İsmail Küçükkaya Kimdir? Kaç Yaşında?

İsmail Küçükkaya Ekrem İmamoğlu ve Binali Yıldırım’ın Katılacağı Canlı Yayında Moderatörlük Yapacak. Peki İsmail Küçükkaya Kimdir? Yaşamı, Kariyeri, Eşi ve Tecrübeleri…

İsmail Küçükkaya, gazetecilik kariyerine 1991 yılındaHürriyetGazetesi’ndemuhabirlikyaparak başladı. Hürriyet Gazetesi’nde çalıştıktan sonra Sabah ve Star gazetelerinde görev aldı. 2000 yılında Akşam gazetesinde köşe yazarlığı yapmaya başlayan gazeteci, 2003 yılında köşe yazarlığını da sürdürerek SkyTürk TV’de Ankara temsilcisi olarak çalışmaya başladı.

2005-2008 senelerinde Akşam Gazetesi’nin Ankara temsilciliği yürüten Küçükkaya, 2008 yılı Kasım ayında Akşam Gazetesi’nin genel yayın yönetmeni oldu. Haziran 2013 tarihinde Gezi Parkı olaylarının ardından görevinden alındı.

2013 yılı Eylül ayında Fox TV’de “Çalar Saat” adlı programı sunmaya başladı.

2008 yılında “Cumhuriyetimizi Dair” ve 2012 yılında “Cumhuriyet’in İlk Yüzyılı” adlı iki kitap yazmıştır.

Gazeteci İsmail Küçükkaya 10 Temmuz 2016’da evlendi. Gazeteci İsmail Küçükkaya, Samsun’da görev yapan görsel sanatlar öğretmeni Eda Demirci ile dünyaevine girdi.

KÖŞE YAZARLIĞI 2000 YILI İTİBARİYLE BAŞLADI

2000 yılı itibari ile kısa zaman içerisinde edindiği başarıları taçlandırdı ve Akşam Gazetesi kadrosunda köşe yazarlığı yapmaya başlayarak Türkiye tarafından tanınan bir isim olarak dikkat çekti. Köşe yazıları ile dikkat çeken İsmail Küçükkaya, hızlı yükselişine devam etti.

2003 yılında Akşam’da köşe yazarlığı yaparken aynı zamanda Skytürk Televizyonu Ankara Temsilciliği görevine getirilerek yine büyük bir başarıya imza attı. 2005 – 2008 yılları arasında ise Akşam Gazetesi’nin Ankara temsilcisi olarak görevlerini icra etmeye başladı.

2008 YILINDA KİTAP ÇIKARDI

İsmail Küçükkaya, yazalığa dair müthiş yeteneklerini 2008 yılında çıkarmış olduğu Cumhuriyetimize Dair kitabı ile birlikte sergilemiş ve insanlara sunmuştur.

GENEL YAYIN YÖNETMENLİĞİNE GETİRİLDİ

2008 yılının sonlarına doğru Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmenliği görevine getirilen ve mükemmel bir kariyerin en yüksek mertebesine çıkmayı başaran İsmail Küçükkaya, Haziran 2013 tarihine kadar bu görevi başarı ile sürdürmüştür. Görevi süresince gazete birçok farklı ve başarılı işe imza atarak bu anlamda fark yaratmıştır.

FOX TV KARİYERİ BAŞLADI

İsmail Küçükkaya, 2013 yılının son çeyreğinde FOX TV kanalına transfer olarak sabah programı yapmaya başladı ve çok kısa bir zaman dilimi içerisinde tüm Türkiye’nin sevdiği isimlerden birisi olarak dikkat çekti.

Çalar Saat programının sunucusu olarak 4 yıla yakındır aktif bir şekilde görev alan İsmail Küçükkaya, gazetecilik sektörünün en kariyerli isimlerinden birisidir.

İsmail Küçükkaya’nın Eşi Kimdir ? Eda Demirci Kimdir ?

Eda Demirci Kimdir?

Hakkında pek fazla bilgi bulunmayan Eda Demirci’nin güzel sanatlar öğretmeni olduğu ve Samsun’da görev yaptığı bilinmektedir.

Eda Demirci ne zaman evlendi

Eda Demirci, 09 Temmuz 2016 tarihinde, FOX TV ekranlarında yayınlanan “Çalar Saat” programının sunuculuğunu yapan İsmail Küçükkaya ile hayatını birleştirdi.

Aile yakınlarının ve çiftin dostlarının davetli olduğu nikah, 09 Temmuz 2016 tarihinde, saat 19:30’da kıyıldı.

Düğüne ünlüler katıldı

Çiftin nikah şahitliklerini Tarihçi İlber Ortaylı, Bahçeşehir Okulları kurucusu Enver Yücel, Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, Fox Yönetim Kurulu üyesi Engin Güner ve Fox GYM Doğan Şentürk ve Göztepe Spor Başkanı Mehmet Sepil üstlendi.

Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu - Prof.Eyüp Sabri Ercan

Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu Nedir?

Hiperaktivite ve dikkat eksikliği bir aralar inanılmaz derecede popüler olmasına rağmen toplum tarafından tam olarak anlaşılamamış veya yanlış anlamlandırmalar nedeniyle ihmal edilmiş bir konudur. Kısaca DEHB olarak adlandırılan bu hastalık, genellikle kalıtımsal veya hamilelikte kurşun, sigara ve alkol gibi zararlı maddeler nedeniyle oluşabilen bir tür bozukluktur. Yapılan araştırmalara göre bu hastalığın yüzde 80-90’lık bir kısmını genetik özellikler belirler.

Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu - Prof.Eyüp Sabri Ercan
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite

Hiperaktivite Hastalığının Tedavisi

Bu hastalığın müzdaribi olan kişilerden biri olan Prof. Dr. Eyüp Sabri Ercan, kitabına E’nin hikayesini, yani kendi hikayesini anlatarak başlar. İçersinde DEHB ile her türlü bilginin bulunabileceği bu kitapta anne, baba ve eğitimciler için önemli bilgiler ve hususlar yer almaktadır. Dikkat ekiskliği ve hiperaktivite bozukluğu erken tedavisinde çok olumlu sonuçlar doğurabilen bir hastalıkken geç tedavisinde ise hastalığın beraberinde getirdikleri ile tedavisi güç bir hastalığa dönüşebilir. Bu kitapta üzerinde durulan en önemli konu, bu hastalığının nasıl tespit edileceğidir. Bende bir DEHB hastası olarak bu kitabı okuyarak kendimi tanımayı başladım. Zekâ ve biraz düzenle bu hastalığın belirtileri saklanabilir veya bulunduğunuz koşullar bu belirtilerin artmasına neden olabilir. Öncelikle yapılması gerekenler çocuklar ve yetişkinler için bu hastalığı iyi tanımak veya sizde olup olmadığını keşfetmektir. Bunun için psikiyatri kliniklerinde belirli testler ve ölçütler mevcuttur.

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu

DEHB özellikleri nelerdir?

DEHB ilkokul çağına kadar farkedilmeyen fakat çocuğun okula başlamasıyla iyice belirginleşen bir hastalıktır. Çoğu çocuk hareketli ve sakar olduğundan bu durumu çocuk okul çağına gelmeden anlamak oldukça güçtür. Bu hastalığın olduğu çocuklar genellikle aşırı hareketli, yerinde duramayan, ödevlerini düzgün bir biçimde yapamayan ve kurallara uymakta güçlük çeken öğrencilerdir. Ödev yapma sırasında tuvalete gitmek ve su içmek bahaneleri ile bir şekilde bu durumdan kurtulmak isterler. Bazen ise çocuk aşırı hareketli olmasa da içine kapanık, hayal dünyasında gezen ve dinliyormuş gibi yapıp aslında dinlemeyen bir çocukta olabilir. Aile tarafından şiddet ve aşağılanmaya da maruz kalan bu çocuklar genellikle diğer arkadaşları ile uyum sağlayamaz. Arkadaşları tarafından kavgacı, bencil ve saldırgan olarak tanımlanırlar. Bu çocuklarda belirgin olan bir diğer özellik ise ilgili oldukları konularda çok başarılı olurken, ilgisiz oldukları konularda bu başarıyı sağlamakta güçlük çekmeleridir. Örnek olarak matematik dersine ilgi duyan bir DEHB’li çocuğun matematik dersi çok iyi olmasına rağmen diğer derslerine hiç ilgi duymaz. Bu derslerde düşük notlar alır, ders sırasında dikkatini toparlayamaz. Arkadaşlarıyla konuşmaya başlar, defterine bir şeyler çizer. Kısacası bu hastalık basit gibi görülen fakat teşhisi aslında pek kolay olmayan bir hastalıktır. Erken tedavi edilmesi ise kesinlikle şarttır. Eğitimciler ve aile iş birliğiyle kolayca aşılmasi gereken bu hastalık genellikle geç yaşlarda fark edilir. Yetişkinlerde de bu hastalık mevcuttur. Zamanla kendiliğinden geçmese bile yetişkinlikte belirtiler azalabilir. DEHB’li insanlar için bir yerde uzun süre oturmak, bir konu üzerine uzun süre çalışmak, zihinsel çaba gerektiren uzun zaman alan işlere odaklanmak oldukça zordur. Ayrıca bu hastalık, yaşında ilerlemesiyle farklı diğer psikolojik hastalıklara da zemin hazırlar. Genellikle huzursuzluk çeken DEHB’li insanlar öğrenim yıllarında ve üniversite yıllarında bu hastalığın yarattığı olumsuz etkilerden ciddi bir şekilde zarar görürler. DEHB’liler zihinsel olarak hareketlidirler, hızlı karar verirler ve insanlar hakkında hızlı tespitlerde bulunurlar.

Prof.Dr.Eyüp Sabri Ercan – Prof.Dr. Cahide Aydın

DEHB neden erken tedavi edilmeli?

DEHB’li insanlar yukarıda belirttiğim özellikler nedeniyle derslerine ve işlerine odaklanmakta güçlük çekerken, sosyal hayatlarında da insanlarla ilişki kurmaktada başarısız olurlar. Erken tedavi edilmeyen bir DEHB’li arkadaşları tarafından onaylanmayacak, onlar tarafından kabullenilmeyecek ve ailesi tarafından da büyük bir baskıya maruz kalacaktır. DEHB’li olmak bir suç değildir. Dediğim gibi kalıtımsal özelliklerin büyük bir payı vardır. Bu nedenle anne, baba veya akrabalarda bu hastalığın görülme yüzdesi de buna bağlı olarak çok yüksektir. Bu insanların aile tarafından şiddet görmesi, arkadaşları tarafından onaylanmaması, insanlarla iyi ilişkiler kuramaması, lise ve üniversite yıllarında daha büyük sorunlara zemin hazırlar. Bunlardan biri ise obsesif kompulsif bozukluktur. Bu hastalık bir doktor tarafından “Koca Bir Ormana Bakıp, Sadece Tek Bir Ağacı Görmek” olarak tanımlanır. Yani bu hastalığa sahip olan insanlar genelde tek bir konu üzerinde sürekli ve yoğun bir biçimde düşünebilir ve bu hayatında çok olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Aynı zamanda DEHB’li insanlar alkol, esrar ve benzeri uyuşturucu madde kullanımına yatkındırlar çünkü bu maddeler beyinde dopamin salgısını artırarak onlara kısa bir normallik sunar. Bu insanlar erken tedavi edilmedikleri takdirde okullarından mezun olamayabilir. Okullarından uzaklaştırılabilir hatta atılabilirler. İş hayatında ise bir işi yapmakta büyük zorluklar çekebilir. Bu durumun tespiti ve tedavisi bu nedenlerden dolayı çok önemlidir. Bazı basit ilaçlar kullanılarak bu rahatsızlıktan kurtulunabilir. Sizde bir DEHB rahatsızlığına sahip olabilirsiniz.  Çocuğunuzda ve çevrenizde böyle insanlara rastlayabilirsiniz. Bu kitap teşhis, DEHB’li insanları anlama, yapılması gerekenler, testler ve ilaçlar hakkında geniş bir bilgi içeriğine sahip. İçindeki hikyelerle  birlikte oldukça akıcı bir kitap. Anlattıklarım dışında daha detaylı bilgi için bu kitabı okuyabilirsiniz.

DEHB

Seymenbaşı Dr.Metin Özaslan Kimdir?

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Adayı Olarak Düşünülen Dr. Metin Özaslan Kimdir ?

Dr. Metin Özaslan – Ankara

Kendisi Ankara ile ilgili derin bilgiye sahip geçmişini iyi bilen ve geleceğini öngörebilecek kabiliyette bilgisi ve özverisi ile Ankara için en iyi belediye başkan adayıdır. Neden bu kadar kesin konuştuğumu sorarsanız,  Ankara Rüzgârı adlı belgeselim de kendisi ile tanışma fırsatını bulmuştum. Ankara konusunda derin bilgilerinden yararlanmıştım. Kimse bize yardımcı olmazken kendisi bizlere bir çok imkan sunmuş bizzat zaman ayırmıştı. Lafı uzatmaya gerek yok işte Metin Özaslan’ın öz geçmişi ve şehircilik, kent planlama ve sosyal alanda çalışmalarını kanıtlayacak eğitim bilgileri.

Dr. Metin Özaslan Kimdir ? Nereli ? Öz Geçmişi ve Eğitim Bilgileri…

  • DPT-Kalkınma Bakanlığı Uzmanı / Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Uzmanı
  • Ankara Üniversitesi (SBF-DTCF) Yarı Zamanlı Öğretim Görevlisi
  • Ankara Kulübü Derneği Genel Başkanı
  • Ankara Enstitüsü Vakfı Başkanı
  • A.Ü. Ankara Çalışmaları, Araştırma ve Uygulama Merkezi (ANKAMER) Merkez Danışma Kurulu Üyesi
  • Ankara Kalkınma Kurulu Başkan Vekili
  • Ankara Turizm ve Tanıtma Konseyi Üyesi
  • Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Envanteri Tespit Komisyonu Üyesi

Özaslan, 1967 yılında Ankara’da doğdu. İlkokulu Kayaş Atlıoğlu İlkokulu’nda, Ortaöğrenimini TED Ankara Koleji ve Kayaş Ortaokulu’nda, Lise eğitimini ise Kurtuluş Lisesi’nde tamamladı. 1992 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Sosyoloji Bölümü’nden mezun oldu. Ankara Üniversitesi Dil, Tarih, Coğrafya Fakültesi (DTCF) Halkbilimi Bölümünde “Kentleşme, Kentlileşme ve Kent Kültürü” alanında Yüksek Lisans (Master), İngiltere Nottingham Üniversitesi Kent Planlama Bölümünde “ Kentsel ve Bölgesel Gelişme- Yeni Sanayi Odakları” alanında hazırladığı tezle Doktora (PhD) kariyerini tamamladı. Ayrıca, bir müddet devam ettiği ODTÜ-Kamu Yönetimi Bölümü yüksek lisans programı yanında bir diğer doktora çalışmasını Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi(SBF) Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi (Kent ve Çevre) Bölümünde sürdürmüş ve tez aşamasında ayrılmıştır. Japonya, İngiltere, Almanya, Singapur, Pakistan ve Fas gibi ülkelerde düzenlenen çeşitli mesleki ve akademik eğitim programlarına katılmıştır.

Dr. Metin Özaslan kimdir
Dr. Metin Özaslan

1993 yılında Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) Müsteşarlığı, Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü’nde (BGYUGM) Uzman Yardımcısı olarak göreve başladı ve 1999 yılında “Yerel Gelişmede Kamu ve Kurumsal Yapı” konulu uzmanlık teziyle “Planlama Uzmanlığı”na atandı. DPT tarafından yapılan çeşitli bölgesel gelişme projelerinde koordinatör olarak görev aldı. Bölgesel Gelişme, İl Kalkınması, Kentleşme ve Yerel Kalkınma alanlarında ulusal ve uluslararası komisyonlarda Koordinatör veya Komisyon üyesi olarak yer aldı. DPT-Güneydoğu Anadolu Bölgesi Geçici Planlama Komitesi üyesi olarak bir süre Diyarbakır’da ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi illerinde görev yaptı. Uluslararası alanda Türkiye’yi OECD-Bölgesel İstatistikler Komisyonunda ve Türkiye-Fransa Üst Düzeyli Memurlar Ortak Seminerlerinde raportör olarak temsil etti. DPT Müsteşarlığı ve Pamukkale Üniversitesi işbirliğinde düzenlenen Kentsel Araştırmalar Sempozyumu (KEAS) koordinatörü ve editörlüğü görevini sürdürdü. DPT, İçişleri Bakanlığı, Milli Güvenlik Akademisi ve Kalkınma Ajansları başta olmak üzere çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan kamu personeli ile başta Türk Cumhuriyetleri ve Ortadoğu ülkeleri olmak üzere yurtdışından ülkemize eğitim amacıyla gelen kamu personeline çok sayıda konferans ve seminer vermiştir. Özaslan, 2018 yılında Kalkınma Bakanlığı’na (DPT) bağlı Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü’nün Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı (STB) bünyesinde kurulan, Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü’ne dönüştürülmesiyle birlikte Sanayi ve Teknoloji Uzmanı olarak bu Bakanlığa geçmiştir.

Seymenbaşı Dr. Metin Özaslan – Ankara

Ankara Üniversitesi’nde yarı-zamanlı (part-time) öğretim görevlisi olarak lisans, yüksek lisans ve doktora dersleri de veren Özaslan, 2006 yılından itibaren Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi (DTCF) Sosyoloji Bölümü’nde lisans öğrencilerine “Ekonomiye Giriş”, yüksek lisans ve doktora öğrencilerine ise,  “Kentsel ve Bölgesel Gelişme Politikaları” derslerini vermiştir. 2007-2013 yılları arasında ise SBF Maliye Bölümü’nde doktora öğrencilerine “Maliyenin Sosyal Teorisi” ile “Kamu Sosyal Politikaları” derslerini vermiştir. DPT yayınları arasında çıkan Kentsel ve Bölgesel gelişme ile İlçelerin, İllerin ve Bölgelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Endeksleri alanlarında kitapları ve çeşitli kitap ve dergilerde yayınlanan çok sayıda mesleki makaleleri bulunmaktadır. Özaslan ayrıca çok sayıda ulusal ve uluslar arası kongre ve sempozyum da “Kent ve Bölge Kalkınması”, “Gelişmişlik Göstergeleri ve Endeksleri” ile “Ekonomik, Sosyal, Kültürel ve Tarihi Yönleriyle Ankara” konularında konferanslar vermiş ve bildiriler sunmuştur.

Eğitim Bilgileri

  • Doktora: İngiltere Nottingham Üniversitesi-Kent Planlama Bölümü, (Aralık 1997-2004)
  • Yüksek Lisans: Ankara Üniversitesi, DTCF, Halkbilimi Bölümü (1993-1995)
  • Lisans: Orta Doğu Teknik Üniversitesi- Sosyoloji Bölümü (1987-1992)

Diğer Eğitim Programları

  • Doktora: Ankara Üniversitesi, SBF, Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi (Kentleşme ve Çevre Kürsüsü), (Eylül 1995- Tez Yazım Aşamasında Devam edilmedi)
  • Yüksek Lisans: Orta Doğu Teknik Üniversitesi- Kamu Yönetimi Bölümü (1994- Ders Aşamasında Devam edilmedi)
  • Lisans Sonrası Özel Öğrencilik: Orta Doğu Teknik Üniversitesi- Sosyoloji/ Şehir ve Bölge Planlama Bölümleri (Güz 1993-Bahar 1994)

Eğitim Sertifikaları ve Programları

  • Kültürel Turizm İçin Tarihi Kentlerde Koruma ve Risk Yönetimi (Conservation and Risk Management of Historic Towns for Cultural Tourism) Sertifikası, Osaka-Kyoto- Japonya, 25 Ağustos-16 Eylül 2011, Japon Kalkınma ve İşbirliği Ajansı (JICA), Ritsumeikan University- Japonya Hükümeti
  • “Kamu Hizmetlerinde Performans Yönetimi Semineri (Performance Management for the Public Service)” Sertifikası, Singapur, Haziran 2007 (10 gün), Singapur İşbirliği Programı-Singapur Hükümeti
  • “Geleceğin Genç Türk Liderleri Eğitimi: Türkiye’nin Yakınsama Sürecinde Sosyal ve Bölgesel Politika (Training the Young Turkish Leaders of Tomorrow: Social and Regional Policy in the Turkish Accession Process)” Sertifikası, Ankara (19 Haziran 2007, Almanya 4-6 Ekim 2007, Avrupa Komisyonu’nun Sivil Toplum Diyaloğu Programından finanse edilen Proje, ODTÜ Avrupa Çalışmaları Merkezi ve Sosyal Bilimler Enstitüsü ile Avrupa Çalışmaları Vakfı-Lodz Avrupa Enstitüsü, Humboldt Üniversitesi ve Oxford Üniversitesi tarafından uygulanmıştır.
  • “İnsan Kaynakları Gelişimi Semineri (Human Resources Development)” Sertifikası, Lahore-Pakistan, Eylül 2002 (1 hafta), İslam Kalkınma Bankası ve Pakistan Kamu Yönetimi Koleji
  • “Kentsel ve Bölgesel Gelişme Yönetimi ve Planlama Semineri (General Management Seminar for Regional Development and Planning)” Sertifikası, Sapporo-Tokyo- Japonya, Ekim-Kasım 1995 (2 ay), Japon Kalkınma ve İşbirliği Ajansı (JICA)- Japonya Hükümeti
  • “Sosyal Bilimlerde Sayısal/ Kantitatif Yöntemler Semineri (Quantitative Methods in the Social Sciences)” Sertifikası, Güz Dönemi (Sömestir)-1997, Nottingham Üniversitesi, İngiltere
  • “İletişim ve Sunum Teknikleri-Sözlü ve Yazılı İletişim ve Bilgi Teknolojileri Semineri (Communication and Presentation Skills–Skills of Spoken and Written Communication–Information Technology)”, Güz Dönemi (Sömestir)-1998, Nottingham Üniversitesi, İngiltere
  • “Doktoranın Yapısı ve Danışmanlık Süreci-Araştırma Planlaması ve Zaman Yönetimi Semineri (The Nature of the PhD and the Supervision Process-Planning Research and Time Management)”, Bahar Dönemi (Sömestir)-1998, Nottingham Üniversitesi, İngiltere
  • “Akademik İngilizce ve Araştırma Teknikleri Gelişim Semineri (Academic English and Research Skills Improvement Seminar)”, Ocak-Nisan 1997 (3 ay), Centre for English Language Education, Nottingham Üniversitesi, İngiltere
  • ODTÜ Sosyoloji Bölümü Özel Öğrencilik Yüksek Lisans Dersi “SOC 510-Kentsel Teori ve Politika (Urban Theory and Policy)” (Kredi 3, Alınan Not AA), 1993 Güz Dönemi
  • ODTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Özel Öğrencilik Yüksek Lisans Dersi “RP 511-Planlama Teorisi (Planning Theory)” (Kredi 3, Alınan Not BB), 1993 Güz Dönemi
  • ODTÜ Sosyoloji Bölümü Özel Öğrencilik Yüksek Lisans Dersi “SOC 511-Yerel Politika (Local Politics)” (Kredi 3, Alınan Not AA), 1994 Bahar Dönemi
  • Ankara Üniversitesi (A.Ü.) Siyasal Bilgiler Fakültesi (SBF) Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi (Kent ve Çevre Bilimleri) Doktora Dersi “Çevre Yönetimi” (Kredi 3, Alınan Not 90/100), 1995-1996 I. Yarıyıl
  • A.Ü-SBF Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi (Kent ve Çevre Bilimleri) Doktora Dersi “Kent Tarihine Düşünsel Yaklaşım” (Kredi 3, Alınan Not 85/100), 1995-1996 I. Yarıyıl
  • A.Ü-SBF Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi (Kent ve Çevre Bilimleri) Doktora Dersi “Siyasal Çevrebilim” (Kredi 3, Alınan Not 85/100), 1995-1996 I. Yarıyıl
  • A.Ü-SBF Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi (Kent ve Çevre Bilimleri) Doktora Dersi “Çevrebilimin Düşünsel Kökenleri (Seminer)” (Kredi 3, Alınan Not 85/100), 1995-1996 I. Yarıyıl
  • A.Ü-SBF Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi (Kent ve Çevre Bilimleri) Doktora Dersi “Kentsel ve Bölgesel Gelişme Politikaları” (Kredi 3, Alınan Not 90/100), 1995-1996 II. Yarıyıl
  • A.Ü-SBF Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi (Kent Kuramları) Doktora Dersi “Kent Kuramları” (Kredi 3, Alınan Not 90/100), 1995-1996 II. Yarıyıl
  • A.Ü-SBF Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi (Kent ve Çevre Bilimleri) Doktora Dersi “Çevrebilimin Düşünsel Kökenleri (Seminer)” (Kredi 3, Alınan Not 95/100), 1995-1996 II. Yarıyıl
  • A.Ü-SBF Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi (Kent ve Çevre Bilimleri) Doktora Dersi “Kent ve Hukuk” (Kredi 3, Alınan Not 95/100), 1996-1997 I. Yarıyıl

Yabancı Diller

  • İngilizce (İyi Düzeyde)
  • Fransızca (Temel Düzeyde)

Tezler

  • Doktora Tezi (2004): Türkiye’de Yeni Sanayi Odaklarının Ortaya Çıkışı: Denizli ve Gaziantep Örnekleri (The Emergence of New Industrial Districts in Turkey: Denizli and Gaziantep Cases). The University of Nottingham (Basılmamış Doktora Tezi). (289 sf.)
  • DPT Uzmanlık Tezi (1999): Yerel Gelişmede Kamu ve Kurumsal Yapı DPT: Ankara. (Basılmamış DPT Uzmanlık Tezi). (190 sf.)
  • Yüksek Lisans Tezi (1995) 1950’li Yıllar sonrasında Türkiye’de Kentleşme-Kentlileşme ve Kültürel Değişim. A.Ü. DTCF Halkbilimi- Etnoloji Bölümü: Ankara (Basılmamış Yüksek Lisans Tezi) (104 sf.)

Kaynak: www.metinozaslan.com.tr

İsmail Küçükkaya Kimdir ? Nereli ve Eşi.

İsmail Küçükkaya, gazetecilik kariyerine 1991 yılında Hürriyet Gazetesi’nde muhabirlik yaparak başladı. Hürriyet Gazetesi’nde çalıştıktan sonra Sabah ve Star gazetelerinde görev aldı. 2000 yılında Akşam gazetesinde köşe yazarlığı yapmaya başlayan gazeteci, 2003 yılında köşe yazarlığını da sürdürerek SkyTürk TV’de Ankara temsilcisi olarak çalışmaya başladı.

2005-2008 senelerinde Akşam Gazetesi’nin Ankara temsilciliği yürüten Küçükkaya, 2008 yılı Kasım ayında Akşam Gazetesi’nin genel yayın yönetmeni oldu. Haziran 2013 tarihinde Gezi Parkı olaylarının ardından görevinden alındı.

2013 yılı Eylül ayında Fox TV’de “Çalar Saat” adlı programı sunmaya başladı.

2008 yılında “Cumhuriyetimizi Dair” ve 2012 yılında “Cumhuriyet’in İlk Yüzyılı” adlı iki kitap yazmıştır.

Gazeteci İsmail Küçükkaya 10 Temmuz 2016’da evlendi. Gazeteci İsmail Küçükkaya, Samsun’da görev yapan görsel sanatlar öğretmeni Eda Demirci ile dünyaevine girdi.

Sivasspor Ne Zaman Kuruldu? İşte Tarihçesi

Sivasspor Ne Zaman Kuruldu?

1960’lı yılların ikinci yarısı ile birlikte Türk futbolunda yaşanan gelişmenin etkisiyle Anadolu’nun hemen her yerinde profesyonel şehir takımları kurulmakta ve Türkiye liglerinde karşılaşmalara hazırlanmaktadırlar. İşte bu ortamda Sivas’ta da bir futbol takımı kurma hayalleri gerçeğe dönüştürülmek üzere harekete geçilmiştir.

Sivasspor Ne Zaman Kuruldu?

9 Mayıs 1967 Tarihli Sivasspor Kuruluşu

1967 Mart ayında Nusret Akça, Hüseyin Yıldırım, Hüseyin Pala, Nurettin Tarıkahya, Yalçın Özden gibi isimler ilk olarak o günün Belediye Başkanı Ahmet Durakoğlu’na ve dönemin Valisi Vefik Kitapçıgil’e giderek durumu anlatırlar. Vali olaya çok sıcak yaklaşır ve kurulacak olan kulübün yalnızca sportif açıdan değerlendirilmemesi gerektiğini dile getirerek bu oluşumu şehrin kültürel, ekonomik ve sosyal hayatına da büyük bir hareketlilik getireceğini belirtir. Valinin dile getirdiği son derece olumlu sözlerini duyan kurul üyeleri sevinirler.

Sivasspor kurulacaktır. Hemen kuruluş hazırlığına başlanır. Çünkü 1967-1968 sezonuna Sivasspor yetiştirilmelidir. Mayıs ayının ilk günlerinde hazırlıklar hemen hemen tamamlanmıştır.

Takımın renkleri konusuna da açıklık getirildikten sonra, 9 Mayıs 1967 tarihli gazeteler Sivassporun kurulduğunu yayınlamaya başlar. “Osman Paşa Caddesi, numara 1” Sivasspor’un kulüp binası olarak belediyeden 50 liralık sembolik bir ücret karşılığında kiralanır. Kulübün ilk telefon numarası da 2283’tür.

Sivasspor tarihinde ilk Yönetim Kurulunu oldukça zor görevler beklemektedir.

Kollar sıvanarak büyük bir heyecanla işe başlanır.

Bu kulübü kuranlar başlangıçta takımın doğrudan ikinci lige alınacağını düşünürler. Ama evdeki hesap çarşıya uymaz ve bu iş göründüğü kadar kolay olmayacaktır. Kulübün ikinci lige alınması isteminin iletilmesi için, Kulüp Başkanı Ahmet Durakoğlu, Genel Sekreter Nurettin Tarıkahya, Kulüp Amiri Hüseyin Yıldırım ve yönetim kurulu üyeleri Nusret Akça, Yalçın Özden (Tüccar) ve Hüseyin Pala’dan oluşan bir heyet Ankara’ya gider. Ankara’da başvuru yapılır. Bu başvuru sonrasında o günün Futbol Federasyonu Başkanı Orhan Şeref Apak, bir kurulla incelemelerde bulunmak üzere Sivas’a gelir. Sivas dönüşü yazılan rapor hem Yönetim Kurulunu, hem de tüm Sivas’lı sporseverleri büyük bir hayal kırıklığına uğratır. Zira raporda tesis ve altyapı yetersizliğinden istemin yerine getirilemeyeceğinin belirtilir. Yönetim Kurulu kısa süreli bir şok yaşadıktan sonra harekete geçer. Bütün yollar denenecek ve Sivasspor mutlaka ikinci ligde oynayacaktır. Başta Vali Vefik Kitapçıgil olmak üzere şehrin ileri gelenleri Ankara üzerinde baskı oluşturur.

Yönetimde bulunan Nusret Akça ve Hüseyin Yıldırım gibi aynı zamanda siyasi partilerin İl Teşkilatında görevliler aracılığıyla baskı siyasi bir boyut kazanır. Spor Bakanı Kamil Ocak’la görüşülür. Sivas milletvekili Rıfat Öçten dönemin Başbakanı Süleyman Demirel’den yardım ister. Bu isteğin içinde üstü kapalı bir tehdit de vardır. “Ya Sivasspor’u ikinci lige alırsınız; ya da Sivas’tan oy almayı unutursunuz.” Bu istek yankı bulmakta gecikmez. Aynı günlerde Futbol Federasyonu bir de Şekerspor olayı ile uğraşmaktadır. Birinci ligden düşürülen Şekerspor, idare mahkemesine açtığı davayı kazanmış ve mahkeme kararı ile 1967-1968 sezonunda birinci ligde oynama hakkını elde etmiştir. Bu karar ikinci lig beyaz grupta Şekerspor’a ayrılan yeri boş bırakmıştır. Bu kadar olumsuzluk içinde şans ibresi Sivasspor’dan yana dönmüştür. Demirel’in talimatına zamanın federasyon başkanı Orhan Şeref Apak daha fazla direnemez ve Sivasspor 1967-1968 sezonunda Türkiye ikinci ligi beyaz gruptaki takımlar arasında yerini alır.

2005 yılına kadar bu ligde oynayan Sivasspor 2004-2005 sezonunda Turkcell Süper Lig’e çıktı. İlk iki sezonunda ligi 8.sırada bitirdi. 2007-2008 sezonunda ise büyük bir başarı göstererek şampiyonlugu kıl payı kaçırdı ve o sezonu averajla Beşiktaş ve Fenerbahçe’nin gerisinde 4.bitirdi ve UEFA Intertoto Kupası’nda Türkiye’yi temsil etme hakkı kazandı. 2008-2009 sezonunda ise bir önceki sezonda sergildiği grafiği devam ettirdi ve ligi şampiyon Beşiktaş’ın 5 puan arkasında 66 puanla ikinci bitirdi ve UEFA Şampiyonlar Ligi’ne katılmaya hak kazandı. Sivasspor 11 yıl aralıksız mücadele ettiği Süper Lig’den 2015-2016 sezonunda TFF 1. Lig’e düştü. Kırmızı-beyazlı ekip 2017-2018 sezonunda TFF 1. Lig’i şampiyon olarak tamamlayarak yeniden Süper Lig’e çıkmayı başardı.

Sivasspor 2014-2015 ve 2015-2016 sezonunda Medicana Sivasspor,

2017-2018 sezonunda ise Demir Grup Sivasspor ismi ile mücadele etti.Halen bu isimle Süper Lig’de mücadele etmektedir.

Gazeteci Mehmet Akif Ersoy Kimdir? Kaç Yaşında? Nerelidir?

Gazeteci Mehmet Akif Ersoy Kimdir?

Türk televizyonlarında haber ve siyaset programlarının  yorumcusu ve aynı zamanda gazeteci Habertürk Spikeri Mehmet Akif Ersoy kimdir? Gazetecilik kariyeri hakkında bilgililer, bugüne kadar kaleme aldığı kitaplar, özel hayatına ilişkin tüm bilgileri biyografi bölümümüzde sizin için bir araya getiriyoruz.  Biyografi bölümümüzde Sunucu Mehmet Akif Ersoy kimdir? Namı diğer Habertürk Mehmet Akif Ersoy kimdir? Hayatı ve özgeçmişi ile sizlerle. Uzun yıllar TRT’de görev yapan, Ortadoğu’dan çok sayıda habere imza atan ve “Dış Politika” dergisinin Genel Yayın Yönetmenliğini de üstlenen gazeteci Mehmet Akif Ersoy Habertürk yönetimiyle el sıkıştı. Usta gazeteci Ersoy’un bundan sonra her gün haber bülteni sunarak seyirciyle buluşacağı öğrenildi.

Gazeteci Mehmet Akif Ersoy biyografi

Türk gazeteci, televizyoncu, yazar, muhabir ve aynı zamanda belgesel yönetmeni olan usta gazeteci Mehmet Akif Ersoy 8 Ocak 1985 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Eğitim hayatına İstanbul’da başlayan gazeteci Mehmet Akif Ersoy liseyi tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi’nde eğitimine devam etti. Üniversiteden mezun olduktan sonra 2009 yılında kariyerine 6 News televizyon kanalında muhabir olarak göreve başladı. Bir yıl burada çalıştıktan sonra TRT televizyonuna transfer oldu. 2010 yılında TRT TÜRK – Addis Ababa Temsilciliği görevine getirildi. 2011 yılında başta Libya, Yemen, Şam, Erbil olmak üzere pek çok noktada TRT temsilcisi ve savaş muhabiri olarak görev yaptı. Aynı yılın içinde TRT TÜRK Trablus ve Sana muhabirliği görevini yürüttü. 2012 yılında önemin lideri Muammer Kaddafi ile ölümünden önce gerçekleştirdiği son röportajı ile bir anda tüm dünyada adından söz ettirdi. İstiklal Şairimiz Mehmet Akif Ersoy ile aynı ismi taşıyan Gazeteci Mehmet Akif Ersoy kariyerine 2012 yılında TRT Kahire-Mısır Temsilcisi olarak devam etti. Sonrasında 2013 yılında TRT ARAPÇA Koordinatör Yardımcılığı görevine getirildi. 2014 yılına gelindiğinde TRT İstanbul Bölge Müdür Yardımcısı olarak çalışmaya başladı. Bu süreci 2015 yılında “Zenga Zenga”  adlı Muammer Kaddafi Belgeseli takip etti. Aynı yılın içinde Diyanet İşleri Başkanlığı Ortadoğu ve İslam Coğrafyası Sorumlu Başkan Müşaviri olarak atandı. Daha sonra 2016 yılında Dış Politika Dergisi  Genel Yayın Yönetmeni oldu. 2017 yılını sonlarında Habertürk Televizyon kanalı ile el sıkıştı.  Günümüzde Habertürk TV ekranlarında gündüz kuşağında “Manşet” programını ve akşam kuşağında “Nedir Ne Değildir” programını sunan başarılı isim gazeteci Mehmet Akif Ersoy aynı zamanda “Tünel- Gazze’de Yaşamak” adlı kitabının da yazarıdır. Günümüzde çeşitli söyleşilerde yapan usta gazeteci en son “Ortadoğu’da Son Gelişmeler ve Afrin”  söyleşisini Denizli’de gerçekleştirmiştir.

Gazeteci Mehmet Akif Ersoy Kimdir? Kaç Yaşında? Nerelidir?

Mehmet Akif Ersoy

Gazeteci Mehmet Akif Ersoy evli değildir.

Gazeteci Mehmet Akif Ersoy bir adet yayımlanmış kitabı vardır

Gazeteci yazar Mehmet Akif Ersoy’u kaleme aldığı bir adet kitabı bulunmaktadır. Bu kitap Gazze’de tanık olduğu gerçek olayların yansımalarını konu alan oldukça sürükleyici bir çalışmadır. Kitabın adı ise; Tünel- Gazze’de Yaşamak

Gazeteci Mehmet Akif Ersoy çalıştığı TV kanalları

Gazeteci Mehmet Akif Ersoy çalıştığı TV kanalları, çektiği belgeseller ve sunduğu programlar aşağıda listelenmiştir.

  • 2009 -6 News (Muhabir)
  • 2010 – TRT TÜRK Addis Ababa (Etiyopya Temsilcisi)
  • 2011 – TRT TÜRK Libya, Yemen, Şam, Erbil  (Muhabir – Temsilci)
  • 2012 – TRT (Kahire-Mısır Temsilcisi)
  • 2012 – TRT (Muammer Kaddafi ile Son Röportaj)
  • 2013 – TRT ARAPÇA (Koordinatör Yardımcılığı)
  • 2014 – TRT (İstanbul Bölge Müdür Yardımcısı)
  • 2015 – Zenga Zenga”  (Muammer Kaddafi Belgeseli)
  • 2015 – Diyanet İşleri Başkanlığı Ortadoğu ve İslam Coğrafyası Sorumlu Başkan Müşaviri
  • 2016 – Dış Politika Dergisi  (Genel Yayın Yönetmeni
  • 2017- 2019 Habertürk TV – ( Sunucu – Spiker ve Program Moderatörü)
  • )2018 – 2019 Habertürk TV – Manşet Programı
  • 2018 – 2019 Habertürk TV – Nedir Ne Değildir?

Halen habertürk TV de yapımcı ve yorumcu olarak görev yapmaya devam etmektedir

Bülent Tekin Kimdir? Yazar Bülent Tekin’in Hayatı

Yazar Bülent Tekin Kimdir? Bülent Tekin’in Kitapları ve Hayatı

Kürt sorunu üzerine kitaplar yazan ve yakın Türk siyasi tarihine ışık tutan yazar Bülent Tekin aynı zamanda şiirler ve deneme yazıları ile tanınan bir yazardır. Bülent Tekin’in biyografisini sizler için derledik. İşte Bülent Tekin’in şiirleri, denemeleri, kitapları ve biyografisi…

Bülent Tekin, Bülent Tekin Kimdir, Yazar Bülent Tekin, Bülent Tekin Kitapları

Bülent Tekin Kimdir?

15 Şubat 1954 yılında Mardin’in Derik ilçesinde dünyaya gelen Bülent Tekin, Aslen Mardin’in Ömerli ilçesi Çınaraltı diğer adıyla rissin köyündendir. İDMMA(Galatasaray) Kimya Mühendisliği ve ODTÜ(Gaziantep Kampusu) İnşaat Mühendisliği mezunudur. Bülent Tekin, üniversite yıllarında “Duygu” adlı bir senaryo çalışmasında bulunmuştur.

Bülent Tekin’in Kitapları, Bülent Tekin

Bu eser bir Sinema dergisinde fotoroman şeklinde senaryo edilmiştir. 70’li yılların şartlarında yazmış olduğu, “Oğul(roman)”, “Para(roman)”, “Toplu(msal) Şiirler(şiir)”, “Şili Sosyalizmi(araştırma-inceleme)” adlı kitap çalışmaları polis tarafından alındığından bu eserlerin basılma olanağı olmamıştır. O yıllarda daktilo edilen nüsha yok edilince yedekleme şeklinde bir güvenlik olanağı bulunmuyordu.

Bülent Tekin Edebiyatçılar Derneği, BESAM, TYS, Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti (fahri üye), Mezopotamya Gazeteciler Cemiyeti ve PEN üyesidir. Gırgır Dergisi’nde aralıksız dokuz yıl yazdı. Ayrıca 2010-2011 yılları içerisinde KKTC’de yayınlanan ‘Afrika’ adlı gazetede köşe yazarlığı yaptı. 4 Eylül 2012 ile 31.12.2012 tarihleri arasında Dijle Tv’de yayınlanmış olan “BÜLENT TEKİN İLE TARAFSIZ BAKIŞ” programını sundu. 2013 yılında da bu televizyon programını bir süre daha aynı televizyonda sunmuştur.

Bülent Tekin’in Şiirleri, Denemeleri ve Kitapları

  • Kızıldan Sarıya(şiir)
  • Tarih Tarih Olsun(şiir)
  • Sevdanla Yaşayacaksan(şiir)
  • Kral Situ’nun Hikâyesi(roman)
  • Barışla Güzeldir Sevdam(şiir)
  • Feyyo’nun Felsefesi(roman)
  • Ölümü Vurmak Güneşi Öpmek(şiir)
  • Bir Türkiye Çıkmazı(deneme)
  • Kartal Yuvası-Mardin Tarihçedir-(tarihi roman)
  • Köpekleşmenin Şerefi(mizah/deneme)
  • Vatan Millet Diyarbakır(mizah/deneme)
  • Kürt Sorunu Ve Sayılmayan İsyanlar(araştırma/inceleme)
  • Kanayan Topraklar (Simko, Berzenci, Koçgiri) 1919-1923(araştırma/inceleme)
  • Cumhuriyet Dönemi İlk Kürt İsyanları 1924-1926(araştırma/inceleme)
  • Taarruz Yılları 1926-1930(araştırma/inceleme)
  • Dersim’den Tunceli’ye Giden Yol 1930-1938(araştırma/inceleme)
  • Yakın Tarihte Kürt Sorunu: 40’lardan PKK’ye (1940-Günümüz)(araştırma/inceleme)

Yazara Ait Kitapları Bu Sitede Detaylı Bir Biçimde İnceleyebilirsiniz…

Hoşgörü ve Adaletin Gölgesinde Bülbülü Öldürmek

Hoşgörü ve Adaletin Gölgesinde Bülbülü Öldürmek

Bülbülü Öldürmek Ön Kapak

İkinci Kitap Tespih Ağacının Gölgesinde Kitap İncelemesi

Harper Lee’nin Bülbülü Öldürmek kitabı sonunda başlar. Kitabın başladığı “Jem, kolu tam dirseğinden kırıldığında aşağı yukarı on üç yaşındaydı.” cümlesinde geçen Jem’in kolunu kırma sahnesine yaklaşık 25o sayfa sonra geliriz ve okuyucu genellikle kol kırılması hakkında uyarıldığını hatırlamaz. Kitapta işlenen iki olay örgüsü paralel bir doğrultuda kitabın sonuna doğru bizi tek bir noktaya yönlendirir. Kitabın ilk olay örgüsü Finchlerin evinin aşağısında bulunan, kepenkleri sıkıca örtülü bir evde yaşayan Arthur “Öcü” Radley etrafında döner. Bu ev içinde öcülerin yaşaması gibi peri masallarına ilham kaynağıdır. Scout, Jem ve komşuları Dill bu öcünün ortaya çıkması için çeşitli numaralar denerler. En sonunda verandasından indiği ve ona en çok ihtiyaç duydukları sırada hayatlarına girivermesine değin bu öcü, çocukların bu ilgisine birçok ufak hediye ile karşılık verir. Kitabın ikinci olay örgüsü Scout ve Jem’in avukat olan babası Atticus Finch ile ilgilidir. Yerel mahkeme kendisini Tom Robinson adında siyahi bir adamı savunması için atar. Robinson, beyaz bir kadına tecavüz suçuyla yargılanır. Atticus davayı kaybedeceğinden şüphelenir ama aynı zamanda davanın zorluğuna göğüs gerer. Yargısız infaz yapan insanlar ile vekilinin arasına giren bir kahramandır o. Öyle bir kahraman düşünün ki, mahkemede bütün insanların eşit olduğunu ve kimsenin rengi sebebiyle özel muamele görmemesi gerektiğini savunur. İnsancıl bir kahramandır, kendi doğrularından şaşmaz. Aslında onun doğruları insanlığın vicdanıdır. Daha Fazlasını Oku

Böbrek Dede Olarak Anılan Timur Erk Kimdir? Hakkında Merak edilen ve çalışmaları

Timur Erk Kimdir? İşte Biyografisi

1944 İstanbul doğumlu olan Timur ERK, Alman Lisesi’nden mezun olduktan sonra Almanya’da Darmstadt Teknik Üniversitesi’nde Kimya Yüksek Mühendisliği öğrenimi gördü. Türkiye Kimya Sanayicileri Derneği’nin kurucuları arasında yer aldı 1971 yılından beri ana kimya sektöründe sanayici olarak hizmet veren Timur ERK, yıllardır dernek yönetiminde aktif olarak katkıda bulundu. 8 sene başkan vekilliği yaptı. 13 Şubat 2000 tarihinde başkan seçilene kadar  Türkiye Kimya Sanayicileri Derneği Başkanlığı haricinde, TOBB Kimya Sanayi Meclis Başkanlığını ve Kimya Sektör Platformu Eş Başkanlığını sürdürmektedir.

Timur ERK, halen Türk Böbrek Vakfı Kurucusu ve Genel Başkanı, Türkiye Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı, Türk Kalp Vakfı ve SEDEFED (Sektörel Dernekler Federasyonu) Geçmiş Dönem Başkanı, TÜRKONFED (Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu) eski Yönetim Kurulu Üyesi, TÜSEV (Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı) Başkan Vekili ve TÜRKİYE OLİMPİYAT KOMİTESİ üyesidir.

Timur ERK ayrıca uluslararası iki önemli görevi yürütmektedir. Türkiye Kimya Sanayicileri Derneği Başkanı olarak CEFIC (Avrupa Kimya Sanayi Konseyi) Üyesi ve Türk Böbrek Vakfı Başkanı olarak IFKF (Uluslararası Böbrek Vakıfları Federasyonu) (2011-2013 Dönemi) Başkanıdır.

Timur ERK, evli ve bir erkek çocuk babasıdır.

Timur Erk “Böbrek Dede” çocuklara sağlıklı yaşamın kurallarını anlatacak

“Böbrek Dede” olarak tanınan TBV Başkanı Timur Erk’in çizgi karaktere dönüştürüldüğü karikatürlü kitaplar çocuklara böbreklerini nasıl koruyacaklarını anlatacak. Kitaplarda böbrekler ve onların korunması hakkında bilgilerden sağlıklı beslenmeye, hareketli yaşamdan aşırı tüketilen tuz ve şekerin zararları ile hijyene kadar birçok konuda görsel ve yazılı bilgi yer alıyor.

A A

'Böbrek Dede' çocuklara sağlıklı yaşamın kurallarını anlatacak

Türk Böbrek Vakfı (TBV), Türkiye’de böbrek sağlığının korunması adına okullarda yaptığı çalışmalar kapsamında ilk ve ortaokul öğrencileri için kitaplar hazırladı. Kitapların ana karakteri “Böbrek Dede” olarak tanınan TBV Başkanı Timur Erk. Çizgi karakter “Böbrek Dede” okullarda düzenlenecek etkinliklerde böbrek sağlığına dikkati çekecek.

1 yılda 137 bin çocuğa ulaşıldı

Öğrencileri bilgilendirmek amacıyla gittikleri okullarda çocukların kendisine “Böbrek Dede” ismiyle seslenmeye başladığını aktaran Erk, şunları kaydetti:

“Bugüne kadar 9 yıllık eğitimle 100 binlerce çocuğa ulaştık. Son zamanlarda yapmış olduğumuz yeni yöntemle eğitmenlerin eğitimini yaparak buna ‘Eskişehir’ modeli diyoruz çünkü orada yapılıyor, bir yılda 137 bin çocuğa öğretmenleri eğiterek ulaşmış olduk. Eskiden eğitimlerde broşür veriyorduk. Bir karikatüristin desteğiyle 45 dakikalık eğitimimizi 3 fasiküle sığdırdık. Bu çocukların yanı sıra anne-babalara ulaşacak. Eğitimlerimiz sonrası eğitmenlerimizce dağıtılacak. Böbrek sağlığını korumak Türkiye’nin önde gelen konusu. Türk Böbrek Vakfı da yaptığı çalışmalarla böbrek sağlığını korumaya devam ediyor.”

https://i.pstimaj.com/img/75/640x0/5dd54be1ae298b66874bb2c7

‘Çocuklar öğrendiklerini aileleri ile paylaşıyor’

Türk Böbrek Vakfının 2011 yılından bu yana “Sağlıklı Beslenme ve Hayat Tarzı Önerileri” başlığı ile verdiği eğitimlerde, öğrencilerin okullarında aldıkları bilgileri benimseyerek, öğrendiklerini evlerinde velileri ile paylaştığı gözlendi. Bundan hareketle eğitimlerin çocuklar için daha kalıcı hale getirilmesi çalışmaları sonucunda, anlatılan konuları da barındıran ve geniş bilgilerin yer aldığı üç kitapçık hazırlandı.

TBV Başkanı Timur Erk’ten esinlenildi

“Böbreklerimiz ve Biz”, “Böbrek Dede ile Sağlıklı Beslen, Formda Kal, Eğlenceli Yaşa”, Şeker ve Tuz; Azı Karar Çocuğu Zarar” adlı 3 kitapçıkta, vakfın okullarda yürüttüğü çalışmalarda öğrencilerin “Böbrek Dede” diye hitap ettiği TBV Başkanı Timur Erk, karikatür sanatçısı tarafından yeni bir karaktere dönüştürüldü.

“Böbrek Dede” sağlıklı yaşamın temel kurallarını anlatacak

Esprili dili ve sevimli üslubu ile kitapçıkta yer alan “Böbrek Dede”, ilk ve ortaokul öğrencilerine sağlıklı yaşamın temel kurallarını anlatacak. Kitapçıklar, öğrencilerin anlayacağı dilde, böbrekler ve onların korunması hakkında bilgilerden sağlıklı beslenmeye, hareketli yaşamdan aşırı tüketilen tuz ve şekerin zararları ile hijyene kadar birçok konuda görsel ve yazılı bilgiden oluşuyor.

Çocuklarla onların dilinde iletişim kuracak olan çizgi karakterin yer aldığı kitapçıklar, eğitimlerde öğrencilere ulaştırılacak.

Sokaklarda Başlayan, Unutulmaz Bir Dostluğun Gerçek Hikayesi

Sokaklarda Başlayan, Unutulmaz Bir Dostluğun Gerçek Hikayesi

Sokak Kedisi Bob – Ön Kapak

Okurken hayvan severlerin yüzlerinden gülümsemenin eksik olmayacağı ve belki de hayvanlardan (özellikle de kedilerden) haz etmeyen insanların akıllarına, acaba nerede yanlış yapıyorum, sorusunu getirebilecek sımsıcak bir dostluk hikayesine hazır mısınız? Bir sokak çalgısı olarak geçimini zar zor sağlayan James, bir gün yaşadığı apartmanın giriş katında, koridorda sarman erkek bir kediyle karşılaşır. Bu karşılaşmaları üç gün boyunca devam eder. Üçüncü günün sonunda kediyi çeşitli yerlerinden yaralanmış bir şekilde bulunca en sonunda dayanamaz ve hayvanın devamlı üzerinde oturduğu paspasın evi olduğu varsayarak kapıyı çalar. Aldığı olumsuz yanıtın iki olumlu sonucu olur. Sarman dostumuzun artık yeni bir evi olmuştur ve James o sıralarda çektiği dost sıkıntısına çare bulmuştur. Kedilerle büyüdüğü için onlara aşina olan James için bir kediyle yaşamak sorun değildir. James, Bob ismini “İkiz Tepeler” adlı bir filmdeki bir karakterden esinlenir. “Katil Bob” bir tür şizofrendir; bir nevi Doktor Jekyll ve Mr Hyde gibi. Bir süre normal davranır fakat ardından adeta bir psikopata dönüşerek evi yerle bir eder. Kedisinin de böyle olduğunu ve aralarında böyle bir benzerlik olduğunu fark eden James, kedinin isminin ne olacağını bulmuştur: Bob. Daha Fazlasını Oku