Hakan Günday Kimdir?

Hakan Günday Kimdir? Hakan Günday Nereli? Senaryosunu Yazdığı Film ve Diziler

Roman ve senaryo yazarı Hakan Günday, son dönemlerde popüler olan film ve dizilerin senaryosunda adının geçmesi ile oldukça popüler bir isim haline geldi. Örneğin, Şahsiyet Dizisi ve Müslüm Filmi tabi Daha adlı kendi romanından uyarlanan filmini de es geçmemek lazım.

Hakan Günday Kimdir ? Hakan Günday Kitapları ve Senaryosunu Yazdığı Filmler Diziler

O zaman bu kısa bilgilerden sonra Hakan Günday Kimdir ? Hakan Günday Nereli ? Hakan Günay Kaç Yaşında ? Senaryosunu yazdığı dizi ve filmler hangileri ? Hakan Günday’ın eğitim hayatı ve merak ettiğiniz bir çok şeyi bulacaağınız yazımıza devam edelim.

Hakan Günday Kimdir? Hakan Günday Nereli? Hakan Günay Kaç Yaşında? ve Eğitim Hayatı

Roman ve senaryo yazarı Hakan Günday, Yunanistan’a bağlı Rodos adasında dünyaya gelmiştir. İlk öğretimini Brüksel’de tamamlayan Hakan Günday, 29 Mayıs 1976 yılında doğmuştur ve ikizler burcudur. Ahmet Hamdi Tanpınar, Céline, Elias Canetti, Herman Hesse, Harry Mulisch, Yahya Kemal Beyatlı, Rıfat Ilgaz kitaplarıyla büyüdüğü söylenen Günday, Ankara’daki Tevfik Fikret Lisesi’ni bitirmiştir.

Hakan Günday Kimdir ? Hakan Günday Nereli ? Hakan Günay Kaç Yaşında ? ve Eğitim Hayatı – Hakan Günday Biyografi

Daha sonra lisans eğitimini Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Fransızca Mütercim Tercümanlık Bölümünde üniversite eğitimine başladı. Ertesi yıl Universite Libre de Bruxelles’in siyasal bilimler bölümüne geçti. Öğrenimine Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde devam etmiştir.

Hakan Günday

Hakan Günday’ın Ödülleri

İlk romanı Kinyas ve Kayra’yla (2000) edebiyat çevrelerinin ilgiyle izlediği ve kendi okur kitlesini yaratan bir yazar olan Günday, Istanbul Dot’da tiyatro oyun yazarı olarak görev yapmaktadır. İlk oyunu olan Malafa, 2010 yılında 17. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında gösterime girmiştir.

Hakan Günday Hayatı ve Kitapları

Hakan Günday, eski milletvekillerinden Faik Günday’ın torunudur. 26 Kasım 2014 tarihinde Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenen törende 2014 yılı Türk-Fransız Edebiyat Ödülünü almıştır. Yeraltına meyyal dili, insanı yorumlama biçimi ve kışkırtıcı cümleleri ile kendine has bir edebiyat yazarıdır. “Kaybedenlerin romancısı” denilebilecek bir tarzı vardır ve ele aldığı dünyayı layıkıyla anlatmasıyla eleştirmenlerin ve okurun dikkatini çekmiştir.

Hakan Günday’ın Romanları – Kitapları

Hakan Günday Kitapları – Romanları
  • Kinyas ve Kayra (2000)
  • Zargana (2002)
  • Piç (2003)
  • Malafa (2005)
  • Azil (2007)
  • Ziyan (2009)
  • Az (2011)
  • Daha (2013)

Hakan Günday’ın Senaryosunu Yazdığı Dizi ve Filmler

TV Dizisi Şahsiyet – Senaryo – 2018

şahsiyet tv dizisi puhu tv
şahsiyet tv dizisi puhu tv

Müslüm Filmi – Senaryo – 2018

Müslüm Filmi

Daha Filmi – Roman Uyarlaması – Eser Sahibi – 2017
Hakan Günday’ın Daha adlı romanından uyarlamadır. Siz bu cümleyi okurken, bir yerlerde insanlar, ülkelerindeki savaş, açlık ve yoksulluktan kaçmak için sonu zifiri karanlık bir yolculuğa çıkmaya hazırlanıyor. Ancak bu hikâye o kaçak göçmenlerle değil, onları kaçıranlardan biriyle ilgili. Adı Gazâ. Türkiyenin Ege kıyısında babası ile yaşayan bir çocuk. Babası bir insan kaçakçısı, Gazâ da onun çırağı. Henüz 14 yaşında. Yani, hayata ve insana dair, öğrenmemesi gereken ne varsa, hepsini öğrenecek yaşta. 

Hakan Günday’ın İlk Romanı Kinyas ve Kayra

“Hakan Günday’ın ilk romanı Kinyas ve Kayra, iki Türk gencinin Afrika’dan Amerika’ya, oradan Türkiye’ye uzanan ve pek de akıl almayan serüvenlerini sert bir dille anlatıyordu. İkinci romanı Zargana da altı yüz sayfaya yaklaşan ilk romanı kadar sert, ancak bu kez sayfa sayısında oldukça indirim yapmış yazar. Yine başka bir ülkedeyiz ve yine bize pek yakın gelmeyecek türden bir hayata tanık oluyoruz; Zargana adlı bir adamın olağandışı hayatından uzunca bir kesit sunuyor Günday.

Hakan Günday Kinyas ve Kayra

Hikâye Berlin’de başlayıp Berlin’de sonlanırken, okuyucuyu Berlin sokaklarının yırtıcı gecelerinde dolaştırıyor, arka mahallelerdeki acımasız hayat mücadelesini sergiliyor… Evlatlık alındığını fark ettiğinde evden kaçan Zargana’nın bu sokaklarda yitirdiği çocukluk ve gençlik yıllarını yeniden yaşamak, belki de yeniden kurgulamak için düzenlediği bir oyundayız. Hayatı bir oyun gibi algılayan, esrarengiz ve ‘cool’ bir adam Zargana. O, toplumsal hayatın dışında, insanlara yabancı biri. Kendisinin insan, hayvan ve bitki türlerinin dışında bir canlı organizma olduğuna inanıyor ve insanın içindeki kötülük üzerine yapıyor kurgularını. (…)

Başta da söylediğim gibi Günday, okuyucuyu sert dili ve hikâyeye serpiştirdiği şiddet sahneleri ile etkilemeyi, irkiltmeyi hedefleyen bir yazar. Bu amaca uygun soğuk bir atmosferde, ‘Gore’ filmlerine benzer sahneler yaratmış.” (A. Ömer Türkeş)

Can Yaman Kimdir? Can Yaman’ın Sevgilisi Kim? Can Yaman İnstagram Hesabı

Can Yaman Kimdir? Can Yaman Kaç Yaşında? Can Yaman Nereli? Can Yaman’ın Sevgilisi Kim? Can Yaman Hakkında Her Şey!

Sosyal medya’da 5,7 milyon takipçiye sahip yakışıklı ve kaslı vücudu ile ilgi çeken Can Yaman ile ilgili merak ettiklerinizi sizler için hazırladık… İşte Oyuncu ve Avukat Can Yaman’ın hayatı ve merak edilen soruların cevabı…

Can Yaman, Can Yaman Kimdir,

Can Yaman Kimdir? Can Yaman Nereli? Can Yaman Kaç Yaşında?

30 yaşında olan Yugoslav kökenli Can Yaman 8 Kasım 1989’da İstanbul Suadiye’de dünyaya gelmiştir. Can Yaman İlk öğrenimini Bilfen Kolejinde tamamladıktan sonra sonra İtalyan Lisesi’nden mezunu olmuştur.

Can-Yaman
Can-Yaman

Yeditepe Üniversitesi hukuk bölümünde üniversite eğitimini alan Can Yaman’ın asıl mesleği avukatlıktır. Futbolcu ve teknik direktör Fuat Yaman’ın yeğeni olan Can Yaman’ın ailesi Yugoslav kökenlidir. Baba adı Güven Yaman, Anne adı ise Güldem Yaman’dır.

Can Yaman Ne İş Yapıyor? Can Yaman Nereden Mezun?

Can Yaman Avukatlık ve Oyunculuk yapmaktadır. Kimi kaynaklara göre Doğu Akdeniz üniversitesi mezunu olduğu yazılsa da kendi instagram profilinde Yeditepe Üniversitesi Hukuk bölümü mezunudur.

Can Yaman Vücudu
Can Yaman Vücudu

Öğrenci değişim programı kapsamında Amerika’ya giden Can Yaman, Yeditepe Üniversitesi Hukuk Bölümü 2012 mezunudur.

Can Yaman’ın Boyu Kaç? Can Yaman Kaç Kilo?

Can Yaman Kimdir, Kaç Yaşında, Nereli, Can Yaman'ın Babası Kim, Can Yaman Kaç Kilo, Can Yaman'ın Boyu Kaç
Can Yaman Kimdir, Kaç Yaşında, Nereli, Can Yaman’ın Babası Kim, Can Yaman Kaç Kilo, Can Yaman’ın Boyu Kaç

Oyuncu ve Avukat olan 30 yaşında ki ünlü isim 183cm boyunda ve 70 kilo ağırlığındadır.

Can Yaman Dizileri

Can Yaman, ilk dizisi Gönül İşleri, daha sonra “İnadına Aşk” adlı dizilerde yer aldı. Erkenci Kuş, Hangimiz Sevmedik ve Dolunay isimli dizilerde rol aldı.

Can Yama, Can Yaman Kimdir
Can Yama, Can Yaman Kimdir

Can Yaman’ın Sevgilisi Kim? Can Yaman Sevgilisi?

Can Yaman bir dönem dizide rol arkadaşı Seçkin Özdemir ile ilişki yaşamış, daha sonra Demet Özdemir ile birlikte olduğu iddia edilmişti.

Can Yaman'ın Sevgilisi
Can Yaman’ın Sevgilisi

Şu andan modacı Rabia Yaman ile aşk yaşandığı iddialar arasında yer alsa da Can Yaman’ın bilinen ve kendisi tarafından ifade edilen bir sevgilisi yok.

Can Yaman’ın İnstagram Hesabı İse Şöyle; https://www.instagram.com/canyaman/

Yıldız Kenter Son Yolculuğuna Uğurlandı! Yıldız Kenter Kimdir?

Yıldız Kenter’e veda

Usta tiyatrocu Yıldız Kenter, son yolculuğuna uğurlandı. Kenter’in cenazesi Aşiyan Mezarlığı’nda toprağa verildi.

İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede pazar günü hayatını kaybeden Yıldız Kenter bugün son yolculuğuna uğurlandı. Kenter’in cenazesi ilk olarak Kenter Tiyatrosu’na getirildi.

Buradaki törene katılan sanatçılar hayatını kaybeden usta tiyatrocu Yıldız Kenter’i anlattı. Törenin ardından Kenter’in naaşı Levent Afet Yolal Cami’ne gönderildi.

Kenter’in kızı Leyla Tepedelen ile manevi kızı Esma Uzun’un taziyeleri kabul ettiği cenaze merasimine Kenter’in ailesinin yanı sıra Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP İstanbul Milletvekili Akif Hamzaçebi, Berhan Şimşek, Orhan Gencebay, Mahsun Kırmızıgül, Nuri Alço, Erol Evgin, Bedri Baykam, Ali Poyrazoğlu, Ferhan Şensoy, Cengiz Bozkurt ve Fırat Tanış’ın da arasında bulunduğu çok sayıda kişi katıldı.

Yıldız Kenter’in cenazesi Aşiyan Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Cenaze törenine katılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu “İlelebet varolmak üzere Kenter Tiyatrosu’nu yenilemek boynumuzun borcudur! En kısa sürede alkışların dinmeyeceği bir salon haline getireceğiz!” ifadesini kullandı.

Törene katılan oyuncu Nevra Serezli, şunları söyledi:

“Tiyatronun temel taşlarından biri. Ben gözümü açtım, Yıldız ve Müşfik Kenter ile tanıştım. 1963 senesinden beri her oyununu izledim. Beraber İngiltere’de bir oyun oynama şerefine nail oldum. Her zaman çok hayranlıkla izlediğim bir sanatçıydı. İyi bir usta ve hocam da oldu bir sene. Bazı insanlar var ya hani ‘onlar hiçbir zaman gitmezmiş’ gibi düşünülür. Yıldız hocamın gidişi böyle çok şok etti beni. Çünkü o hep vardır. Hep bu tiyatroda şu perde açılacaktır. Biz de arkaya kulise gidip onu öpeceğiz ve kutlayacağız. O da bizi karşılayacak, gibi geliyor. Bu son yıllarda çok fazla değer kaybettik.”

Oyuncu Melek Baykal, “Sanata, sanatına ve hayata çok değer verdiğini biliyorum. Benim için çok yüceydi. Yıldız Kenter bir cumhuriyet kadınıydı. Onun izinden gitmemiz gerekiyor” diye konuştu.

Oyuncu Demet Akbağ, “Çok büyük bir kayıp Türk tiyatrosu için. Çok önemli bir tiyatro sanatçısını, hocayı kaybettik. Ben onun öğrencisi olabilme şansına sahip oldum. Onunla aynı sahneye çıkabilmiş biri olarak kendimi çok şanslı hissediyorum. Yeri dolmaz bir sanatçıydı. Türk tiyatrosu için çok büyük bir kayıp” dedi.

Oyuncu Yetkin Dikinciler, “Kendisi şahsen benim hayatıma dokunmuş hatta benim hayatıma yön vermiş kişi. Sadece ben değil, burada kimle konuşsanız Yıldız Kenter’in hayatına dokunduğunu göreceksiniz. Bir devir kapandı gibi sözler dolaşmaya başladı. Onlar aslında devirleri kapatan değil başlatan insanlar. İlham veren, örnek olan insanlar. Bunu da örnek olma çabasıyla değil, samimiyetle yaptıkları işlerle ispatlayan insanlar. İyi ki varlar çünkü onlar var olmaya devam edecekler” ifadelerini kullandı.

KENTER’İ ANLATIRKEN GÖZYAŞLARINI TUTAMADI

Oyuncu Sumru Yavrucuk, Yıldız Kenter’i anlatırken gözyaşlarını tutamadı. “Türk tiyatrosunun başı sağ olsun” diyen Yavrucuk, “Kuşkusuz en önemli tiyatro insanımızı, hocaların hocasını, canımızı kaybettik. Bütün hayatı sevgi ve bu sevgiyi yaymakla geçti. Onu düşündüğüm zaman sevgisini ve sanata tutkusunu hatırlıyorum” diye konuştu.

Oyuncu Ali Poyrazoğlu da “Bazen sözün bittiği noktaya geliyoruz. Benim hayatımda çok önemli bir insandı. Benim hocamdı, Türk tiyatrosunun annesiydi. Ben de çok emeği var. Türk tiyatrosuna, Türk tiyatro seyircisine çok emek verdi. Tiyatrocular büyük bir özveriyle çalışırlar. Kenter ailesi Türk tiyatrosu ve Türk diline büyük emek verdi. Bütün imkansızlıklara rağmen aylarca Anadolu’da turnelerde dolaştılar. Bu güzel binayı yaptılar Türk seyircisi için” dedi.

Yıldız Kenter kimdir?

İstanbul’da doğdu. Ankara Devlet Konservatuvarı Yüksek Bölümünü sınıf atlayarak bitirdi. On bir yıl Ankara Devlet Tiyatrosu’nda çalıştı. Rockefeller bursu kazanarak American Theatre Winng, Neighbourhood Play House ve Actor’s Studio’da oyunculuk ve oyunculuk öğretiminde yeni teknikler üzerine çalışmalar yaptı. Ankara Devlet Konservatuvarı’na hoca olarak atandı. 1959’da Devlet Tiyatrosu’ndan ayrıldı. Muhsin Ertuğrul ile bir yıl çalıştı. Kardeşi Müşfik Kenter ve eşi Şükran Güngör ile Kent Oyuncuları topluluğunu kurdu. Daha sonraki yıllarda sürekli olarak Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de “Değişen Eğitim Metotları” ve “Oyunculuk Metotları” üzerine çalışmalar yaptı.

1956 yılından itibaren Ankara Devlet Konservatuvarı, İstanbul Belediye Konservatuvarı ve İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’nde bölüm başkanlığı ve hocalık yaptı. 1962’de tiyatroya hizmetlerinden ötürü “Yılın Kadını” seçildi. 1968’de, İstanbul’da, Kenter Tiyatrosu’nun binasının inşaatını tamamladı. Sinema oyuncusu olarak üç kez Altın Portakal ödülüne layık görüldü. Sovyetler Birliği, Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Almanya, Hollanda, Danimarka, Kanada, Yugoslavya ve Kıbrıs’ta İngilizce ve Türkçe oyunlar sergiledi.

100’ün üstünde oyun oynadı, 100’e yakın oyun sergiledi. Shakespeare, Çehov, Brecht, Inoesco, Pinter, Albee, Tenessee Williams, Alan Ayckbourn, Arthur Miller, Brian Freil, Neil Simon, Athol Fugard, Sergey Kokovkin gibi uluslararası yazarların yanı sıra Melih Cevdet Anday, Necati Cumalı, Güner Sümer, Adalet Ağaoğlu, Zeki Özturanlı, Güngör Dilmen, Muzaffer İzgü gibi pek çok Türk yazarının oyunlarını da sahneye koydu, oynadı.
1981’de “Devlet Sanatçısı” olarak ödüllendirildi. 1984 de Roma’daki İtalyan Kültür Birliğince “Adalaide Ristori” ödülüne layık görüldü. 1989 yılında, Korsika – Bastia Film Festivali’nde, Hanım filmindeki rolüyle “En İyi Kadın Oyuncu” ödülünü aldı. 1991 yılında tiyatro sanatına hizmetlerinden ötürü Uluslararası Lions Kulübü’nün “The Melvin Jones”uyla ödüllendirildi. İki kez Ulvi Uraz “En İyi Kadın Oyuncu”, üç kez de aynı dalda “Avni Dilligil” ödülüne layık görüldü.

1994’de Konken Partisi oyunundaki Fonsia rolü ile “Olağanüstü Yorum” ödülünü aldı. Finlandiya Dünya Kadın Kuruluşu tarafından yüz yılın en başarılı yüz kadınından biri olarak onurlandırıldı. 1995’de Kültür Bakanlığı, tiyatro sanatına katkılarından ötürü Onur Ödülü’ne layık gördü. Profesör Kenter’e aynı yıl tiyatro sanatına katkılarından dolayı “Mevlana Kardeşlik ve Barış” ödülü ve 1996’da Magazin Gazetecileri Derneği tarafından Ramiz ile Jülide’deki Jülide rolü için “En İyi Kadın Oyuncu” ödülü verildi. 19 Mayıs 1997’de Uluslararası İstanbul Festivali tarafından verilen Onur Ödülü, Yıldız Kenter’e Dame Diana Rigg tarafından takdim edildi.

Maria Callas rolüyle, 1998’de Ankara Sanat Kurumu “Yılın Kadın Sanatçısı”, 1998 Muhsin Ertuğrul Yaşam Boyu Başarı Ödülü, 1998 Cumhurbaşkanlığı Büyük Kültür ve Sanat Ödülü, MARTI adlı oyunda Madam Arcadina rolüyle 1999 Afife En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’ne laik görüldü. Aynı ödülü 2000 yılında, Nükte adlı oyundaki rolüyle yeniden kazandı. 2005–2006 sezonundan bu yana sahnelenen Gece Mevsimi adlı oyundaki Lily rolüyle, Sanat Kurumu En İyi Kadın Oyuncu ödülünün de sahibi oldu.

Kent Oyuncuları’nın kuruluşunun 45. yılında yeniden Ben Anadolu’yu seyirciyle buluşturan Yıldız Kenter, oyunculuk kadar önemsediği oyuncu yetiştirme görevini Koç Üniversitesi’nde verdiği derslerle sürdürdü. 2008–2009 sezonunda başrollerini Defne Halman ve Engin Hepileri’nin paylaştığı Victoria (Zafer)’i sahneye koyarak 60. sanat yılını kutladı. 2009-2010 sezonunda Eugene Stickland’ın Kraliçe Lear adlı oyununu yönetti ve baş rolünü oynadı. Bu oyunla 2010 yılı Sadri Alışık En İyi Kadın Oyuncu ödülünü aldı.

Özge Özprinçci Kimdir? Kaç Yaşında? Sevgilisi Kim?

Özge Özprinçci Kimdir ? Özge Özpirinçci Kaç Yaşında? Sevgilisi Burak Yamantürk Kim?

1 Nisan 1986’da İstanbul’da doğan Özge Özprinçci, ilkokul ve ortaokulu İstanbul’da tamamladı. Şu anda 33 yaşında olan Özge Özprpirinçci, Lise eğitiminde AFS programı ile bir yıl Amerika Birleşik Devletleri’nde okudu. Daha sonra Sabancı Üniversitesi  Yönetim Bilimleri bölümünden 2008 yılında mezun oldu. İlk olarak “Cesaretin Var mı Aşka” ve “Kavak Yelleri” dizilerinde yer alan oyuncu ardından Show Tv’de yayınlanan gençlik dizisi “Melekler Korusun”da İpek Taşkır adlı üniversite öğrencisi bir karakteri canlandırdı. Sonra sırasıyla “Deli Saraylı” “Al Yazmalım” “Ağır Roman “Yeni Dünya” “Tatar Ramazan” “Aramızda Kalsın” ve “Aşk Yeniden” dizilerinde rol aldı.

Özge Özprinçci, Kimdir, Kaç Yaşında

Özpirinçci, 2010 yılında vizyona giren Zülfü Livaneli’nin yönettiği “Veda” filminde Fikriye Hanım karakterini, “Anadolu Kartalları” filminde Üstteğmen Ayşe Dinçer’i, 2014 yılında çekilen ‘’Karışık Kaset’’ filminde İrem karakterini canlandırmıştır. Ayrıca yönetmenliğini Mete Sözer’in yaptığı “Kayıp” adlı kısa filmde yer almıştır. 42. Altın Kelebek Ödülleri’nde “En İyi Kadın Komedi Oyuncusu” ödülünü kazanmıştır. 2017 yılında ‘’Fi’’ adlı internet dizisinde Sıla karakterini canlandırdı. Son olarak başrollerini Buğra Gülsoy’la birlikte paylaştıkları “Acı Tatlı Ekşi” filminde yer almıştır. “Kadın” dizisinde Bahar karakterini canlandırmaya devam etmektedir. Yeni bir diziye başlayacağı söylenen Özge Özprinçci’nin sevgilisi ise şu sıralan Burak Yamantürk.

Burak Yamantürk ve Özgeözprinçci

Özge Özprinçci - Burak Yamantürk
Özge Özprinçci – Burak Yamantürk

Özge Özprinçci’nin Oynadığı Diziler

Kadın / Bahar / 2017
Fi (konuk oyuncu) / Sıla / 2017
Aşk Yeniden / Zeynep / 2015-2016
Aramızda Kalsın / Görkem / 2013-2014
Tatar Ramazan / Alin Terziyan / 2013
Ağır Roman “Yeni Dünya” / Zehir Ahu / 2012
Al Yazmalım / Asiye / 2011
Deli Saraylı / Dilruba / 2010
Melekler Korusun / İpek / 2008-2009
Cesaretin Var Mı Aşka / Ebru / 2008
Kavak Yelleri / Ada / 2007

Özge Özprinçci’nin İnstagram Hesabı İse Şöyle;

https://www.instagram.com/ozpirincci/

IŞİD (DEAŞ) Tarafından Kaçırılan Kayla Mueller Kimdir?

Kayla Mueller kimdir? Kayla Mueller’in hayatı…

Kayla Mueller, 14 Ağustos 1988 yılında Amerika’da doğdu. İnsan hakları aktivisti ve insani yardım görevlisi olan Kayla Mueller, 2013 yılında IŞİD (DEAŞ) tarafından kaçırılmıştı. İşte IŞİD (DEAŞ) lideri Ebubekir El Bağdadi’nin öldürüldüğü operasyona da adını veren Kayla Mueller kimdir sorusunun yanıtı…

Örgütün 2013’te kaçırdığı Amerikalı yardım görevlisi Kayla Mueller, IŞİD (DEAŞ) militanları tarafından kaçırılıp, Ebubekir El Bağdadi ile zorla evlendirilmişti. İşte Kayla Mueller’ın hayatı…

KAYLA MUELLER KİMDİR?

Kayla Jean Mueller, 14 Ağustos 1988 yılında Arizona’da dünyaya geldi. Aralık 2012’de Türkiye sınırında Suriyeli sığınmacılara yardım eden bir kuruluşta çalışmaya başlayan Mueller, Ağustos 2013’te Mueller ve erkek arkadaşı olduğu sanılan Suriyeli bir erkek IŞİD tarafından rehin alındı.

Amerikan ordusunun ve ailesinin onu kurtarma yönündeki bir dizi girişimi sonuçsuz kaldı; Obama yönetiminin aileden gelen ‘IŞİD’le rehine takası’ taleplerini reddetmesi tartışma yarattı ve sonuç olarak Mueller’in zorla Bağdadi ile evlendirildiği, IŞİD liderinin cinsel saldırısına ve işkenceye maruz bırakıldığı ortaya çıktı..

Bu süreçte Mueller ile birlikte esir alınıp sonradan serbest bırakılan rehineler ise Amerikalı kadının IŞİD’in propagandasına alet edilme girişimlerini güçlü bir şekilde reddettiğini anlattı. Mueller’in IŞİD militanlarına direndiği, birlikte esir tutulduğu iki Ezidi kadını Batılı görünüşü nedeniyle tehlikeye atmamak için kaçma şansını da kullanmadığı belirtilmişti.

Kayla’nın Şubat 2015’te, Ürdünlü bir pilotun yakılarak öldürülmesine karşı misilleme olarak Rakka’da düzenlenen hava saldırılarında yaşamını yitirdiği iddia edildi. IŞİD, 18 aydır rehin tuttuğu Mueller’in burada öldüğüne dair üç fotoğrafı ailesine e-posta yoluyla ulaştırdı. Mueller’in yaşamını yitirdiği, Amerikan istihbaratı tarafından da teyit edildi.

Kadın Dizisinin Oyuncuları ve Biyografileri…

Kadın Dizisinin Tüm Oyuncu Kadrosu, Gerçek İsimleri ve Biyografileri

Kadın Dizisi Oyuncuları ve Biyografileri

Fox TV ekranlarında yer alan ve her salı günü izleyiciyi ekranlara kilitleyen Kadın dizisi, reytinglerde de üst sıralarada yer alıyor. Herkesin severek izlediği, bazen ağladığı bazen güldüğü Kore’de “Woman” adlı 11 bölümlük diziden uyarlanarak Türk televizyonlarında yer alan dizinin oyuncu kadrosu doğal olarak herkes tarafından merak ediliyor. Bizde sizler için Kadın dizisinin tüm oyuncularının gerçek isimlerini ve öz geçmişlerini sizler için derledik. Kadın Dizisinin başrol oyuncusu Özge Özprinçci ile başlıyoruz.

1- Bahar Çeşmeli – Özge Özprinçci

Özge Özpirinçci – Bahar Çeşmeli

Küçük yaşta annesi tarafından terkedilmiş ve babası tarafından büyütülmüştür. Sarp’la tanıştığında mutluluğu bulur ve onunla bir aile kurar ancak Sarp’ın hayatını kaybetmesinden sonra iki çocuğunu tek başına büyütmek zorunda kalır. Yaşadığı bu felakete rağmen Bahar mücadeleci ruhunu kaybetmez ve bütün hayatını çocuklarına adar. Sarp’a olan aşkı ise yüreğinde kanayan bir yaradır ve başka birini sevmeyi aklından bile geçirmez. Yirmi yılın sonunda karşılaştığı annesine karşı ise kalbi kırıktır.

Özge Özpirinçci Kimdir?

1 Nisan 1986’da İstanbul’da doğan Özge Özprinçci, ilkokul ve ortaokulu İstanbul’da tamamladı. Lise eğitiminde AFS programı ile bir yıl Amerika Birleşik Devletleri’nde okudu. Daha sonra Sabancı Üniversitesi  Yönetim Bilimleri bölümünden 2008 yılında mezun oldu. İlk olarak “Cesaretin Var mı Aşka” ve “Kavak Yelleri” dizilerinde yer alan oyuncu ardından Show Tv’de yayınlanan gençlik dizisi “Melekler Korusun”da İpek Taşkır adlı üniversite öğrencisi bir karakteri canlandırdı. Sonra sırasıyla “Deli Saraylı” “Al Yazmalım” “Ağır Roman “Yeni Dünya” “Tatar Ramazan” “Aramızda Kalsın” ve “Aşk Yeniden” dizilerinde rol aldı. Özpirinçci, 2010 yılında vizyona giren Zülfü Livaneli’nin yönettiği “Veda” filminde Fikriye Hanım karakterini, “Anadolu Kartalları” filminde Üstteğmen Ayşe Dinçer’i, 2014 yılında çekilen ‘’Karışık Kaset’’ filminde İrem karakterini canlandırmıştır. Ayrıca yönetmenliğini Mete Sözer’in yaptığı “Kayıp” adlı kısa filmde yer almıştır. 42. Altın Kelebek Ödülleri’nde “En İyi Kadın Komedi Oyuncusu” ödülünü kazanmıştır. 2017 yılında ‘’Fi’’ adlı internet dizisinde Sıla karakterini canlandırdı. Son olarak başrollerini Buğra Gülsoy’la birlikte paylaştıkları “Acı Tatlı Ekşi” filminde yer almıştır. “Kadın” dizisinde Bahar karakterini canlandırmaya devam etmektedir.

Özge Özprinçci’nin Oynadığı Diziler

Kadın / Bahar / 2017
Fi (konuk oyuncu) / Sıla / 2017
Aşk Yeniden / Zeynep / 2015-2016
Aramızda Kalsın / Görkem / 2013-2014
Tatar Ramazan / Alin Terziyan / 2013
Ağır Roman “Yeni Dünya” / Zehir Ahu / 2012
Al Yazmalım / Asiye / 2011
Deli Saraylı / Dilruba / 2010
Melekler Korusun / İpek / 2008-2009
Cesaretin Var Mı Aşka / Ebru / 2008
Kavak Yelleri / Ada / 2007

Özge Özprinçci’nin Oynadığı Filmler

Acı Tatlı Ekşi / Duygu / 2017
Karışık Kaset / İrem / 2014
Kayıp ( Kısa Film) / 2013
Anadolu Kartalları / Üsteğmen Ayşe Dinçer / 2011
Veda / Fikriye Hanım / 2010

2- Şarp Çeşmeli – Caner Cindoruk

Caner Cindoruk- Sarp Çeşmeli

Dört yıl önce bir vapur kazasında hayatını kaybetmiştir. Ama karısı Bahar’ın büyük aşkı ve anıları onu hikayenin en önemli karakterlerinden biri olarak hayatta tutar. Yakışıklı ve maceraperest bir genç olan Sarp’ın en büyük tutkusu dağcılıktır. Fotoğraf çekmek, dünyanın her yerinden müzik albümleri toplamak meraklı olduğu konulardır. Neşeli, şakacı, hayatı ciddiye almazmış gibi görünürken alttan alta her şeyi ciddiyetle sorgulayan biridir.

Caner Cindoruk Kimdir?

17 Nisan 1980 Adana doğumlu Caner Cindoruk, 1997 yılında Adana Seyhan Belediyesi Tiyatro Topluluğu ile beraber ilk profesyonel tiyatro hayatına başladı ve 10 yıl boyunca Seyhan Belediye ve Adana Şehir Tiyatroları’nda oyuncu olarak görev aldı. 2006 yılında Beynelmilel filmi ile birlikte sinema kariyerine başlayan Caner Cindoruk, geçen yıl rol aldığı Kor sinema filmi ile 22.Sadri Alışık Tiyatro ve Sinema Oyuncu Ödülleri’nde Dram Dalında En İyi Erkek Oyuncu ödülünü almıştır. Birçok sinema ve dizi projesi bulunan oyuncunun bazı dizi projeleri; Hanım’ın Çiftliği, Firar, Aramızda Kalsın, Muhteşem Yüzyıl Kösem’dir. Halen Moda Sahnesi’nde tiyatro oyunlarına devam etmektedir.

Caner Cindoruk’un Oynadığı Diziler

Kadın / Sarp / 2017
Muhteşem Yüzyıl Kösem / S. Mustafa Paşa /2016-2017
İstanbul Sokakları / 2016
Aramızda Kalsın / Civan / 2013
Firar / Nadir / 2011
Hanımın Çiftliği / 2009-2010
Geç Gelen Bahar / Ali / 2008
Yaprak Dökümü / Nazmi / 2008
Kara Güneş / Alişir / 2007

Caner Cindoruk’un Oynadığı Filmler

Ekşi Elmalar / 2016
Kor / 2016
Dar Elbise / 2015
Çalsın Sazlar / 2014
Yabancı / 2012
Gergedan Mevsimi / 2012
Elveda Katya / 2012
Kelebek / 2008
Beynelmilel / 2006

3- Şirin Sarıkadı – Seray Kaya

Seray Kaya – Şirin Sarıkadı

Şirin doğduğundan beri sorunlu bir çocuk ve genç kız olmuştur. Liseyi bitirdiği ilk sene üniversiteye girmeyi başaramamıştır.  Güzel Sanatlar’ın resim bölümüne girmek istemektedir ve bunu ilk denemesinde başaramamasının sebebi de yeteneksizliği değil, son birkaç senedir geçirdiği psikolojik zorluklardır.  İnsanlardan kaçan, sosyalleşmekten korkan utangaç bir kişiliği vardır.

Seray Kaya Kimdir?

4 Şubat 1991 tarihinde İstanbul’da doğan Seray Kaya, Sadri Alışık Kültür Merkezi’nde oyunculuk eğitimi aldı. Aynı zamanda tiyatro oyuncusu İsmet Üstekin’den de oyunculuk dersi aldı. Oyunculuğa 2012’de ‘Huzur Sokağı’ isimli diziyle başladı. ‘Kocamın Ailesi’ dizisindeki kırmızı şapkalı kız rolüyle dikkatleri üzerine çekti. Ardından ‘Gülümse Yeter’ dizisinde rol aldı. ‘Kadın’ dizisindeki rolü için resim dersleri almaktadır.

Seray Kaya’nın Oynadığı Diziler

Kadın / Şirin / 2017
Gülümse Yeter / Gül / 2016-2017
Kocamını Ailesi / Miray / 2014
Huzur Sokağı / 2012

4- Doruk Çeşmeli – Ali Sami Sefil

Ali Semi Sefil – Doruk Çeşmeli

4 yaşındaki Doruk, kendi içinde geniş bir dünyası olan bir çocuktur. Çok zekidir ve farklı hassasiyetleri vardır. Pek çok çocuğun sahip olmak istediği şeyler onun ilgisini çekmez.

5 – Nisan Çeşmeli – Kübra Süzgün

 Kübra Süzgün – Nisan Çeşmeli

7 yaşındaki Nisan akıllı, duyarlı, heyecanlı ve neşeli bir çocuktur. Genel olarak hayatından mutlu görünen bu küçük kız ailesine çok bağlıdır.Bahar’dan babasıyla ilgili dinlediği hikayeler çok hoşuna gider ve O da Bahar gibi babası Sarp’ın kendilerini uzaktan izlediğine inanmaktadır.

6- Hatice Sarıkadı – Bennu Yıldırımlar

 Bennu Yıldırımlar – Hatice Sarıkadı

Mutsuz ilk evliliğinden, kızı Bahar’ı da arkasında bırakarak kaçan Hatice, Enver’le yeni bir hayata başlamıştır. Kızları Şirin’in doğumundan sonra geçmişe bir sünger çekerek kendisini küçük kızına adar. Bahar artık onun için uzak ve üzünlü bir anıdır. Yıllar sonra onunla tekrar karşılaştığında Hatice’nin hayatı temelinden sarsılır.

Bennu Yıldırımlar Kimdir?

Bennu Yıldırımlar, İstanbul’da doğdu. Erenköy Kız Lisesi’ni bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü’ne girdi. İki sene Eski Yunan Dili ve Edebiyatı okudu. Üniversitede
okurken İstanbul Şehir Tiyatrosu’na girdi. İngiltere Londra Westminster Adult Education Institute’te drama üzerine kurs gördü. Yıldırımlar, 1993-1997 yılları arasında Şevket Altuğ, Sümer Tilmaç, Jülide Kural
gibi oyuncular ile birlikte rol aldığı ve o zamanlar küçük-büyük herkesi ekranlara bağlayan Süper Baba dizisinin asi kızı Elif olarak tanındı ve sevildi. 2006-2010 döneminde Reşat Nuri Güntekin’in romanından
uyarlanan Yaprak Dökümü dizisinde Fikret karakterini canlandırdı. Sonraki yıllarda ise zengin oyuncu kadrosuyla dikkatleri üzerine çeken Umutsuz Ev Kadınları, Gönül İşleri ve Altınsoylar gibi dizilerde
başrollerde ekrana geldi. 1988 yılından beri aktif olarak İstanbul Şehir Tiyatroları oyuncusu olan Bennu Yıldırımlar, geçtiğimiz sezon William Shakespeare‘in Serdar Biliş yönetmenliğindeki “12. Gece” adlı
oyununda Olivia karakterini canlandırmıştır. İstanbul Devlet Tiyatroları oyuncusu Bülent Emin Yarar ile evli olan Bennu Yıldırımlar’ın Ada isminde kızları var. Kadın dizisinde Hatice karakterini canlandırmaya
devam etmektedir.

Bennu Yıldırımlar’ın Oynadığı Diziler

Kadın /Hatice / 2017
Altınsoylar /2016
Gönül İşleri / 2014
Umutsuz Ev Kadınları / 2011-2014
Yaprak Dökümü / 2006-2010
Anında Görüntü Show / 2008
Kabuslar Evi / 2006
Maki / 2005
Aynalar / 2004
Şapkadan Babam Çıktı / 2002
Bir Tatlı Huzur / 2002
Tek Celse / 2002
Üzgünüm Leyla / 2001
Utanmaz Adam / 1998
Süper Baba / 1997
Sharpe’nin İntikamı / 1996
Muhteşem Zango / 1994
Gülen Ayva Ağlayan Nar / 1990

 Bennu Yıldırımlar’ın Oynadığı Filmler

Ağustos Böcekleri ve Karıncalar / 2016
Anı Yaşamak (kısa film) / 2010
Kars Öyküleri / 2010
Gökten Üç Elma Düştü / 2008
Hiç Yoktan Aşk / 2000
Ölümün El Yazısı / 1999
Eski Fotoğraflar / 1998
Kaç Para Kaç / 1998
Ağrıya Dönüş / 1994
Gece Melek ve Bizim Çocuklar / 1994
Adada Son Gece / 1992
Hacı Yusuf Efendi / 1987

 7- Arif – Feyyaz Duman

Feyyaz Duman – Arif

Arif hem Bahar’ın ev sahibi Yusuf’un oğlu hem de apartmanın karşısındaki kahvenin sahibidir. Yakışıklı, karizmatik, eğitimli ve akıllı bir genç adamdır, buna karşılık kendini bir bitirim gibi göstermek hoşuna gider. Kahvehanesi ve erkek arkadaşlarla yaşanan meyhane geceleriyle doldurulan bir hayatı vardır. Bunun dışında at yarışı, futbol gibi tamamen maskülen konularla ilgilidir.

Feyyaz Duman Kimdir?

1982 Mardin doğumlu olan Feyyaz Duman, İstanbul Teknik Üniversitesi Devlet Konservatuarı Halk Dansları Bölümü’nden mezun.2007 yılında eğitim almak için New York’a giden Feyyaz Duman 5 yıl kaldıktan sonra  Türkiye’ye döndü. Annemin Şarkısı adlı filmle 51. Uluslararası Altın Portakal Film Festivali’nde en iyi erkek oyuncu ödülünü aldı. Duman, aynı proje ile

2014 – Saraybosna Film Festivali – En İyi Erkek oyuncu ödülünü,

2014 – Altın Portakal Film Festivali – En İyi Erkek oyuncu ödülünü,

2015 – Belçika Uluslararası Film Festivali – En İyi Erkek oyuncu ödülünü

2015 – Duhok Film Festivali – En İyi Erkek Oyuncu ödülünü alarak bir ilke imza atmıştır.

Feyyaz Duman bu yıl da Antalya Film Festivali’nde iki film ile katılan tek erkek oyuncudur.

Feyyaz Duman’nın Oynadığı Diziler

Kadın / Arif / 2017

Feyyaz Duman’nın Oynadığı Filmler

Zor Bir Karar / Nezir / 2017
Zagros / 2017
Never Leave Me / Adil / 2017
Mardan / Morad / 2014
Annemin Şarkısı / Ali / 2014
Tatlı Biber Diyarım / 2013
Si Tu Meurs, Je Te Tue / Azad / 2011
What Time It Is? (Kısa Film) / 2008
Fotoğraf / Faruk / 2001
Boran (Kısa Film) / 1999

8- Jale Demir – Ece Özdikici

Ece Özdikici – Jale Demir

Jale tıp doktorudur. Kaymakamlıkta çalışan kocası Musa ve oğlu Bora (7) ile birlikte yaşar ama artık bu evlilikten ve bu hayattan kurtulmak istemektedir. Hayat koşuşturması içinde alamadığı uzmanlığı almak ve kendini mesleğine adamak ister. Hayatının aşkı Sinan’ın meşhur bir doktor olarak çalıştığı hastaneye tayin edilmesi ise bir başka beklenmedik gelişmedir.

Ece Özdikici Kimdir?

Ece Özdikici İzmir’de doğdu. Liseyi İzmir Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Resim Bölümünde okudu. Eğitimini oyunculuk üzerine yapmaya karar vererek lisans programını Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı
Tiyatro Ana Sanat Dalı Oyunculuk Bölümünde ve yüksek lisansını Kadir Has Üniversitesi Film ve Drama Sosyal Bilimler Enstitüsünde tamamladı. Oynadığı tiyatrolarda farklı yıllarda 2011 Uluslararası Tiyatro Eleştirmenleri Birliği Genç Yetenek Ödülü’ne, 2011 XI. Lions Başarılı Genç Yetenek Ödülü’ne, 2008 VIII. Lions Kerem Yılmazer Genç Yetenek Ödülü’ne ve 2008 Afife Jale Yeni Kuşak Özel Ödülü’ne, ayrıca 2017 yılında rol aldığı Mor Ufuklar filmiyle Madrid İnternational Filmmaker Festivalı’nde En iyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülüne layık görüldü. Birçok reklam, animasyon ve reklam seslendirmesi yapan Özdikici, son olarak üç sezon boyunca Poyraz Karayel dizisinde Songül karakterini canlandırdı.

Ece Özdikici’nin Oynadığı Diziler

Kadın / Jale / 2017
Poyraz Karayehl / Songül / 2014-2016
Cinayet / 2014
Küçük Hanımefendi / 2011
MAT / Serap / 2009
Deniz ve Mehtap / Mehtap / 2008
Yemin / Bahar / 2007
Yasak Elma / Dilara / 2007
Sır Gibi / Ferda / 2007
Anadolu Kaplanı / Esra / 2006
Sil Baştan / 2004

Ece Özdikici’nin Oynadığı Filmler

Sizi Seviyorum / Eda / 2009
Zincirleme Film Tamlaması (Kısa Film) / 2005
Bir Aşk Hikayesi (TV Filmi) / 2004

9- Mustafa Demir – Devrim Özder Akın

Devrim Özder Akın- Musa Demir

Kaymakamlıkta memur olarak çalışan Musa iyi ve güvenilir bir insandır. Çocukluğundan beri aşık olduğu Jale’yle evlenmiş ve iyi bir aile babası olmuştur. Jale’nin zaman içinde bu evlilikten ve evliliğin getirdiği sorumluluklardan sıkılması, Musa için zor günlerin başlamasına sebep olur.

Devrim Özder Akın Kimdir?

1 Ocak 1975 yılında Eskişehir’de dünyaya gelen başarılı oyuncu Devrim Özder Akın, Eskişehir Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Müzik bölümünden mezun olmuştur. Daha sonrasında Anadolu Üniversitesi Devlet
Konservatuvarı’ndan Oyunculuk Sanat Dalını okudu ve 1999 yılında mezun oldu. İlk iş tecrübesi konservatuvarı bitirdikten sonra Trabzon Devlet Tiyatrosu olmuştur. 1999-2000 sezonunda çalıştıktan sonra günümüze
kadar Eskişehir Büyük Şehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarında çalışmaya devam etmektedir. İlk filmi 2008 yılında çekilen “Devrim Arabaları” filmindeki Bekçi karakteri olmuştur. Sonrasında ise 2009 yılında
çekilen “Kanımdaki Barut” filmindeki kumarbaz karakteri ve yine aynı yıl “Yengeç Oyunu” filmlerinde Hasan karakteri olarak yer almıştır. Devrim Özer Akın ayrıca 2009 yılında “Altıkırkbeş” ve 2012 yılında
“Birlikte” kısa filmlerinde yer almıştır. 2012-2013 sezonunda oynayan “Bay Kolbert” adlı tiyatro oyununda Sadri Alışık Anadolu Tiyatro Oyuncu Ödülleri arasından “Yardımcı Rolde En İyi Erkek Oyuncu” ödülünü
almıştır.

Devrim Özder Akın’ın Oynadığı Diziler

Kadın / Musa / 2017
Arkadaşlar İyidir / Salih / 2016
Umutsuz Ev Kadınları / Ömer / 2011-2013
Öyle Bir Geçer Zaman Ki / 2010
Geniş Aile / 2009
Gece Gündüz / 2008
Suç Dosyası / 2007
Hatırla Sevgili / 2006

Devrim Özder Akın’ın Oynadığı Filmler

Birlikte (Kısa Film) / 2009
Kanımdaki Barut / 2009
Yengeç Oyunu / 2009
Altıkırkbeş (Kısa Film) / 2009
Devrim arabaları / 2008

10- Yeliz Ünsal – Ayça Erturan

Ayça Erturan – Yeliz Ünsal

Yeliz Bahar’ın iş yerinden arkadaşıdır. Genç, güzel ve yüksek enerjili bu kadın Bahar gibi iki çocuğunu tek başına büyütmektedir.. Yeliz çok derin düşünmeyen, basit sorulara basit cevaplar vermekten yana biridir. Bahar’ın aksine sırtını dayayabileceği bir erkeğe ihtiyaç duyar.

Ayça Erturan Kimdir?

1983’te doğan Ayça Erturan ilk, orta ve liseyi İstanbul’da bitirdi. Tiyatroya M.S.M. kursları ile başladı. M.Ü. Radyo Televizyon Bölümü’nde okurken aynı zamanda Pera Güzel Sanatlar’da oyunculuk eğitimi aldı.
Çeşitli televizyon dizilerinde, reklam filmlerinde ve tiyatro oyunlarında yer aldı. Halen BKM Mutfak bünyesinde sahneye çıkmaya devam etmektedir.

Ayça Erturan’ın Oynadığı Diziler

Kadın / Yeliz / 2017
Evli ve Öfkeli / Dilek / 2015
Yağmurdan Kaçarken / Lidya / 2013
Çok Güzel Hareketler Bunlar / Ayça / 2008-2010
Bir Demet Tiyatro / Ayça / 2006
Avrupa Yakası / Banu / 2004

Ayça Erturan’ın Oynadığı Filmler

4 Köşe / Emel / 2017
Çetin Ceviz (TV Filmi) / 2016
TAKIM: Mahalle Aşkına / 2015
Aşk Nerede / 2015
Bir Kurabiye Masalı (Kısa Film) / 2012
Çok Film Hareketler Bunlar / 2010
Neşeli Hayat / 2009

11- Ceyda – Gökçe Eyüpoğlu

Gökçe Eyüpoğlu – Ceyda

1983 yılının ağustos ayında doğan oyuncunun çocukluğundan beri oyunculuğa ilgisi bulunmaktadır. Orta okulda her dönem sonu, yazdığı oyunlar sahnelenirken , okul hayatının ilerleyen bölümlerinde de tiyatro kulüplerinde yer almıştır. Aslında Kamu Yönetimi mezunu olan Gökçe Eyüboğlu 2009 yılında Akademi 35,5 Sanat Evi’nde eğitim almaya başlamış ve Vahide Perçin, Altan Gördüm gibi isimlerle sahne sanatları üzerine çalışırken Murat Atıl, Sungun Babacan gibi sektörün önde gelen isimlerinden de diksiyon, seslendirme eğitimleri almıştır. Devam eden süreçte oyunculukla ilgili farklı yöntem ve tekniklere olan ilgisi artmış Merve Taşkan ve Deniz Erdem gibi isimlerle de bu konularda çalışmış ve çalışmaya devam etmektedir. En son Küçük Prens müzikalinde hem metin ve şarkı sözü yazarı hem de oyuncu olarak yer almışken, arkadaşıyla birlikte yazdığı uzun metraj senaryosu da TRT TV Filmleri projesi çerçevesinde çekilmiştir. Oyuncu çeşitli tiyatro , dizi ve sinema projeleriyle kariyerine ve hayallerinin peşinde koşmaya devam etmektedir.

12- Enver Sarıkadı – Şerif Erol

Enver Sarıkadı – Şerif Erol

Şerif Erol kimdir, 8 Ekim 1963 tarihinde İzmir’in Karşıyaka ilçesinde dünyaya gelmiştir.  Lise zamanlarında öğretmenin sınıfa hiçbirinizden fizikçi olmaz demesinin ardından inat yaparak Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü’ne girmiştir. Bir süre sonra fizik okumak istemediğini fark ederek Ekonomi bölümüne geçiş yapmıştır. Bir süre BÜO – Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları kadrosunda oyunlara katılmış ve 1997 yılından sonra Açık Radyo yapmıştır.Tiyatroya olan sevgisinden dolayı tiyatro eğitimlerine önem vererek eğitimler almış ve tecrübelerini aktardığı eğitimler vermiştir. 2008 yılında İstanbul Nişantaşı’nda yer alan Stüdyo Oyuncuları sahnesinde ve 2014 yılında Krek Tiyatrosunda baş rolde oynamıştır.

Şerif Erol’un Tiyatro Oyunları

  • 2002 – Yine Ne Oldu?
  • 2004 – Oidipus Sürgünde
  • 2008 – Karanlık Korkusu (Stüdyo Oyuncuları)
  • 2010 – 10 Adımda Unutmak – Anti Prome
  • 2014 – Babamın Cesetleri (Krek Tiyatro)
  • 2014 – Her Yıl Kuşlar Geri Gelir
  • 2016 – Soğuyunca Acımaya Başlar (Yönetmen)
  • 2016 – Vanya, Sonya, Maşa ve Spike
  • 2017 – Martı

2016 yılında sahnelenen Vanya, Sonya, Maşa ve Spike tiyatro oyununda gösterdiği performanstan dolayı 21. Afife Tiyatro Ödülleri’nden “Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu” ödülünü almıştır.

2005 yılında ilk dizi senaryosu olan Hırsız Polis’i ve sonrasında 2007 yılında Bıçak Sırtı ile 2012 yılında Koyu Kırmızı dizilerinin senaryolarını yazmıştır. Sadece senaryo yazarlığı değil dizilerde de rol almaktadır.

İlk dizi projesi 2014 yılındaki Şeref Meselesi dizisindeki Hasan karakteridir. Sonrasından 2015 yılında Kalbim Ege’de kaldı ve 2016 yılında Hangimiz Sevmedik dizisinde Hulisi Gültekin karakterlerini canlandırmıştır.

Şerif Erol, Kadın Dizisinde

Med Yapım ve MF Yapım işbirliği ile hazırlanan ve Star TV’de yayınlanacak olan Kadın dizisinde Merve Girgin’in yönetmenliğini yaptığı Kadın dizisinde yer alacaktır.

Kadın dizisinde, Annesiz büyüyen iki çocuk annesi Bahar karakterinin hayatla mücadelesi konu alınmış. Dizide Bahar Çeşmeli  karakterini canlandıran Özge Özpirinçci, Sarp karakterini canlandıran Caner Cindoruk ve Baharın annesi Hatice karakteri canlandıran Bennı Yıldırımlar gibi başarılı oyuncular yer alıyor.

FOX TV KADIN DİZİSİ OYUNCU KADROSU – FOX TV KADIN DİZİSİ TÜM OYUNCULARI

12 angry man filmi konusu

Çok Beğeneceğiniz Tek Sahneli Filmler…!

Muhteşem İçerikli Tek Sahneli Filmler

Kısaca tek sahneli filmler bir veya iki mekan kullanılan, genelde bir mekanın filmin genelinde kullanıldığı, diyalog ağırlıklı ve küçük bütçelerle yapılan bir film türüdür. Etkileyici olmalarının yanı sıra bizim gibi küçük bütçesi olan film ekiplerine örnek teşkil etmektedirler. Bu türden üç güzel film…

1-) “12 Angry Man”

Sidney Lumet’in yönettiği ilk filmdir. 1957 yılında çekilen bu filmin ilk üç ve son üç dakikasındaki gösterim süresi ve bitişindeki lavabo sahnesi dışında bütün film jüri odasında geçer.

12 Angry Man

Amerikan yasalarına göre jüri’nin kararı oy birliğine göre alınmaktadır. Çoğu jüri üyesinin ön yargıları ve bir an önce davayı karara bağlayıp ayrılma isteklerinin karşısında bir jüri üyesi, davayla ilgili tüm görüşleri etkileyecek kanıtlar sunacaktır.

12 Öfkeli Adam

Oy birliğine ulaşmada çekilen zorlukların ve tartışmaların sonucunda, şehrin fakir bölgesinde yaşayan babasını öldürmekle suçlanan bir çocuğun hayatı etkilenecektir. 2007 yılında Amerika Birleşik Devletleri Kütüphanesi tarafından “kültürel, tarihi ve estetik olarak önemli” filmler arasına seçilerek ABD Ulusal Film arşivinde saklanmasına karar verilmiştir.

2-) “The Man From Earth”

2007 ABD yapımı dramatik bir bilim kurgu filmidir .Başarılı bir tarih profesörü olan John Oldman, ortada hiç bir neden yokken taşınmaya karar verir.

The Man From Earth

Yakın olduğu meslektaşları hem veda etmek hem de neden böyle bir karar aldığını sorgulamak için John’un evinde toplanırlar. Konuşmalar sürerken sessizliğini korumaya çalışan ve neredeyse hiç bir şey söylemeyen John, sessizliğini bozarak büyük bir sürprizle meslektaşlarını şaşırtır. Tutarlılığı ve ciddiyetiyle inandırıcılığını arttıran bu profesör’ün hikayesi, filmi önemli ölçüde gerçekçi kılmaktadır. Senaryosunu Jeremy Bixby yazdığı ve Richard Schenkman tarafından yönetilen bu film, tek sahneli filmler arasında önemli bir yere sahiptir.

Dünyalı

3-)”Locke”

2013 İngiltere yapımı olan “Locke”, Steven Knight tarafından yöneltildi. Baş rolünde Tom Hardy’in oynadığı filmde Olivia Colman, Andrew Scott, Ruth Wilson, Ben Daniels ve Alice Lowe sadece sesleriyle filme dahil oldular.

Locke

İnşaat mühendisi Ivan Locke çok büyük bir projenin başındadır. Hemen ertesi gün dünyanın en büyük beton döküm operasyonu başlayacaktır. Fakat Ivan arabasına binerek bir yolculuğa çıkar. Operasyonu telefonda yönetme kararı alır ve işini kaybetme riski ile karşı karşıya kalır. Aynı zamanda ailesiyle ve iç dünyasıyla bir hesaplaşma bu yolculukta gün yüzüne çıkacaktır. Ivan’ın aracına binmesiyle başlayan bu film tamamen aracın içersinde geçmektedir. Drama işlenen bu filmde diğerleri kadar derin, güçlü ve etkileyici senaryosuyla bu kategoride belirgin özelliklere sahiptir.

Locke

Başarılı İnsanlar Sadece Şanslı Doğar !!!

Başarılı İnsanlar Sadece Şanslı Doğar !!!

Outliers – Çizginin Dışındakiler

Outliers – Çizginin Dışındakiler

Tarihte çok başarılı olmuş dünyaca tanınmış insanların, doğuştan üstün bir zekaya, hırsa ve yeteneğe sahip olduğunu mu düşünüyorsunuz? Yanıldığınızı söylememe izin verin. Amerika’da en çok satanlar listesinden inmeyen ‘Outliers’, başarılı insanların neden başarılı olduğunu farklı bir bakış açısı ile ele almış.

Beatles ile Bill Gates’in ortak yönleri sizce ne olabilir? Yıldız bir sporcu olmanın arkasında gerçektende sadece yetenek mi yatıyor? Yoksa sahip olduklarını bilmedikleri avantajları kendi lehine mi kullanmışlar? IQ’su Einstein’dan 45 puan yüksek olan (Einstein’ınki 150 idi) Christopher Langan neden bir çiflikte oturmuş üzüm yetiştiriyor? Sebebini öğrenince şaşıracaksınız.

Çizginin dışına çıkanların yaşadığı yılları, ailelerini ve kültürlerini okudukça, acaba bana sunulmuş ama henüz farkedemediğim fırsatlarım neler diye düşünmekten kendinizi alamayacaksınız?
Okudukça merak uyandıran ve oldukça anlaşılır bir kitap. Keyifli okumalar.

Yazan: Yasin Kaymak

Frida Kahlo Kimdir?

Frida Kahlo

Popüler kültürün ikon isimlerinden Meksikalı sürrealist ressam.

Tam adı Magdalena Carmen Frida Kahlo Calderon olan sanatçı, 6 Temmuz 1907 tarihinde Mexico City’nin güneyindeki Coyoacan’da dünyaya geldi. 6 Temmuz 1907 günü doğmuş olmasına rağmen, kendisi doğum tarihini, Meksika devrimi’nin gerçekleştiği 7 Temmuz 1910 günü olarak ilan etmiş, yaşamının modern Meksika’nın doğuşuyla başlamış olmasını istemiştir.

Altı yaşındayken geçirdiği çocuk felcinin sonucu olarak bir bacağı özürlü kalmış, kendisine “Tahta Bacak Frida” denmişti. Bu özrüyle başetmesini bilen Frida, gençkızlık çağında, dönemin en iyi eğitimini veren Ulusal Hazırlık Okulu’nda okudu. Bu okul, onu sanat, edebiyat, felsefe gibi alanlara yönlendirdi. İlerde Meksika düşün yaşamının önemli isimleri olarak anılacak Alejandro Gomez Arias, Jose Gomez Robleda, Alfonso Villa okul arkadaşları oldu. Okulda, anarşist bir edebiyat grubuna dahil oldu; güçlü bir kişilik oluşturmaya başladı. 18 yaşında geçirdiği bir trafik kazası bütün hayatını değiştirdi.

17 Eylül 1925’de okuldan eve dönerken bindiği otobüsün tramvayla çarpışması sonucu çok kişinin öldüğü kazada, trenin demir çubuklarından birisi Frida’nın sol kalçasından girip leğen kemiğinden çıkmıştı. Kazadan sonra tüm hayatı korseler, hastaneler ve doktorlar arasında geçecek; omurgası ve sağ bacağında dinmeyen bir acıyla yaşayacak, 32 kez ameliyat edilecek ve çocuk felci nedeniyle sakat olan sağ bacağı 1954’te kangren yüzünden kesilecektir.

Kazadan bir ay sonra hastaneden çıkan Kahlo, ailesinin teşviki ile sıkıntı ve acıdan kaçmak için resim yapmaya başladı. Yatağının tavanındaki aynaya bakarak oto-portreler yaptı. İlk otoportresi, “Kadife Elbiseli Otoportre”‘dir (1926).

1927 yılı sonunda yürümeye başlayan Kahlo, bu dönemde sanat ve politika çevreleri ile yakınlaşmaya başladı. Kübalı önder Julio Antonio Mella ve fotoğraf sanatçısı Tina Modotti ile tanışıp yakın arkadaş oldu. Birlikte, dönemin sanatçılarının davetlerine, sosyalistlerin tartışmalarına katılmaya başladılar. Kahlo, 1929’da Meksika Komünist Partisi’ne üye oldu.

Evliliği
Resim çizmeye devam eden Kahlo aynı dönemde arkadaşı Tina Modotti aracılığıyla Meksikalı Michalangelo olarak anılan ünlü ressam Diego Rivera ile tanıştı ve ona resimlerini gösterdi. Aralarında romantik bir ilişki doğan iki ressam, 21 Ağustos 1929’da evlendiler. Frida, Rivera’nın üçüncü eşi oldu. Evlilikleri, “fil ile güvercinin evliliğine” benzetildi.

Sanatçı, ikinci otoportresini evlendiği yıl yaptı (Eser, 2000 yılında bir Amerikalı koleksiyoner tarafından 5milyon USD’a satın alınmıştır). Aynı yıl Rivera’nın Komünist Parti’den ihraç edilmesi üzerine Frida Kahlo da partiden ayrıldı. 1930’da eşiyle beraber ABD’ye gitti ve 1933’te Rivera aldığı duvar resmi siparişlerini bitirinceye kadar eşiyle birlikte orada yaşadı. Evliliklerinden iki yıl sonra bir düğün fotoğraflarından yola çıkarak “Frieda ve Diego Rivera” (1931) adlı tablosunu yaptı. San Fransisco Kadın Ressamlar Topluluğu yıllık sergisinde sergilenen bu eser, onun bir sergide yer alan ilk tablosu oldu.

Çiftin, fırtınalı bir evlilik yaşamları oldu. Sağlık sorunları nedeniyle bir çocuğunu aldıran ve art arda iki düşük yapan Frida, eşinin sadakatsizlikleri nedeniyle 1939 yılında ondan ayrıldı ama 1 sene sonra yeniden evlendiler ve Frida’nın çocukluğunu geçirdiği “Mavi Ev’e” yerleştiler.

Frida’nın da evlilikleri sırasında çeşitli erkeklerle ilişkileri olmuştu. Bunlarda birisi de Rus devriminin önde gelen isimlerinden Lev Troçki iledir. Troçki, Rivera’nın Meksika Cumhurbaşkanından aldığı özel izin ile 1937’de Meksika’ya gelmiş ve Frida’nın evine yerleşmişti. Aralarındaki ilişkiyi Troçki’nin eşinin farketmesi üzerine Frida, Troçki’den ayrılmıştır. Troçki’ye düzenlenen suikastın ardından suikastçı ressam Siqueiros’un arkadaşı olması nedeniyle sorgulanan Frida, bir süre Meksika’dan ayrılmayı uygun bulmuş; o sırada San Fransisco’da bulunan eski eşi Rivera’nın yanına gitmiş ve çift orada yeniden evlenmişlerdi.

Son Yılları
Sık sık sağlığı bozulan Frida, dayanılmaz acılarla başa çıkmak için bütün gücüyle resim yapmış, yalnız ülkesinde değil, Amerika ve Fransa’da sergiler açmıştır. 1938’de New York’ta açtığı sergi ona büyük ün getirdi, 1939’daki Paris sergisi ile övgüler topladı.

1943’de La Esmeralda adlı yeni bir sanat okulunda öğretim üyeliğine başlayan Frida, sağlık durumu kötüleşmesine rağmen ders vermeyi on yıl boyunca sürdürdü. Sağlık koşulları nedeniyle Mexico City’e gidemediğinden, derslerini evinde veriyordu. Öğrencilerine “Los Fridos” (Frida öğrencileri) denildi.

1948’de yeniden Meksika Komünist Partisi’ne katılmak için başvurdu ve başvurusu kabul edildi.

1950’de omurgasındaki sorunlar nedeniyle hastaneye kaldırıldı ve 9 ay hastanede kaldı. 1953 yılı Nisan ayında Mexico City’de bir kişisel sergi açtı; Temmuz ayında sağ bacağı kesildi.

Ölümü
Frida Kahlo, 13 Temmuz 1954’te, akciğer embolisi teşhisiyle son nefesini verdiğinde; arkasında bıraktığı son tablosu; Yaşasın Yaşam isimli bir natürmorttu. Cenazesi, ertesi gün yakıldı. Külleri, Mavi Ev’de muhafaza edilmektedir. Mavi Ev, 1955’te Rivera tarafından devlete bağışlanmıştır.

Hayatını Konu Alan Filmler

Frida Kahlo’nun hayatı Frida ismi ile sinemaya aktarıldı ve bu filmde Kahlo’yu Salma Hayek oynadı (2002).

2005’de hayatını konu alan “The Life and Times Of Frida Kahlo” adlı bir belgesel film çekildi.

Resimleri
Frida Kahlo’nun 143 resmi vardır; 55 tanesi oto-portredir. Yaşamının büyük bir bölümünü yatakta başının üstünde duran, “gündüzlerinin ve gecelerinin celladı” olarak tanımladığı bir aynaya bakarak geçirdiği için sürekli oto-portre çizmiştir. Resimlerindeki ustalık, Pablo Picasso’ya bile “Biz onun gibi insan yüzleri çizmeyi bilmiyoruz” dedirtmiştir.

Sürekli evcil hayvan besleyen Frida’nın beslediği hayvanlarla ilgili iki portresi vardır: 1941’de yaptığı “Ben ve Papağanlarım” ile 1943’te yaptığı “Maymunlarla Otoportre”.

Frida’nın resimleri sürrealist’ olarak değerlendirilse de o surrealizmi reddetti. Resimleri aslında acı ve kesin gerçekliği yansıtıyordu. Frida’nın resimlerinde Meksika kültürü ve devrimci ulusal kimlik tuvale aktarılmıştı.Kahlo, 1938’de New York’ta sürrealist resmin öncü isimlerinden dostu Andre Breton’un da desteğiyle bir sergi açtı ve bu sergi ona uluslararası ün getirdi. 4 tablosunu ünlü aktör Edward G. Robinson’a satarak ilk büyük satışını gerçekleştirdi, resimlerinin yarısı satıldı. Bu başarı üstüne 1939’da Paris’te bir sergi açtı. Paris sergisinde fazla resmi satılmasa da eserleri büyük ilgi topladı; Picasso ve Kandinsky gibi sanatçıların övgüsünü kazandı; Louvre Müzesi, sanatçının Çerçeve’ adlı tablosunu satın aldı. Sanatçı, ülkesindeki ilk kişisel sergisini 1953’te Meksika’daki galerisinde açtı. Doktoru, yatağından çıkmasını yasakladığı için serginin açılışına karyolasında taşınarak götürülmüştü.

Kaynak: Kimkimdir.net

Keyfinizi Yerine Getirecek 10 Film :)

1- Duyguların Rengi (The Help)

1960’lı yıllar Mississippi’sinde 2 genel ve acımasız kural vardır: 1- Kadınlar evlenip çocuk yapmalıdır. 2- Beyazlar her zaman daha haklıdır. Eugenia Pelan bu tabuları yıkıp yazar olmaya karar verir. İlk kitabının konusu da bellidir: Siyahi kadınların yaşadıkları zorluklar ve buna rağmen bitmeyen neşeleri. Kötü bir gün geçiriyorsanız, Minny Jackson’ın kaka olan şakasını mutlaka görmelisiniz.

 

2- Kadınlar Ne İster (What Women Want)

Bir erkek bir kadının ne istediğini bilebilir mi? Asıl soru şu: Bunu gerçekten bilmek ister mi? Nick Marshall ağda ya da dedikodu yaparak kadınları daha iyi anlayacağını sanır. Çünkü ona göre kadınlar çoraplarının kaçmasından korkan, minnoş bir türdür. Fakat durumun ne kadar komplike olduğunu, birden kadınların iç seslerini duymaya başladığında anlar. O zaman kadın zekasını ve hassasiyetini fark edecek, beyni patlar gibi olacaktır. Seni düşüncelerimizle döveriz!

 

3- Şeytan Marka Giyer (The Devil Wears Prada)

Andrea Sachs New York’ta, prestijli bir dergi olan Runaway Magazine’de çalışmaya başlar. Fakat kibirli ve hiç çocuk olmamış kadar kötü Miranda Priestly’nin asistanıdır. Bir manikürcüde çalışsa bundan daha az yorulur ve daha mutlu olur. Kuyu kazmalar, sahte ilişkiler ve taht oyunları Andrea Sachs’ı canından bezdirir. Neyse ki güç ve hırstan daha önemli şeyler vardır. Mesela alarmı kurmadan uyanmak gibi.

 

4- Juno (Juno)

Juno her liseli gibi seksi merak etmektedir. Fakat diğer liselilerden farklı olarak, yasaklı sitelerde takılmak yerine, seksi direkt denemeye karar verir. Fakat maalesef bu işin bir de bug’ı vardır. Juno hamile kalır. Büyük bir olgunlukla, çocuğu doğuracak ve iyi bir aileye evlatlık verecektir. Film boyunca Juno’yla beraber dokuz doğurur ve olaylara değişik bir açıdan bakmayı öğreniriz. Ayrıca Juno’nun genç bir kadın olarak bu cesareti sergilemesine de hayran kalırız. Yürü be kızım!

 

5- Bridget Jones’un Günlüğü (Bridget Jones’s Diary)

Bridget Jones aslında doğal kadını temsil eder. Kilo alabilen, dönem dönem sivilceleri çıkan, terk edilen, kafasında deli sorular olan bir kadını. 32 yaşında bekar ve mutsuz bir kadın olarak, kendisine yeni ve alışılmadık bir hobi edinir: Günlük tutmak. Onunla birlikte bir kadının hayata ve aşka nasıl baktığını görür, onunla birlikte rezil ve mutlu oluruz. Bridget Jones bizimle empati kurar. Çünkü hepimiz kalabalıkta düşmüş, en kötü kıyafetimizi giydiğimiz bir günde hoşlandığımız adama yakalanmışızdır.

 

6- Julie ve Julia (Julie & Julia)

Julie ve Julia farklı zaman dilimlerinde yaşayan 2 aşçıdır. İkisinin de katlanmak zorunda oldukları zorluklar aynıdır: Fakirlik, erkek bir toplumda kadın olmak, yaratıcı fikirlerinin anlaşılamaması. Fakat yaşça büyük olan Julia azmiyle Julie’yi etkilerken, Julie de aslında farkında olmadan Julia’yı etkileyecektir. Çünkü birbirlerini en iyi onlar anlarlar. Hem göze hem mideye hitap eden, tutkularımızın peşinden götüren bir film.

 

7- Zamanda Aşk (About Time)

21 yaşındasınız ve zamanda yolculuk yapabiliğinizi fark ediyorsunuz. İlk iş ne yaparsınız? Geri dönüp o son shot’ı içmezsiniz? Güvenilmez ve yakışıklı olanı değil de, sizi seven adamı seçersiniz? Birkaç kilo zayıf olduğunuz zamanlara dönersiniz? Tim Lake de bu özelliğini keşfettikten sonra seçimlerini, aşk hayatını düzeltmek için kullanır. Ama bazı şeyleri de akışına bırakmak gerektiğini anlar. Kafası basan bir aşk filmi izlemek istiyorsanız, bu film tam size göre.

 

8- Marie Antoinette (Marie Antoinette)

Tüm mesainizi makaron yiyerek, elbisenize fiyonk seçerek ve partileyerek geçirdiğinizi düşünün. Eğer Rokoko döneminde Fransa’da bir kraliçeyseniz bu mümkün. Marie Antoinette Fransa’nın zevkine düşkün kraliçesidir. Fakat o sefa sürerken halkı da sürekli aç kalır. Sonuç, ekmek yiyemeyen halkın ayaklanması ve Marie Antoinette’in bir daha süslü peruklar takamamasıdır.

 

9- Tiffany’de Kahvaltı (Breakfast at Tiffany’s)

New York sosyetesinin biriciği Holly’nin en büyük alışkanlıkları, istediği erkeği etkilemek ve mücevher mağazası Tiffany’nin önünde kahvaltı etmektir. Fakat bir gün aşık olur ve hayatı aşırı duygusal bir hal alır. Artık ışıldayan taşların, sıcak kahvenin onsuz bir anlamı yoktur. Audrey Hepburn’un tatlılığı ve mutlaka izlenmesi gereken filmlerden biri olması bu filmin cazibesi. – Seni seviyorum. – (Görüldü).

 

10- Carol (Carol)

 İki kadının, 1950’ler Amerika’sında birbirine duyduğu aşkı anlatan, şairane bir film. Boşanmak üzere olan Carol ve bir mağazada görevli olan Therese, zor şartlar altında tutkulu bir aşk yaşarlar. Kadın, erkek hepimizin Therese çekingenliği ve isteğiyle Carol’a aşık olmamıza neden olan ve ruha hitap eden bir film. Çünkü love wins.