizler de görmeye başlayacaksınız veya neden kış saatine dönüş yapmıyoruz şeklinde düşünceleriniz oluşmaya başlayacak.

Türkiye Neden Kış Saati Uygulamasına Geçmeli?

  1. Eskiden tek bir saat kullanılırdı ve bu da kış saatiydi. Yaza doğru saatleri bir sat ileri almak sonradan uygulanmaya başlandı. 1972 yılından bu yana tüm ülkede yazın saatler bir saat ileriye alınmaya başlandı. Yaz saatinin gerçekten faydalı olup olmadığına dair çeşitli tartışmalar yıllardır herkesin dilinde.
  2. Türkiye’nin en doğusu ve en batısı arasındaki zaman farkı 1 saat 16 dakikadır. Ülkemiz 26o ve 45o doğu meridyenleri arasında bulunmaktadır. Yani Doğu Avrupa Zaman Dilimi’nde bulunan Türkiye’nin kullandığı saat 30o doğu meridyenine aittir. Yaz saati uygulaması ile 30o yerine 45o doğu meridyeni kullanılmaktadır. Yaz saati uygulamasından vazgeçilmesi demek bizim sürekli 45o doğu meridyeninde kısılıp kalmamız anlamına gelmektedir.
  3. Gün ışığından daha fazla yararlanılmak istenmesi sebebiyle kış saati uygulamasından vazgeçilmiştir ama ortaya çıkan sonuçlara bakıldığında verilen kararın tam tersi olan etkileri görülmektedir. Sabah güneş ışığından yoksun bir şekilde uyanıp işe, okula gitmek zorunda kalanlar güneş ışığından daha fazla mahrum kalmışlardır. İnsanlar sabah yeterince iyi uyuyamadıklarını söylemektedirler. Akşam saatin bir saat daha geç kararması sorun değildir. Her ne şekilde olursa olsun iş saatlerine bakılırsa zaten işten zaten karanlıkta çıkılmaktadır. Önemli olan sabah güneşle birlikte uyanıp, hazırlanıp dışarı o şekilde çıkabilmektir. Gündüz canlıları da sabah güneş ışığıyla beraber uyanmaktır. Karanlıkta uyanıp, hazırlanmak insan psikolojisini ciddi anlamda kötü etkilemektedir. Bu durum 6. maddede daha detaylı bir şekilde açıklanmıştır.
  4. Şimdi uygulanan UTC+3 (UTC, Eşgüdümsel Evrensel Zaman anlamına gelmektedir) standart zaman dilimini kullanan ülkelere bakalım: Cibuti, Etiyopya, Kenya, Madagaskar, Uganda, Irak, Bahreyn, Katar, Kuveyt, Suudi Arabistan vs. Bu saat dilimine geçilmesinin arkasında bambaşka sebeplerin olduğunu düşündüren de bu saat diliminde bulunan ülkelerdir.
  5. Enerji tasarrufu yapılacağı gerekçelerle uygulamaya geçirilen yaz saatinin neden sabitlendiğine dair birkaç akademisyenin yaptığı çalışmalardan bahsedildi. Hangi çalışmalar? Neden görmüyoruz, okumuyoruz? Elektrik faturalarının kabarmasına bakılırsa hangi enerji tasarrufundan söz edilmektedir? Neden verilen her karar oldu bittiye getiriliyor ve neden birileri kafasının dikine göre kararlar vermiş gibi hissediyoruz? Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’ın yaptığı açıklamalara göre yaz saati uygulamasının kalıcı olması önemli ölçüde enerji tasarrufu sağlayacakmış. Mesai ve eğitim saatlerinde karanlık azalacakmış, geçiş dönemindeki olumsuzluklar yaşanmayacakmış. Enerjiyle alakalı tüm faturaların kabarmasından dolayı kimlerin cebine fazladan para girdiğini de açıklasa çok daha memnuniyet uyandıracaktı. Üstelik yeni yılda yapılan yeni zamlar tasarrufun yanından bile geçilmediğinin bir göstergesi sadece. Daha fazla elektrik, doğalgaz (bazı elektrik üretim tesisleri de doğalgazla çalışıyor) harcamakla kalınmayacak, bunlara peş peşe yeni zamlar da kapımızda olacak.
  6. Biyolojik saat denilen bir kavramın öneminin yeterince iyi anlaşılmadığını düşünüyoruz. Göz hizasında beynin arka kısmında yer alan ve sinir hücrelerinden oluşan bu sistem, gözlerden gelen sinyallere göre işlevini yerine getiriyor. Ortamın aydınlık ve karanlık olma durumuna göre bu fonksiyonlar da değişiyor. Biyolojik saat ile günlük kullandığımız saat arasında farklılık oluştuğunda uykusuzluk, uyku bozuklukları, iştahsızlık ve depresyon ortaya çıkabiliyor. Bu konuda dünya çapında yapılmış çeşitli araştırmalar mevcuttur.
  7. Sırf bir kararı sırf desteklemek için onaylamak doğru bir tutum değildir. Bunun adına yazılan çeşitli makaleler, yazılar internette dolaşmaktadır ve bunların kimler tarafından yazıldığına da dikkat edilmesi gerekir. Yandaş medyanın yazdığı yazılar elbette saatlerin bir saat ileriye alınmasının doğu olduğunu söyleyecektir. Ancak insanların rahatsız oldukları noktaları tamamen göz ardı etmek mümkün değildir. İşlerine geldiğinde millet idaresi oluyor da bu millet idaresi olmuyor mu? Türkiye’nin gerçekten tarafsız yapılan araştırmalara, yorumlara ve haberlere ihtiyacı vardır. Bizim gözlemlediğimiz bu uygulamanın çoğu kişinin işine yaramadığıdır. Bunun etraflı bir şekilde araştırılması ve kamuoyu ile şeffaf bir şekilde paylaşılması gerekmektedir. Doğru olan budur.
  8. Ayrıca benim kişisel olarak rahatsız duyduğum diğer bir konuda işe karanlıkta gitmek zorunda kaldığını söyleyenlere yönelik yapılan temelsiz yorumlar ve onlara Avrupa ülkelerinde güneşin daha geç doğduğunu ve işe o şekilde gitmek zorunda kaldıklarının söylenmesi. Bu kişilerin hayatlarında hiç coğrafya dersine girmediklerini farz ederek şunu demek istiyorum: Gece ve gündüzlerin uzama-kısalma süreleri kutuplara doğru gidildikçe değişmektedir. Ne demek bu? Kutuplara doğru gidildiğinde gündüz ve geceler uzayıp kısalmaktadır. Aynı enlem üzerinde bulunan ülkelerde gündüz süreleri birbirine eşit olmaktadır. Türkiye ile aralarında epey enlem farkı bulunan ülkelerin karşılaştırılması kadar cahilce bir durum olamaz çünkü bu bilginin en azından ilkokul mezunu olan birisi tarafından bile bilinmesi beklenmektedir. Bilinmiyorsa bu o kişilerin ayıbıdır, bizi ilgilendirmez de denilemez çünkü bu cahil kesimin her söylediğine inanan ciddi bir kitle bulunmaktadır. Şu anda Kutup bölgesinde güneş neredeyse hiç doğmamaktadır. Bu durum Türkiye ile kıyaslanabilir mi? Türkiye sadece yazın bile tüm Avrupa’nın bir yılda aldığından daha fazla güneş enerjisi almaktadır. Bu haber son olarak Sabah Gazetesi’nin bir haberinde dikkatimi çekmiştir ve Türkiye ile aralarında ciddi enlem farkı bulunan Hollanda, Almanya, Fransa ve Belçika gibi ülkelerle karşılaştırılmıştır.
  9. Saatlerin geri alınmasından ziyade okulların bir saat ileri alınması hiçbir şeyi çözmeyecektir. Zira bu çocukların bir saat daha geç gitmeleri ailelerini ciddi anlamda sıkıntıya sokacaktır. Diğer insanların neler çektikleri dikkate bile alınmamaktadır. Yazıma kış saatine geçilmemesiyle ilgili yapılan ilginç bir tweetle noktalamak istiyorum:

“Sabah erken karanlıkta çık, eve akşam karanlıkta dön. İstanbul’da mı yaşıyoruz Mordor’da mı?”

Yüzüklerin Efendisi’ne yapılan bu atıftan bir şey anlamayanlar için: Orada her zaman karanlıktır, hiç güneş ışığı yoktur. Görülen tek ışık bir yanardağdan çıkan turuncu kırmızı alevler ile yakılan meşale ışıklarıdır. Yakılan meşalelerin çokluğuna bakılırsa ne kadar tasarruf sağlandığı da görülebilmektedir.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.