Şerif Erol Kimdir? Şerif Erol Kaç Yaşında? Şerif Erol Nereli?

Şerif Erol Kimdir?

Şerif Erol, 8 Ekim 1963 tarihinde İzmir’in Karşıyaka ilçesinde dünyaya gelmiştir. Şu anda 56 yaşında olan Şerif Erol lise zamanlarında öğretmenin sınıfa hiçbirinizden fizikçi olmaz demesinin ardından inat yaparak Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü’ne girmiştir. Bir süre sonra fizik okumak istemediğini fark ederek Ekonomi bölümüne geçiş yapmıştır. Bir süre BÜO – Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları kadrosunda oyunlara katılmış ve 1997 yılından sonra Açık Radyo yapmıştır.Tiyatroya olan sevgisinden dolayı tiyatro eğitimlerine önem vererek eğitimler almış ve tecrübelerini aktardığı eğitimler vermiştir.

Şerif Erol, Şerif Erol Kimdir, Kaç Yaşında, Nereli

2008 yılında İstanbul Nişantaşı’nda yer alan Stüdyo Oyuncuları sahnesinde ve 2014 yılında Krek Tiyatrosunda baş rolde oynamıştır.

Şerif Erol’un Tiyatro Oyunları

  • 2002 – Yine Ne Oldu?
  • 2004 – Oidipus Sürgünde
  • 2008 – Karanlık Korkusu (Stüdyo Oyuncuları)
  • 2010 – 10 Adımda Unutmak – Anti Prome
  • 2014 – Babamın Cesetleri (Krek Tiyatro)
  • 2014 – Her Yıl Kuşlar Geri Gelir
  • 2016 – Soğuyunca Acımaya Başlar (Yönetmen)
  • 2016 – Vanya, Sonya, Maşa ve Spike
  • 2017 – Martı

2016 yılında sahnelenen Vanya, Sonya, Maşa ve Spike tiyatro oyununda gösterdiği performanstan dolayı 21. Afife Tiyatro Ödülleri’nden “Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu” ödülünü almıştır.

Şerif Erol

2005 yılında ilk dizi senaryosu olan Hırsız Polis’i ve sonrasında 2007 yılında Bıçak Sırtı ile 2012 yılında Koyu Kırmızı dizilerinin senaryolarını yazmıştır. Sadece senaryo yazarlığı değil dizilerde de rol almaktadır.

İlk dizi projesi 2014 yılındaki Şeref Meselesi dizisindeki Hasan karakteridir. Sonrasından 2015 yılında Kalbim Ege’de kaldı ve 2016 yılında Hangimiz Sevmedik dizisinde Hulisi Gültekin karakterlerini canlandırmıştır.

Şerif Erol, Kadın Dizisinde

Med Yapım ve MF Yapım işbirliği ile hazırlanan ve Star TV’de yayınlanacak olan Kadın dizisinde Merve Girgin’in yönetmenliğini yaptığı Kadın dizisinde yer alacaktır.

Kadın dizisinde, Annesiz büyüyen iki çocuk annesi Bahar karakterinin hayatla mücadelesi konu alınmış. Dizide Bahar Çeşmeli  karakterini canlandıran Özge Özpirinçci, Sarp karakterini canlandıran Caner Cindoruk ve Baharın annesi Hatice karakteri canlandıran Bennı Yıldırımlar gibi başarılı oyuncular yer alıyor.

Şerif Erol’un İnstagram Hesabı İse Şöyle;

https://www.instagram.com/serif_erol/?hl=tr

Bülent Tekin Kimdir? Yazar Bülent Tekin’in Hayatı

Yazar Bülent Tekin Kimdir? Bülent Tekin’in Kitapları ve Hayatı

Kürt sorunu üzerine kitaplar yazan ve yakın Türk siyasi tarihine ışık tutan yazar Bülent Tekin aynı zamanda şiirler ve deneme yazıları ile tanınan bir yazardır. Bülent Tekin’in biyografisini sizler için derledik. İşte Bülent Tekin’in şiirleri, denemeleri, kitapları ve biyografisi…

Bülent Tekin, Bülent Tekin Kimdir, Yazar Bülent Tekin, Bülent Tekin Kitapları

Bülent Tekin Kimdir?

15 Şubat 1954 yılında Mardin’in Derik ilçesinde dünyaya gelen Bülent Tekin, Aslen Mardin’in Ömerli ilçesi Çınaraltı diğer adıyla rissin köyündendir. İDMMA(Galatasaray) Kimya Mühendisliği ve ODTÜ(Gaziantep Kampusu) İnşaat Mühendisliği mezunudur. Bülent Tekin, üniversite yıllarında “Duygu” adlı bir senaryo çalışmasında bulunmuştur.

Bülent Tekin’in Kitapları, Bülent Tekin

Bu eser bir Sinema dergisinde fotoroman şeklinde senaryo edilmiştir. 70’li yılların şartlarında yazmış olduğu, “Oğul(roman)”, “Para(roman)”, “Toplu(msal) Şiirler(şiir)”, “Şili Sosyalizmi(araştırma-inceleme)” adlı kitap çalışmaları polis tarafından alındığından bu eserlerin basılma olanağı olmamıştır. O yıllarda daktilo edilen nüsha yok edilince yedekleme şeklinde bir güvenlik olanağı bulunmuyordu.

Bülent Tekin Edebiyatçılar Derneği, BESAM, TYS, Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti (fahri üye), Mezopotamya Gazeteciler Cemiyeti ve PEN üyesidir. Gırgır Dergisi’nde aralıksız dokuz yıl yazdı. Ayrıca 2010-2011 yılları içerisinde KKTC’de yayınlanan ‘Afrika’ adlı gazetede köşe yazarlığı yaptı. 4 Eylül 2012 ile 31.12.2012 tarihleri arasında Dijle Tv’de yayınlanmış olan “BÜLENT TEKİN İLE TARAFSIZ BAKIŞ” programını sundu. 2013 yılında da bu televizyon programını bir süre daha aynı televizyonda sunmuştur.

Bülent Tekin’in Şiirleri, Denemeleri ve Kitapları

  • Kızıldan Sarıya(şiir)
  • Tarih Tarih Olsun(şiir)
  • Sevdanla Yaşayacaksan(şiir)
  • Kral Situ’nun Hikâyesi(roman)
  • Barışla Güzeldir Sevdam(şiir)
  • Feyyo’nun Felsefesi(roman)
  • Ölümü Vurmak Güneşi Öpmek(şiir)
  • Bir Türkiye Çıkmazı(deneme)
  • Kartal Yuvası-Mardin Tarihçedir-(tarihi roman)
  • Köpekleşmenin Şerefi(mizah/deneme)
  • Vatan Millet Diyarbakır(mizah/deneme)
  • Kürt Sorunu Ve Sayılmayan İsyanlar(araştırma/inceleme)
  • Kanayan Topraklar (Simko, Berzenci, Koçgiri) 1919-1923(araştırma/inceleme)
  • Cumhuriyet Dönemi İlk Kürt İsyanları 1924-1926(araştırma/inceleme)
  • Taarruz Yılları 1926-1930(araştırma/inceleme)
  • Dersim’den Tunceli’ye Giden Yol 1930-1938(araştırma/inceleme)
  • Yakın Tarihte Kürt Sorunu: 40’lardan PKK’ye (1940-Günümüz)(araştırma/inceleme)

Yazara Ait Kitapları Bu Sitede Detaylı Bir Biçimde İnceleyebilirsiniz…

Güldür Güldür Show Şevket Kimdir? Çağlar Çorumlu Kimdir? Çağlar Çorumlu Kaç Yaşında?

Çağlar Çorumlu Kimdir? Çağlar Çorumlu Nereli? Çağlar Çorumlu Kaç Yaşında?

Güldür Güldür Show’un Şevket’i Çağlar Çorumlu, 1977 doğumludur. Oyunculuk kariyerine ilk kez Yedi Numara isimli dizide Yusuf Güdük karakteri ile seyirci karşısına çıkmıştı.Güldür Güldür Show’da pijamalı Şevket Hoca karakterine hayat veren Çağlar Çorumlu hakkında bilmek istedikleriniz biyografi yazımızda…

Çağlar Çorumlu, Güldür Güldür Show Şevket Kimdir? Çağlar Çorumlu Kimdir? Çağlar Çorumlu Kaç Yaşında?

Show TV’de yayınlanan Güldür Güldür isimli komedi programında Şevket karakterini canlandıran Çağlar Çorumlu hakkında bilmek istediğiniz tüm detayları haberimizde bulabilirsiniz.

Çağlar Çorumlu Kimdir? Çağlar Çorumlu Kaç Yaşında?

Çağlar Çorumlu, 4 Aralık 1977 tarihinde Amasya Merzifon’da dünyaya gelmiştir. Eskişehir Anadolu Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği bölümünden mezun oldu. 2000 yılında ise İstanbul’a yerleşen Çağlar Çorumlu, Müjdat Gezen Sanat Merkezi Actor Studio’da bir yıl tiyatro eğitimi aldı. Profesyonel olarak çalıştığı ilk tiyatro olan Kabare Taksim’e katıldı. Ardından, Kabare Taksim ekibinin dizisi olan 7 Numara’da Yusuf Güdük karakterini canlandırarak televizyon dünyasına adım attı.

Çağlar Çorumlu

“Kabare Taksim”den sonra Komedi Kılçık adlı gurupta kabare oyunculuğu yapmaya devam etti. Daha sonra, 2007 yılında İstanbul Efendisi adlı oyun ile, İstanbul Şehir Tiyatrolarına katıldı. 2013 yılında kendi tiyatrosu “TiyatrOPS” u kurdu. Ezo Gelin, Avrupa Yakası, Osmanlı Cumhuriyeti, Haneler, Geniş Aile, İbret-i Alem, Jet Sosyete gibi diziler de rol alan Çağlar Çorumlu, 2012 yılından beri Gaye Çorumlu ile evlidir.

Çağlar Çorumlu

Şimdilerde Show TV ekranlarında yayınlanmakta olan Güldür Güldür Show’da Şevket karakterine hayat veren Çağlar Çorumlu, 1.75 metre boyunda 80 kilo ve Yay burcudur.

Çağlar Çorumlu’nun Aldığı Ödüller

2012 – 16. Yapı Kredi Afife Jale Tiyatro Ödülleri – Yılın En Başarılı Müzikal Komedi Erkek Oyuncusu – Şark Dişçisi adlı oyundaki Taparnigos rolü ile.

Çağlar Çorumlu’nun rol aldığı diziler ve filmler:

  • Güldür Güldür Show Şevket Hoca
  • 2018 – Jet Sosyete (Yaşar) (TV Dizisi)
  • 2017 – Arif V 2016 (Zeki Müren) (Sinema Filmi)
  • 2017 – Kolonya Cumhuriyeti (Peker) (Sinema Filmi)
  • 2017 – Tatlım Tatlım (Sinema Filmi)
  • 2016 – Kor (Aslan) (Sinema Filmi)
  • 2015 – Bulantı (Beşir) (Sinema Filmi)
  • 2015 – Yok Artık (Semih) (Sinema Filmi)
  • 2014 – Pek Yakında (Zeki) (Sinema Filmi)
  • 2013 – Daire (Necip) (Sinema Filmi)
  • 2013 – Cesur Hemşire (Babür) (TV Dizisi)
  • 2013 – BKM Güldür Güldür (Şevket Mircan) (TV Dizisi)
  • 2013 – 2014 – Aldırma Gönül (TV Dizisi)
  • 2012 – İbret-i Ailem (Kenan) (TV Dizisi)
  • 2012 – Koyu Kırmızı (Galip) (TV Dizisi)
  • 2012 – Buz Devri 4: Kıtalar Ayrılıyor (Türkçe Seslendirme) (Sinema Filmi)
  • 2010 – Şehrayin (Fatih Polat Seslendirmesi) (TV Dizisi)
  • 2010 – Prensesin Uykusu (Aziz) (Sinema Filmi)
  • 2010 – Tek Türkiye 4. Sezon (Eser Yılmaz Durmuş Seslendirmesi) (TV Dizisi)
  • 2010 – Geniş Aile 2. Sezon (Yurdakul) (TV Dizisi)
  • 2009 – Teyzanne (Şaşkın Bakkal) (TV Dizisi)
  • 2009 – Rina (Umut) (Sinema Filmi)
  • 2009 – Haneler (Çağlar) (TV Dizisi)
  • 2008 – Üvey Aile (Feyyaz) (TV Dizisi)
  • 2008 – Osmanlı Cumhuriyeti (Piştici 2) (Sinema Filmi)
  • 2008 – Derman (Güven) (TV Dizisi)
  • 2006 – Yanılgılar (Mehmet) (Kısa Film)
  • 2006 – Kader (Kamil) (Sinema Filmi)
  • 2006 – Hayat Türküsü (Sezgin) (TV Dizisi)
  • 2006 – Ezo Gelin (Zeki) (TV Dizisi)
  • 2006 – Ah Polis Olsam (TV Dizisi)
  • 2005 – Ters Köşe (Sinan) (TV Dizisi)
  • 2004 – Gece Yürüyüşü (Hakan) (TV Dizisi)
  • 2000 – Yedi Numara (Yusuf Güdük) (TV Dizisi) (Bölüm)

Kadın Dizisinin Oyuncuları ve Biyografileri…

Kadın Dizisinin Tüm Oyuncu Kadrosu, Gerçek İsimleri ve Biyografileri

Kadın Dizisi Oyuncuları ve Biyografileri

Fox TV ekranlarında yer alan ve her salı günü izleyiciyi ekranlara kilitleyen Kadın dizisi, reytinglerde de üst sıralarada yer alıyor. Herkesin severek izlediği, bazen ağladığı bazen güldüğü Kore’de “Woman” adlı 11 bölümlük diziden uyarlanarak Türk televizyonlarında yer alan dizinin oyuncu kadrosu doğal olarak herkes tarafından merak ediliyor. Bizde sizler için Kadın dizisinin tüm oyuncularının gerçek isimlerini ve öz geçmişlerini sizler için derledik. Kadın Dizisinin başrol oyuncusu Özge Özprinçci ile başlıyoruz.

1- Bahar Çeşmeli – Özge Özprinçci

Özge Özpirinçci – Bahar Çeşmeli

Küçük yaşta annesi tarafından terkedilmiş ve babası tarafından büyütülmüştür. Sarp’la tanıştığında mutluluğu bulur ve onunla bir aile kurar ancak Sarp’ın hayatını kaybetmesinden sonra iki çocuğunu tek başına büyütmek zorunda kalır. Yaşadığı bu felakete rağmen Bahar mücadeleci ruhunu kaybetmez ve bütün hayatını çocuklarına adar. Sarp’a olan aşkı ise yüreğinde kanayan bir yaradır ve başka birini sevmeyi aklından bile geçirmez. Yirmi yılın sonunda karşılaştığı annesine karşı ise kalbi kırıktır.

Özge Özpirinçci Kimdir?

1 Nisan 1986’da İstanbul’da doğan Özge Özprinçci, ilkokul ve ortaokulu İstanbul’da tamamladı. Lise eğitiminde AFS programı ile bir yıl Amerika Birleşik Devletleri’nde okudu. Daha sonra Sabancı Üniversitesi  Yönetim Bilimleri bölümünden 2008 yılında mezun oldu. İlk olarak “Cesaretin Var mı Aşka” ve “Kavak Yelleri” dizilerinde yer alan oyuncu ardından Show Tv’de yayınlanan gençlik dizisi “Melekler Korusun”da İpek Taşkır adlı üniversite öğrencisi bir karakteri canlandırdı. Sonra sırasıyla “Deli Saraylı” “Al Yazmalım” “Ağır Roman “Yeni Dünya” “Tatar Ramazan” “Aramızda Kalsın” ve “Aşk Yeniden” dizilerinde rol aldı. Özpirinçci, 2010 yılında vizyona giren Zülfü Livaneli’nin yönettiği “Veda” filminde Fikriye Hanım karakterini, “Anadolu Kartalları” filminde Üstteğmen Ayşe Dinçer’i, 2014 yılında çekilen ‘’Karışık Kaset’’ filminde İrem karakterini canlandırmıştır. Ayrıca yönetmenliğini Mete Sözer’in yaptığı “Kayıp” adlı kısa filmde yer almıştır. 42. Altın Kelebek Ödülleri’nde “En İyi Kadın Komedi Oyuncusu” ödülünü kazanmıştır. 2017 yılında ‘’Fi’’ adlı internet dizisinde Sıla karakterini canlandırdı. Son olarak başrollerini Buğra Gülsoy’la birlikte paylaştıkları “Acı Tatlı Ekşi” filminde yer almıştır. “Kadın” dizisinde Bahar karakterini canlandırmaya devam etmektedir.

Özge Özprinçci’nin Oynadığı Diziler

Kadın / Bahar / 2017
Fi (konuk oyuncu) / Sıla / 2017
Aşk Yeniden / Zeynep / 2015-2016
Aramızda Kalsın / Görkem / 2013-2014
Tatar Ramazan / Alin Terziyan / 2013
Ağır Roman “Yeni Dünya” / Zehir Ahu / 2012
Al Yazmalım / Asiye / 2011
Deli Saraylı / Dilruba / 2010
Melekler Korusun / İpek / 2008-2009
Cesaretin Var Mı Aşka / Ebru / 2008
Kavak Yelleri / Ada / 2007

Özge Özprinçci’nin Oynadığı Filmler

Acı Tatlı Ekşi / Duygu / 2017
Karışık Kaset / İrem / 2014
Kayıp ( Kısa Film) / 2013
Anadolu Kartalları / Üsteğmen Ayşe Dinçer / 2011
Veda / Fikriye Hanım / 2010

2- Şarp Çeşmeli – Caner Cindoruk

Caner Cindoruk- Sarp Çeşmeli

Dört yıl önce bir vapur kazasında hayatını kaybetmiştir. Ama karısı Bahar’ın büyük aşkı ve anıları onu hikayenin en önemli karakterlerinden biri olarak hayatta tutar. Yakışıklı ve maceraperest bir genç olan Sarp’ın en büyük tutkusu dağcılıktır. Fotoğraf çekmek, dünyanın her yerinden müzik albümleri toplamak meraklı olduğu konulardır. Neşeli, şakacı, hayatı ciddiye almazmış gibi görünürken alttan alta her şeyi ciddiyetle sorgulayan biridir.

Caner Cindoruk Kimdir?

17 Nisan 1980 Adana doğumlu Caner Cindoruk, 1997 yılında Adana Seyhan Belediyesi Tiyatro Topluluğu ile beraber ilk profesyonel tiyatro hayatına başladı ve 10 yıl boyunca Seyhan Belediye ve Adana Şehir Tiyatroları’nda oyuncu olarak görev aldı. 2006 yılında Beynelmilel filmi ile birlikte sinema kariyerine başlayan Caner Cindoruk, geçen yıl rol aldığı Kor sinema filmi ile 22.Sadri Alışık Tiyatro ve Sinema Oyuncu Ödülleri’nde Dram Dalında En İyi Erkek Oyuncu ödülünü almıştır. Birçok sinema ve dizi projesi bulunan oyuncunun bazı dizi projeleri; Hanım’ın Çiftliği, Firar, Aramızda Kalsın, Muhteşem Yüzyıl Kösem’dir. Halen Moda Sahnesi’nde tiyatro oyunlarına devam etmektedir.

Caner Cindoruk’un Oynadığı Diziler

Kadın / Sarp / 2017
Muhteşem Yüzyıl Kösem / S. Mustafa Paşa /2016-2017
İstanbul Sokakları / 2016
Aramızda Kalsın / Civan / 2013
Firar / Nadir / 2011
Hanımın Çiftliği / 2009-2010
Geç Gelen Bahar / Ali / 2008
Yaprak Dökümü / Nazmi / 2008
Kara Güneş / Alişir / 2007

Caner Cindoruk’un Oynadığı Filmler

Ekşi Elmalar / 2016
Kor / 2016
Dar Elbise / 2015
Çalsın Sazlar / 2014
Yabancı / 2012
Gergedan Mevsimi / 2012
Elveda Katya / 2012
Kelebek / 2008
Beynelmilel / 2006

3- Şirin Sarıkadı – Seray Kaya

Seray Kaya – Şirin Sarıkadı

Şirin doğduğundan beri sorunlu bir çocuk ve genç kız olmuştur. Liseyi bitirdiği ilk sene üniversiteye girmeyi başaramamıştır.  Güzel Sanatlar’ın resim bölümüne girmek istemektedir ve bunu ilk denemesinde başaramamasının sebebi de yeteneksizliği değil, son birkaç senedir geçirdiği psikolojik zorluklardır.  İnsanlardan kaçan, sosyalleşmekten korkan utangaç bir kişiliği vardır.

Seray Kaya Kimdir?

4 Şubat 1991 tarihinde İstanbul’da doğan Seray Kaya, Sadri Alışık Kültür Merkezi’nde oyunculuk eğitimi aldı. Aynı zamanda tiyatro oyuncusu İsmet Üstekin’den de oyunculuk dersi aldı. Oyunculuğa 2012’de ‘Huzur Sokağı’ isimli diziyle başladı. ‘Kocamın Ailesi’ dizisindeki kırmızı şapkalı kız rolüyle dikkatleri üzerine çekti. Ardından ‘Gülümse Yeter’ dizisinde rol aldı. ‘Kadın’ dizisindeki rolü için resim dersleri almaktadır.

Seray Kaya’nın Oynadığı Diziler

Kadın / Şirin / 2017
Gülümse Yeter / Gül / 2016-2017
Kocamını Ailesi / Miray / 2014
Huzur Sokağı / 2012

4- Doruk Çeşmeli – Ali Sami Sefil

Ali Semi Sefil – Doruk Çeşmeli

4 yaşındaki Doruk, kendi içinde geniş bir dünyası olan bir çocuktur. Çok zekidir ve farklı hassasiyetleri vardır. Pek çok çocuğun sahip olmak istediği şeyler onun ilgisini çekmez.

5 – Nisan Çeşmeli – Kübra Süzgün

 Kübra Süzgün – Nisan Çeşmeli

7 yaşındaki Nisan akıllı, duyarlı, heyecanlı ve neşeli bir çocuktur. Genel olarak hayatından mutlu görünen bu küçük kız ailesine çok bağlıdır.Bahar’dan babasıyla ilgili dinlediği hikayeler çok hoşuna gider ve O da Bahar gibi babası Sarp’ın kendilerini uzaktan izlediğine inanmaktadır.

6- Hatice Sarıkadı – Bennu Yıldırımlar

 Bennu Yıldırımlar – Hatice Sarıkadı

Mutsuz ilk evliliğinden, kızı Bahar’ı da arkasında bırakarak kaçan Hatice, Enver’le yeni bir hayata başlamıştır. Kızları Şirin’in doğumundan sonra geçmişe bir sünger çekerek kendisini küçük kızına adar. Bahar artık onun için uzak ve üzünlü bir anıdır. Yıllar sonra onunla tekrar karşılaştığında Hatice’nin hayatı temelinden sarsılır.

Bennu Yıldırımlar Kimdir?

Bennu Yıldırımlar, İstanbul’da doğdu. Erenköy Kız Lisesi’ni bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü’ne girdi. İki sene Eski Yunan Dili ve Edebiyatı okudu. Üniversitede
okurken İstanbul Şehir Tiyatrosu’na girdi. İngiltere Londra Westminster Adult Education Institute’te drama üzerine kurs gördü. Yıldırımlar, 1993-1997 yılları arasında Şevket Altuğ, Sümer Tilmaç, Jülide Kural
gibi oyuncular ile birlikte rol aldığı ve o zamanlar küçük-büyük herkesi ekranlara bağlayan Süper Baba dizisinin asi kızı Elif olarak tanındı ve sevildi. 2006-2010 döneminde Reşat Nuri Güntekin’in romanından
uyarlanan Yaprak Dökümü dizisinde Fikret karakterini canlandırdı. Sonraki yıllarda ise zengin oyuncu kadrosuyla dikkatleri üzerine çeken Umutsuz Ev Kadınları, Gönül İşleri ve Altınsoylar gibi dizilerde
başrollerde ekrana geldi. 1988 yılından beri aktif olarak İstanbul Şehir Tiyatroları oyuncusu olan Bennu Yıldırımlar, geçtiğimiz sezon William Shakespeare‘in Serdar Biliş yönetmenliğindeki “12. Gece” adlı
oyununda Olivia karakterini canlandırmıştır. İstanbul Devlet Tiyatroları oyuncusu Bülent Emin Yarar ile evli olan Bennu Yıldırımlar’ın Ada isminde kızları var. Kadın dizisinde Hatice karakterini canlandırmaya
devam etmektedir.

Bennu Yıldırımlar’ın Oynadığı Diziler

Kadın /Hatice / 2017
Altınsoylar /2016
Gönül İşleri / 2014
Umutsuz Ev Kadınları / 2011-2014
Yaprak Dökümü / 2006-2010
Anında Görüntü Show / 2008
Kabuslar Evi / 2006
Maki / 2005
Aynalar / 2004
Şapkadan Babam Çıktı / 2002
Bir Tatlı Huzur / 2002
Tek Celse / 2002
Üzgünüm Leyla / 2001
Utanmaz Adam / 1998
Süper Baba / 1997
Sharpe’nin İntikamı / 1996
Muhteşem Zango / 1994
Gülen Ayva Ağlayan Nar / 1990

 Bennu Yıldırımlar’ın Oynadığı Filmler

Ağustos Böcekleri ve Karıncalar / 2016
Anı Yaşamak (kısa film) / 2010
Kars Öyküleri / 2010
Gökten Üç Elma Düştü / 2008
Hiç Yoktan Aşk / 2000
Ölümün El Yazısı / 1999
Eski Fotoğraflar / 1998
Kaç Para Kaç / 1998
Ağrıya Dönüş / 1994
Gece Melek ve Bizim Çocuklar / 1994
Adada Son Gece / 1992
Hacı Yusuf Efendi / 1987

 7- Arif – Feyyaz Duman

Feyyaz Duman – Arif

Arif hem Bahar’ın ev sahibi Yusuf’un oğlu hem de apartmanın karşısındaki kahvenin sahibidir. Yakışıklı, karizmatik, eğitimli ve akıllı bir genç adamdır, buna karşılık kendini bir bitirim gibi göstermek hoşuna gider. Kahvehanesi ve erkek arkadaşlarla yaşanan meyhane geceleriyle doldurulan bir hayatı vardır. Bunun dışında at yarışı, futbol gibi tamamen maskülen konularla ilgilidir.

Feyyaz Duman Kimdir?

1982 Mardin doğumlu olan Feyyaz Duman, İstanbul Teknik Üniversitesi Devlet Konservatuarı Halk Dansları Bölümü’nden mezun.2007 yılında eğitim almak için New York’a giden Feyyaz Duman 5 yıl kaldıktan sonra  Türkiye’ye döndü. Annemin Şarkısı adlı filmle 51. Uluslararası Altın Portakal Film Festivali’nde en iyi erkek oyuncu ödülünü aldı. Duman, aynı proje ile

2014 – Saraybosna Film Festivali – En İyi Erkek oyuncu ödülünü,

2014 – Altın Portakal Film Festivali – En İyi Erkek oyuncu ödülünü,

2015 – Belçika Uluslararası Film Festivali – En İyi Erkek oyuncu ödülünü

2015 – Duhok Film Festivali – En İyi Erkek Oyuncu ödülünü alarak bir ilke imza atmıştır.

Feyyaz Duman bu yıl da Antalya Film Festivali’nde iki film ile katılan tek erkek oyuncudur.

Feyyaz Duman’nın Oynadığı Diziler

Kadın / Arif / 2017

Feyyaz Duman’nın Oynadığı Filmler

Zor Bir Karar / Nezir / 2017
Zagros / 2017
Never Leave Me / Adil / 2017
Mardan / Morad / 2014
Annemin Şarkısı / Ali / 2014
Tatlı Biber Diyarım / 2013
Si Tu Meurs, Je Te Tue / Azad / 2011
What Time It Is? (Kısa Film) / 2008
Fotoğraf / Faruk / 2001
Boran (Kısa Film) / 1999

8- Jale Demir – Ece Özdikici

Ece Özdikici – Jale Demir

Jale tıp doktorudur. Kaymakamlıkta çalışan kocası Musa ve oğlu Bora (7) ile birlikte yaşar ama artık bu evlilikten ve bu hayattan kurtulmak istemektedir. Hayat koşuşturması içinde alamadığı uzmanlığı almak ve kendini mesleğine adamak ister. Hayatının aşkı Sinan’ın meşhur bir doktor olarak çalıştığı hastaneye tayin edilmesi ise bir başka beklenmedik gelişmedir.

Ece Özdikici Kimdir?

Ece Özdikici İzmir’de doğdu. Liseyi İzmir Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Resim Bölümünde okudu. Eğitimini oyunculuk üzerine yapmaya karar vererek lisans programını Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı
Tiyatro Ana Sanat Dalı Oyunculuk Bölümünde ve yüksek lisansını Kadir Has Üniversitesi Film ve Drama Sosyal Bilimler Enstitüsünde tamamladı. Oynadığı tiyatrolarda farklı yıllarda 2011 Uluslararası Tiyatro Eleştirmenleri Birliği Genç Yetenek Ödülü’ne, 2011 XI. Lions Başarılı Genç Yetenek Ödülü’ne, 2008 VIII. Lions Kerem Yılmazer Genç Yetenek Ödülü’ne ve 2008 Afife Jale Yeni Kuşak Özel Ödülü’ne, ayrıca 2017 yılında rol aldığı Mor Ufuklar filmiyle Madrid İnternational Filmmaker Festivalı’nde En iyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülüne layık görüldü. Birçok reklam, animasyon ve reklam seslendirmesi yapan Özdikici, son olarak üç sezon boyunca Poyraz Karayel dizisinde Songül karakterini canlandırdı.

Ece Özdikici’nin Oynadığı Diziler

Kadın / Jale / 2017
Poyraz Karayehl / Songül / 2014-2016
Cinayet / 2014
Küçük Hanımefendi / 2011
MAT / Serap / 2009
Deniz ve Mehtap / Mehtap / 2008
Yemin / Bahar / 2007
Yasak Elma / Dilara / 2007
Sır Gibi / Ferda / 2007
Anadolu Kaplanı / Esra / 2006
Sil Baştan / 2004

Ece Özdikici’nin Oynadığı Filmler

Sizi Seviyorum / Eda / 2009
Zincirleme Film Tamlaması (Kısa Film) / 2005
Bir Aşk Hikayesi (TV Filmi) / 2004

9- Mustafa Demir – Devrim Özder Akın

Devrim Özder Akın- Musa Demir

Kaymakamlıkta memur olarak çalışan Musa iyi ve güvenilir bir insandır. Çocukluğundan beri aşık olduğu Jale’yle evlenmiş ve iyi bir aile babası olmuştur. Jale’nin zaman içinde bu evlilikten ve evliliğin getirdiği sorumluluklardan sıkılması, Musa için zor günlerin başlamasına sebep olur.

Devrim Özder Akın Kimdir?

1 Ocak 1975 yılında Eskişehir’de dünyaya gelen başarılı oyuncu Devrim Özder Akın, Eskişehir Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Müzik bölümünden mezun olmuştur. Daha sonrasında Anadolu Üniversitesi Devlet
Konservatuvarı’ndan Oyunculuk Sanat Dalını okudu ve 1999 yılında mezun oldu. İlk iş tecrübesi konservatuvarı bitirdikten sonra Trabzon Devlet Tiyatrosu olmuştur. 1999-2000 sezonunda çalıştıktan sonra günümüze
kadar Eskişehir Büyük Şehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarında çalışmaya devam etmektedir. İlk filmi 2008 yılında çekilen “Devrim Arabaları” filmindeki Bekçi karakteri olmuştur. Sonrasında ise 2009 yılında
çekilen “Kanımdaki Barut” filmindeki kumarbaz karakteri ve yine aynı yıl “Yengeç Oyunu” filmlerinde Hasan karakteri olarak yer almıştır. Devrim Özer Akın ayrıca 2009 yılında “Altıkırkbeş” ve 2012 yılında
“Birlikte” kısa filmlerinde yer almıştır. 2012-2013 sezonunda oynayan “Bay Kolbert” adlı tiyatro oyununda Sadri Alışık Anadolu Tiyatro Oyuncu Ödülleri arasından “Yardımcı Rolde En İyi Erkek Oyuncu” ödülünü
almıştır.

Devrim Özder Akın’ın Oynadığı Diziler

Kadın / Musa / 2017
Arkadaşlar İyidir / Salih / 2016
Umutsuz Ev Kadınları / Ömer / 2011-2013
Öyle Bir Geçer Zaman Ki / 2010
Geniş Aile / 2009
Gece Gündüz / 2008
Suç Dosyası / 2007
Hatırla Sevgili / 2006

Devrim Özder Akın’ın Oynadığı Filmler

Birlikte (Kısa Film) / 2009
Kanımdaki Barut / 2009
Yengeç Oyunu / 2009
Altıkırkbeş (Kısa Film) / 2009
Devrim arabaları / 2008

10- Yeliz Ünsal – Ayça Erturan

Ayça Erturan – Yeliz Ünsal

Yeliz Bahar’ın iş yerinden arkadaşıdır. Genç, güzel ve yüksek enerjili bu kadın Bahar gibi iki çocuğunu tek başına büyütmektedir.. Yeliz çok derin düşünmeyen, basit sorulara basit cevaplar vermekten yana biridir. Bahar’ın aksine sırtını dayayabileceği bir erkeğe ihtiyaç duyar.

Ayça Erturan Kimdir?

1983’te doğan Ayça Erturan ilk, orta ve liseyi İstanbul’da bitirdi. Tiyatroya M.S.M. kursları ile başladı. M.Ü. Radyo Televizyon Bölümü’nde okurken aynı zamanda Pera Güzel Sanatlar’da oyunculuk eğitimi aldı.
Çeşitli televizyon dizilerinde, reklam filmlerinde ve tiyatro oyunlarında yer aldı. Halen BKM Mutfak bünyesinde sahneye çıkmaya devam etmektedir.

Ayça Erturan’ın Oynadığı Diziler

Kadın / Yeliz / 2017
Evli ve Öfkeli / Dilek / 2015
Yağmurdan Kaçarken / Lidya / 2013
Çok Güzel Hareketler Bunlar / Ayça / 2008-2010
Bir Demet Tiyatro / Ayça / 2006
Avrupa Yakası / Banu / 2004

Ayça Erturan’ın Oynadığı Filmler

4 Köşe / Emel / 2017
Çetin Ceviz (TV Filmi) / 2016
TAKIM: Mahalle Aşkına / 2015
Aşk Nerede / 2015
Bir Kurabiye Masalı (Kısa Film) / 2012
Çok Film Hareketler Bunlar / 2010
Neşeli Hayat / 2009

11- Ceyda – Gökçe Eyüpoğlu

Gökçe Eyüpoğlu – Ceyda

1983 yılının ağustos ayında doğan oyuncunun çocukluğundan beri oyunculuğa ilgisi bulunmaktadır. Orta okulda her dönem sonu, yazdığı oyunlar sahnelenirken , okul hayatının ilerleyen bölümlerinde de tiyatro kulüplerinde yer almıştır. Aslında Kamu Yönetimi mezunu olan Gökçe Eyüboğlu 2009 yılında Akademi 35,5 Sanat Evi’nde eğitim almaya başlamış ve Vahide Perçin, Altan Gördüm gibi isimlerle sahne sanatları üzerine çalışırken Murat Atıl, Sungun Babacan gibi sektörün önde gelen isimlerinden de diksiyon, seslendirme eğitimleri almıştır. Devam eden süreçte oyunculukla ilgili farklı yöntem ve tekniklere olan ilgisi artmış Merve Taşkan ve Deniz Erdem gibi isimlerle de bu konularda çalışmış ve çalışmaya devam etmektedir. En son Küçük Prens müzikalinde hem metin ve şarkı sözü yazarı hem de oyuncu olarak yer almışken, arkadaşıyla birlikte yazdığı uzun metraj senaryosu da TRT TV Filmleri projesi çerçevesinde çekilmiştir. Oyuncu çeşitli tiyatro , dizi ve sinema projeleriyle kariyerine ve hayallerinin peşinde koşmaya devam etmektedir.

12- Enver Sarıkadı – Şerif Erol

Enver Sarıkadı – Şerif Erol

Şerif Erol kimdir, 8 Ekim 1963 tarihinde İzmir’in Karşıyaka ilçesinde dünyaya gelmiştir.  Lise zamanlarında öğretmenin sınıfa hiçbirinizden fizikçi olmaz demesinin ardından inat yaparak Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü’ne girmiştir. Bir süre sonra fizik okumak istemediğini fark ederek Ekonomi bölümüne geçiş yapmıştır. Bir süre BÜO – Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları kadrosunda oyunlara katılmış ve 1997 yılından sonra Açık Radyo yapmıştır.Tiyatroya olan sevgisinden dolayı tiyatro eğitimlerine önem vererek eğitimler almış ve tecrübelerini aktardığı eğitimler vermiştir. 2008 yılında İstanbul Nişantaşı’nda yer alan Stüdyo Oyuncuları sahnesinde ve 2014 yılında Krek Tiyatrosunda baş rolde oynamıştır.

Şerif Erol’un Tiyatro Oyunları

  • 2002 – Yine Ne Oldu?
  • 2004 – Oidipus Sürgünde
  • 2008 – Karanlık Korkusu (Stüdyo Oyuncuları)
  • 2010 – 10 Adımda Unutmak – Anti Prome
  • 2014 – Babamın Cesetleri (Krek Tiyatro)
  • 2014 – Her Yıl Kuşlar Geri Gelir
  • 2016 – Soğuyunca Acımaya Başlar (Yönetmen)
  • 2016 – Vanya, Sonya, Maşa ve Spike
  • 2017 – Martı

2016 yılında sahnelenen Vanya, Sonya, Maşa ve Spike tiyatro oyununda gösterdiği performanstan dolayı 21. Afife Tiyatro Ödülleri’nden “Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu” ödülünü almıştır.

2005 yılında ilk dizi senaryosu olan Hırsız Polis’i ve sonrasında 2007 yılında Bıçak Sırtı ile 2012 yılında Koyu Kırmızı dizilerinin senaryolarını yazmıştır. Sadece senaryo yazarlığı değil dizilerde de rol almaktadır.

İlk dizi projesi 2014 yılındaki Şeref Meselesi dizisindeki Hasan karakteridir. Sonrasından 2015 yılında Kalbim Ege’de kaldı ve 2016 yılında Hangimiz Sevmedik dizisinde Hulisi Gültekin karakterlerini canlandırmıştır.

Şerif Erol, Kadın Dizisinde

Med Yapım ve MF Yapım işbirliği ile hazırlanan ve Star TV’de yayınlanacak olan Kadın dizisinde Merve Girgin’in yönetmenliğini yaptığı Kadın dizisinde yer alacaktır.

Kadın dizisinde, Annesiz büyüyen iki çocuk annesi Bahar karakterinin hayatla mücadelesi konu alınmış. Dizide Bahar Çeşmeli  karakterini canlandıran Özge Özpirinçci, Sarp karakterini canlandıran Caner Cindoruk ve Baharın annesi Hatice karakteri canlandıran Bennı Yıldırımlar gibi başarılı oyuncular yer alıyor.

FOX TV KADIN DİZİSİ OYUNCU KADROSU – FOX TV KADIN DİZİSİ TÜM OYUNCULARI

Onur Ünlü Kimdir? Onur Ünlü Kaç Yaşında? Onur Ünlü Filmleri…

Onur Ünlü Kimdir?

Hem Türk sinemasına hem de Türk şiirine yeni bir soluk getiren Onur Ünlü Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi iletişim sanatları bölümünden mezun oldu. Daha sonra Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi iletişim bilimleri ana bilim dalında yüksek lisansını tamamladı.

Onur ünlü kimdir?

Ah Muhsin Ünlü Mahlasıyla Yazdığı Şiirler

1993-1998 yılları arasında Ah Muhsin Ünlü mahlasıyla birçok şiir yazmıştır. Yazdığı şiirleri Gidiyoɾ um Bu adlı kitapta toplamıştıɾ . 2006 yılında ilk sinema deneyimi olan Polis adlı ilk sinema filminin yapımcılığını, yönetmenliğini ve senaristliğini üstlendi.

2011-2013 yılları arasında ise Leyla ile Mecnun dizisinin genel yönetmenliğini üstlendi. Dizi biɾ çok başarıya imza attı. 2012-2013 yıllarında ise Şubat dizisinin genel yönetmenliğini yaptı. Daha sonra Ben de Özledim adlı dizinin yönetmenliğini üstlenmiş, aynı zamanda bu dizide Onur Ünlü rolü ile kendisini canlandırmıştır.

Devletin Bekasının da Allah Belasını Versin Malboranın da!

alper’den 700 lira borç aldım bugün
israil devleti gömülsün diye karanlıklara!
çünkü eğer borcu varsa bir mazlumun
başka bir mazluma
bir mazluma
mazlum…
sevgilim
tam buraya uygun bir ayet bulamıyorum.
oysa ne çok ayet vardı 90’larda…
baktığımız her yerde ayrı bir allah
gördüğümüz her peygamber yeni bir mağara.
insan olmak bizatihi sansasyoneldir.
diline döktüğüm dilleri hatırlasana…

alper bana 700 lira borç verdi bugün
israil kaç mermi yapabilir bu parayla?
tarık ali’nin muhammed ikbal için söyledikleri doğru mu?
frengiden öldü diyor lahor pavyonlarında.
işte 90’larda böyle şeyler düşündük biz sevgilim
düşündük şiir yazınca temizlenir ülkemiz.
şimdi ikbal cennette, tarık ali ingiliz
merminin de biliyorsun, bini bir para
ve diyelim ki humeyni’yi de seviyorum jack daniel’ı da
diyelim ki ev kirasından muaftır bütün şehir
diyelim ki zalimler de centilmen olabilirler…
bana duyduğun sevgiyi azımsasana!
lira bana alper borç bugün verdi 700.
hemen iki paket malbora, biraz mızrak, biraz kuz.
bilhassa ecnebi reyonundan seçtim bunları sevgilim
fosforun pişirdiği çocuklarda bulunsun tuzumuz.
ah evet biliyorum demode lakırdılar bunlar
demode irrasyonalizm, antikapitalizm demode.
dünya kocaman bir köy, en iyi sigara malbora
araplar arkadan vururlar, meşru bir ülke israil.
eğer bir gemi dolusu hayvan
haksız yere böğürüyorsa
ölen her zaman suçludur ne yapabilir ki katil?
biliyorsun zalimin dediği olur ortadoğu’da
dur küfretme. zalimler de allah’a dahil!

söylemiş miydim alper’in bana borç verdiğini?
mızrak aldım, çok arabesk, fazla anakronik.
kuz desen; alnım açık, dolaşmam kuytularda.
belki de lirayı kapar kapmaz 700
yüzümü dönmeliydim olduğu gibi batıya.
bir bakmışım karşıdan tarık ali geliyor
hey bayım; şu var ya; şu koca london bridge…
90’larda espriler hep böyleydi sevgilim
çok açık göstermeci, nobran, edepsiz ve kitsch!
90’larda zalimler biraz racon bilirdi.
karıları çocukları köpekleri olurdu.
yalnız kalan bir zalim allah’ı düşünürdü
dur gevşeme. zulüm, allah’tan hariç!
ah o gemide ben de olsaydım eğer
mızrağı sallardım aştot’a kadar
belki gider çirkin bir faşiste değer
belki de bir masumun tam kafasına.
ama savaş böyleymiş bazen siviller
ölebilirlermiş devlet uğruna.
90’lar bitti artık onlar var ve hey
siz devlete inanan bütün reziller
cehennemde karşıma çıktığınızda
öyle bir yumruk patlatacağım ki tam burnunuza
hayatınız gazze şeridi gibi geçerken gözünüzden
anlayacaksınız allah ne demek
ahlak ne demek
ve rüya…
bu sözlerimi cennet ehline aynen ilet sevgilim:
devletin bekasının da allah belasını versin
malboranın da!

Yaşasın! Ne Kadar Da İdeolojik Yaklaşıyoruz Birbirimize

bazen çok korkuyorum.
ama bu; aslanlarımı açıklamama engel olmuyor
çünkü fena halde yaraşıyor birbirine gece ve balta
ve anneciğim derdi vardı neyin altına giysen olur bir siyah pantolonum şimdi gibi ay!
tekhnem dolu müfsidle!
bu da caddelerden derviş dervişegelmeme mâni değildir
yolları ay bastı mı lambalara koşuyorum ya, bundan
bunun için kent nesnesi o bıçakla bakunin’di deştiğim
ki ben devletin taş kestiğini en baştan bilirdim
isa’yı polise doğru
lttuğum zaman.
ellerini el olarak tutmak istiyor ellerim
de ki bunun kaburgamdaki kiliseyle ilgisi yok değildir
zaten en az on iki kişiden biri haindir
ama gözlerimi öyle yırtma annem ilkokul öğretmeniydi benim!

sokaklara çıkıyorum sonra kedilerden görüyorum
gazinolardan
inanmazsın bir taşra kurmuşlar aynı bize bakıyor
bir yanım asaf halet söylüyor diğer yanım fabrika
bir şiiri birkaç kalemle yazmak lazımdır geliyor bana
bugün yepyeni bir imparatorluk öğreniyorum
ekmeğin ağırlığından da yeni bir imparatorluk
örneğin gül dönüyor bir beygiri tasfiye ediyor şair
arabca akdeniz diyor ben
aynadan dönüyorum ayna
benden dönmüyor.

çok sihirli bir kabri söndürüyorum
bir havari morfin gibi anne söylüyor
ağlıyorum bak bir çocuk bak bir çocuk bak
bak bir çocuk çok kötü bir gömlek kuruyor.
belki de yangın çıksa ve ikna edilmiş olurum
torbamı topluyorum ve annem şarkı dinlemiş olur
korkuyorum çobanım yok metal nazlı pim aktif
çözmüyorum çözersem kın fena halde kalınlaşıyor.
manchesterden geliyorlar ve liverpooldan geldiler
birazdan padişah mı öldürecekler dedim
bir milyon kadardılar ah atları vardı
artık seni bir çiçek yerine kopartmak
istiyorum sevgilim.
işte sahneden indim ve öpüyorum ağzından
annem meç yaptırmazsa iftara geç gelir haz
ey sıkıntının sevdiğim aritmetiği
söyle banabana söyle; bir kere daha kabz?

inanmışım kaybetmek esrarıdır esrarın
çıldırmış bir vaşak gibi kaybediyorum
ipimden kurtulmuşum kaybediyorum
birleşmiyor ellerimiz haykırıyor trapez
tanklar tank olup geçiyor üstümüzden
helvetius haklı devlet şaşkın piyanist kara
memleket sana rağmen ket vururken yarama
şu çıplak çocuk şu tüyük bürk şairi ben
-ve emir ‘kun’ diyor, doğruluyorum-
bu ülke’den daha bıçkın tamlama bilmiyorum.
ayakkabılarını kapımın önünde görmeyi istiyorum!
çünkü bu,
seni seviyorum içine nal salmak demektir.
ve hareketinin bana durduğunu akla uydurur.
oysa seni sevmem toplumu meşru kılar
ve gitmen beni dile indirger sevgilim.

zaten kırılmış bir kızsın şimdi dövülmüş bir av
yanmış ırmaklar öneriyorsun toy bedenine
kavmin yanlış tufanlardan geçip duruyor
gözlerime baka baka ağlayıp aşk diyorsun
bir tekkenin ortasına sirk treni devriliyor.
ki hala çocuk övmeye duruyorsam bu
‘şehrin en uzak yerinden gelen o’nunla
ve izmit’le ve fargo’yla ve horasan’la
ve hafıs’ın beni eve götürdüğü kınla ilgili bir matkabı
girdiği çene kemiğiyle birlikte söküp
şu karşıki düğün salonuna ilave edemememdendir.
yoksa lar ve ortaokul öğretmenleri giremesinler diye
babam ve bilhassa dedem
mahallemize yeterinde toplu polis gönderilmesi konusunda
gerekli telefonları etmiş durumdalar sevgilim!

ama yine de sırf sen sürdürebil diye ayın alnında melekçe
ve şüpheye düşmeden kelebek besleyebilsin diye bir padişah açıkça
benim alıp kını
öte yana geçmem gerektir
içinden memleketi çekeyim diye.
hem düşünsene;
bu bizi nasıl imparatorlaştırır!
yoo, hayır! omzunu açma. omzun ideoloji taşır.
ve fakat ‘dil’e rağmen bütün bunlar sevgilim
ayaklarına beyaz çoraplar giydirmek istemediğim anlamına gelmeyebilir.

çünkü bak süleyman bu sayfadan henüz geçmiş gibi gül lekesi
ve apaçık kudüsmüş bir zebrayım ben uzun menzilli şiirlere şikar!
elbet bir gün batar, kuşlar döner, çarmıh baştan düzenlenir
ve bana tertemiz eller verir cezayirli o tüccar.
o vakit sana bakıyorum kadar büyür akdeniz
cumhuriyetin tersinden tertib ettiği çarşılar gibi
sonra uzun süre bir takibediliyormuşum hissi…
siz hiç yahudi bir minibüs şöförü düşlediniz mi?

Hatırlat Da Haziranın Sonlarında Çocukluğumu Yakalım
Sen beni öpersen belki de ben Fransız olurum
Şehre inerim bir sinema yağmura çalar
Otomobil icad olunur, Zarifoğlu ölür
Dünyadaki tüm zenciler kırk yaşından büyüktür.

-Senegalliler dahil değil

Sen beni öpersen belki de bulvarlar iltihablanır
Çağdaş coğrafyalarda üretir cesetlerini siyaset bilimi
O vakit bir sufiyi darplarla gebertebilirsin
Hayat bir yanıyla güzeldir canım, sen de güzelsin

-Yoksa seni rahatsız mı ettim?

Sen beni öpersen belki de aşkımız pratik karşılık bulur
Ne ikna edici bir intihar girişimidir şimdi göz göze gelmek
Elbette ata binmek gibidir seni sevmek sevgilim
Elbette gayet rasyoneldir attan atlamak

-Freud diye bir şey yoktur.

Sen beni öpersen belki de ben gangsterleşirim
Belki de şair olurum seni de aldırırım yanıma
Bilesin; göğsümde hangi yöne açmış tek gülsün
Yani ya bu eller öpülür, ya sen öldürülürsün.

-Haydi iç de çay koyayım.

Kuşlar Ölürlerse Yere Düşerler

düşerler ve onları hep zehra toplar
bir tayın üzerinden çok zaman geçer
vakit çalar ay yarılır zenciler biter
beni zehra bilinciyle bir tiren yoklar
babam girer laborant kendini toplar
zehra babamı toplamaz balonlar zehra
kardeşleri kedilerden mordur oteller
bekler kuşlar, ölürlerse yere düşerler
yere düşerler ve onları hep zehra toplar
bronş patlar kardeşim bir, dağılır lise
annem yokken bizim evi zenciler sağlar
elimden bir elmadır düşer yerlere
yerlere bir elmadır elimden düşer
kuşlar hep ölürlerse elmalar düşer
elma yerde onları hep zehra toplar
elma yerde onları hep zehra toplar
elma yerde onları hep zehra toplar

Onur Ünlü Filmlerini De Unutmamak Gerekir

  • Sen Aydınlatırsın Geceyi
  • Güneşin Oğlu
  • Beş Şehir
  • İtirazım Var
  • Çocuk

Geçen Yıl Şehit Edilmişti… Altuğ Verdi Kimdir?

Altuğ Verdi Kimdir ? Kaç Yaşında ? Nereli ?

Rize Emniyet Müdürü Altuğ Verdi 1972 yılında İstanbul’da doğmuştur. 1989 yılında Polis Kolejinden, 1993 yılında Polis Akademisinden mezun olmuştur. sırasıyla İstihbarat Daire Başkanlığı, Türkiye Cumhuriyeti Kudüs Başkonsolosluğu, Şırnak Emniyet Müdürlüğü, Adana Emniyet Müdürlüğü, Birleşmiş Milletler Kosova Barış Gücü, Birleşmiş Milletler Haiti Barış Gücü, Mersin Emniyet Müdürlüğü, İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve Başbakanlık Koruma Dairesi Başkanlığında değişik rütbelerde görev yaptıktan sonra 28.12.2016 tarihinde 1.Sınıf Emniyet Müdürlüğüne terfi etmiştir.

Rize Emniyet Müdürü Altuğ Verdi.

Ayrıca, Rize Emniyet Müdürü Verdi, ülkemizi ABD ve Almanya başta olmak üzere birçok yabancı ülke nezdinde düzenlenen toplantı ve programlarda temsil etmiş olup, iyi derecede İngilizce bilmektedir.

Altuğ Verdi, 19.08.2017 tarihli Resmi Gazete ’de yayınlanan ve 2017/348 sayılı Kararname ile Rize Emniyet Müdürü olarak atanmıştır, evli ve bir kız babasıdır.

11 Aralık 2018’de bir polis memuru tarafından saldırıya uğramıştır. Detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayınız.

Rize Emniyet Müdürü Altuğ Verdi Vurularak Şehit Oldu

https://www.newstr.net/son-dakika-rize-emniyet-muduru-vuruldu/

Ayşe Tükrükçü Kimdir ?

Ayşe Tükrükçü Kimdir ? Hayatsız Kadın Ayşe Tükrükçü!

Hayat Hikayesi İle Herkesi Derinden Sarsan Ayşe Tükrükçü, Bana Göre TV adlı Youtube Kanalında Katarsis X-Tra Adlı programa konuk olmasıyla Türkiye’de tanındı. 1967 doğumlu olan Ayşe Tükrükçü, doğumundan sonra babannesine verildi.

Ayşe Tükrükçü

Ayşe Tükrükçü ile Yapılan Br röportaj ise şöyle;

Ayşe Tükrükçü, yaşadıklarınız inanılır gibi değil! Biz sadece Türk filmlerinde bu tür şeyler görüyoruz ve “Amma abartmışlar!” diyoruz. Hikâyeniz nerede, nasıl başladı?
-Antep’te. Gurbetçi bir ailenin çocuğuyum. Annem ve babam, ablamla beni Antep’te bırakıyor, yanlarına iki abimi alıp Almanya’ya işçi olarak gidiyorlar. Ne yazık ki 9 yaşındaki abim, Berlin’de bir kanala düşüyor ve boğuluyor. O trajediden sonra aile kopmaya başlıyor. Bir tarafta fakirlik, cehalet, üstüne böyle büyük bir acı, bölünmüş aile, çocukların bir kısmı Türkiye’de babaannede… Abim boğulduğunda, aslında hepimiz birden o kanalda boğulmuş olduk!
Annenizi- babanızı ne zaman gördünüz?
-Annemi-babamı 4 yaşımda gördüm. Abimin cenazesi için Antep’e geldiklerinde. Sonra bir daha 7 yaşında gördüm. Annem Türkiye’ye geldi, kardeşim İlknur’u doğurdu, bırakıp gitti. Beni de 15 günlükken bırakmış. Bırakılan çocuklar hep babaanneyle büyüdü. Bölük pörçük bir hayat. Annenle babana yabancısın. 7 yaşından sonra beni de aldılar Almanya’ya, o zaman birlikte yaşamaya başladık. Çok sevgi gördüğüm söylenemez. Şiddetle büyüdüm. Annemin yaptığı yemek, babamın istediği gibi olmamış mı, başlıyordu annemi dövmeye. İşin kötüsü, dayağı yiyen annem de bizi dövüyordu. Şöyle özetleyeyim: Hatırlamak bile istemediğim bir çocukluk. Derken rahmetli babaannemden mektup geldi: “Çocukların hepsini alıp götürdünüz, ben çok yalnızım burada, bari birini gönderin.” Dayaktan, şiddetten bıkmıştım, hemen atladım, “Ben gideyim” dedim. Demez olmaymışım. Allah’ın belası Ali Rıza girdi hayatıma…

EVSİZLERE ÇORBA DAĞITTIK – FOTO GALERİ

İlk tecavüz amcamdan

Ali Rıza kim?
-Amcam demeye dilim varmıyor, babamın 8 yaş büyük ağabeyi. 
Neden kızgınsın ona?
-Antep’e dönünce, beni ve kızını Antalya’ya götürdü. (Ağlamaya başlıyor) Kazık kadar oldum, hâlâ o hayvanın bana yaptıklarını hatırlarken, küçük bir kız çocuğuna dönüşüyorum. Öz amcam, bana 9 yaşında tecavüz etti…
Nasıl oldu?
-Gecenin bir yarısında, üzerimde bir şey hissettim. 9 yaşında çocuğum henüz, ne olduğunu da anlayamadım. Ama o alkol kokan nefesi unutamam. Gözlerimi açtım, amcam. Ağzımı kapattı ve sus işaret yaptı. Kızı Şengül de yanımızdaki yatakta yatıyor. Dehşete kapılmış vaziyetteyim. Üzerindeki çamaşırları yırtarak çıkarttı. Ben ağlıyorum ve kaçmaya çalışıyorum. Kaçmayayım diye yatağın kenarındaki meyve bıçağını kaptı, sırtıma sapladı. Yetmezmiş gibi, elinde bıçakla bana tecavüz etti. Neyin ne olduğunu da anlamıyorum. O seyahat boyunca bu neredeyse her akşam tekrarlandı. Gündüzleri yataktan kalkacak halim yoktu, canım acıyordu. Akşama doğru, beni kızının önünde, yataktan kaldırıp, leğenin içine dikip banyo yaptırıyordu. Her yerimi kurulayıp, gene akşam için hazırlıyordu. Yıllarca kurulanmadım ben. Duştan çıktım, kendi kendime kurudum. O kadar iğrenirim kurulanmaktan, hep Ali Rıza aşağılığı gelir aklıma…
Babaanne nerede peki?
-Antep’te. Hiçbir şeyden haberi yok, torunları Antalya’da tatil yapıyor zannediyor…
Kuzeniniz niye ses çıkarmıyor?
-Yıllar sonra, “Benim her şeyden haberim vardı ama aynı şeyleri babam bana da yapar diye sesimi çıkarmadım. Kimseye de söylemedim. Affet beni” dedi.
Sonra?
-Sonra döndük. Bütün çocuklar pijama giyiyordu, Ali Rıza, bana gecelik giydirmelerini söylüyordu, kimseye çaktırmadan beni köşeye sıkıştırıp, iç çamaşırımı çıkartmamı istiyordu. “Yazık! Bu öksüz, babası yok” diye güya şefkat gösteriyormuş gibi de kucağına oturtuyordu. Dışarıdan kimse bir şey anlamıyordu. Karısı bile fark etmiyordu. Zaten sürekli, “Birine bir şey söylersen seni öldürürüm!” diyordu. O yaşta neyin ne olduğunu bilmiyorsun ki, korkuyorsun ve sana denileni yapıyorsun.
Sonra Almanya’ya nasıl döndünüz? 
-6 ay geçmişti, Almanya’ya giriş çıkış yapmam lazımdı. Allah’tan babam geldi, beni aldı ve götürdü. Ama Almanya’da da bu sefer dayak devam etti. Vücudumdaki morlukları saklamak için, okula boğazlı kazakla gidiyordum. Sonunda öğretmenim fark etti. Polise haber verdi ve mahkeme yoluyla ailemin yanından alındım, Berlin’de yetiştirme yurdu gibi bir yere verildim. Çünkü vücudumun 72 yerinde dayak izine ve çürüğe rastlandı…
Peki ya tecavüz? Hiç kimseye anlatamadınız mı?
-Hayır. O yurtta, her gün çeşitli aktivitelere gidiyordum, hayatımda ilk defa huzurlu ve mutluydum. 11 yaşındayken, görevli Alman bakıcım, “Ayşe, git duşunu al gel!” dedi, çünkü havuzdan gelmiştim. Çıktım duştan, havluya sarınmış duruyorum, çığlık attı, “Bu kan ne!” diye. Meğer bacağımdan kan akıyormuş. Regl olmuşum, âdet kanıymış, ben bilmiyorum tabii. Birden ağzımdan çıkıverdi: “Ali Rıza yaptığında da böyle olmuştu!” Sonra ağlama krizine girdim, bayılmışım. Tabii Alman bakıcım anlıyor ki, bir sorun var. Hemen ertesi gün hastane, psikologlar, pedagoglar… 11 yaşında, tecavüze uğradığım anlaşıldı. Bir hafta sonra da aileme karşı mahkeme açıldı. Sahiplenmek yerine, beni dışlamayı tercih ettiler…

İlk o..spu lafı annemden

Nasıl yani?
-Öyle işte! Annem 11 yaşındaydım bana, “Sen gittin kendini orada burada, bilmem ne ettirdin, suçunu da amcanın üstüne atıyorsun. O..spusun sen!” dedi. Cümle bu. Hiç aklımdan çıkmaz. O günden sonra annemi asla affetmedim.
O yurtta ne kadar kaldınız?
-5 buçuk sene. 16 buçuk yaşında bizimkilerin yanına tekrar döndüm. Üç ay her şey harika, sonra her şey eski eski tas, eski hamam. Ben tecavüze uğradığım için onların gözünde suçluydum, defoluydum. Annen bile yargılıyorsa seni, zaten kurtuluşun yok demektir. Yıllar sonra annem, Ali Rıza’nın kızı Şengül, “Ayşe doğru söylüyor, tecavüze uğradı!” deyince inandı bana, “Haklıymışsın!” dedi. Ama artık çok geçti… 
Sonra?
-23’üme kadar Almanya’da yaşadım. Bir alışveriş merkezinde personel müdürüydüm. Sonra bir yaz Türkiye’ye geldim ve bana ilk evlenme teklif edenle evlendim…
Kimdi o?
-Mersin İdman Yurdu’nda oynayan bir futbolcuydu. Maraşlıydı. Gerdeğe girmeden, başıma gelenleri anlattım. Tecavüzden sonra benim ilk ilişkiye girdiğim insandı Hasan. Bacağını bıçakla kesti, kanını çarşafa buladı ve kayınvalideme verdi. Kız olmadığım o gece öğrenilmiş olsaydı, beni asla kabul etmezlerdi. Biz köydeyiz, kerpiç bir evde yaşıyoruz, Hasan Mersin’de top peşinde. 6 ay hamileyken, Hasan’ın abisi bana kızdığı için, beni merdivenlerden itti. Neymiş, nasıl olur da aş erermişim, erik istermişim, bu ne büyük bir şımarıklıkmış…
Peki ya bebek?
– Hiç sorma! Kendime geldiğimde tuvalete gittim. Tuvalet de köy yeri, bir kuyu kazılmış, üzerine tahtalar konmuş, ortasına bir delik açılmış, tuvalet o. Çömeldim, birden başıma o felaket geldi, kanlar boşaldı ve ben çocuğumu o çukura düşürdüm. Çocuğum orada kaldı. (Ağlıyor) O tuvaletin, lağımın içinde kaldı benim oğlum. Oğlan olduğunu biliyordum çünkü her yeri belliydi. Ertesi gün gittiğimde, baktım hâlâ orada. Ama alamadım. Kimse gömmedi onu. Ondan sonra sessizleştim ben, Hasan’ın gelmesini bekledim. Doğru dürüst bir şey yemiyorum. Sadece suyla ayakta durmaya çalışıyorum. 3 gün sonra Hasan beni Antep’e götürdüğünde oğlan halen oradaydı. Oğlum hâlâ orada. O tuvalette… 
Çok fena bu anlattıklarınız! Çok üzücü. Siz de bir tane düzgün adama rastlamamışsınız. Nasıl bir kader bu?
-Daha da kötü şeyler geldi başıma! Hasan’la boşandık. Antep’te dul olmak sorun. Dul kadına ev verilmez, dul kadın bakkala gitmez. Almanca biliyorum ya, bir avukatın yanında çalışmaya başladım. Orada Bahri’yle tanıştım, ikinci eşim… Ama biz nedense memleket memleket gezmeye başladık. “Akraba ziyaretleri!” diyordu. Diyarbakır, Kütahya, Adana, Mersin… Nedense ben hiç kadın akraba da görmüyorum, hepsi erkek. Bahri de her gittiğimiz şehirde, “Aman berbere git, güzelleş, akşam yemeğinde bakımlı ol!” diyordu. Meğer derdi beni satmakmış. Genel ev patronlarına gösteriyormuş. İlk eşimden ayrıldıktan 9 ay on gün sonra, Bahri bana birtakım kâğıtlar imzalattı. “Evlilik için gerekli” dedi. Meğer beni genel eve satmış. 11’inci ayın 18’inde 240 milyon lira karşılığında ben Mersin Genelevi’ne satıldım. Hem de kocam olacak o ahlaksız tarafından! Kapısında bir polis, bir bekçi bekliyor. Bahri bana dedi ki, “Benimle yattığın gibi kimseyle yatma!” ve gitti. Ben de katıla katıla ağlamaya başladım. Bir umut kapıdaki polisten yardım bekledim, “Hadi, hadi alışırsın!” dedi ve beni içeri itti. Sonra hayatım değişti, genelev kadını oldum…

7 genelevde çalıştım

Kaç genel evde çalıştınız?
-Türkiye genelinde 7 genelevde… 
Oradaki herkes, sizin gibi kaderin sillesini yemiş insanlar mı? Kolayına geldiği için orada olmayı tercih edenler var mı?
-Hayır, çünkü kölelik bu! Kolayı-molayı da yok. Ben gün geldi, bir günde 60-70 kişiyle yattım. Bunun nesi kolay? 365 gün çalışıyorsun. 12 ayda, 12 kere regl olman gerekiyor değil mi? O günlerde de çalışmak zorundasın. Her müşteriden önce kanı kesmek için bir tampon yapıyorsun, yine işini yapıyorsun. Nesi kolay? İçerideki kadınların yüzde 70’i tecavüz mağduru.
Peki “Yeter artık gidiyorum” diyemiyor mu insan?
-Sıkıysa de. Kapıdaki polis seni tutuyor. Ya da başına kötü şeyler geliyor. Benim, kafası bedeninden ayrılan arkadaşlarım oldu. Ciddi yani. Girişi var, çıkışı yok. Ya da çok zor. O iki buçuk yıl, başıma gelmeyen kalmadı. Düşünebiliyor musun, adam üzerimdeyken yığıldı kaldı, öldü yani! Sonra o adamı üzerinden gelip aldılar, giydirdiler. Genelevde öldüğünü söylemediler. Sanki başka yerde kalp krizi geçirmiş gibi yaptılar. Genelevin girişinde, “18 yaşından küçükler giremez!” yazar. Ben neden 16 yaşındaki çocuklarla yattım peki? Her türlü rezillik var orada. Ve çoluk çocuk herkes şunu sorar: “Abla, iyi miydim?” “Teyze, ben nasıldım?” Bir de onlara moral vereceksin ki, ilerdeki cinsel hayatları kötü olmasın…

Hortum soksan, temizlenemezsin

Bir genelev kadınının zevk alması mümkün mü?
-Hayır. O bir şehir efsanesi, bir fantezi. İğrenç şartlarda çalışıyorduk, yaşıyorduk. Oraya gelen erkeklerin de insanlıklarından utanması lazım. Çünkü bir kadının zavallılığından faydalanıyorsun, sen daha zavallısın! Düşüksün! Evet, benim bedenim, 3 seneye yakın toplumun her kesiminden erkeğe hitap etti. Ama ben bunu isteyerek yapmadım. Ben, o noktaya getirildim. Beni bu hale getirenler utansın! Bu kadar yıl genelevde çalıştıktan sonra kadınla erkek arasındaki farkı da anladım.
Neymiş?
-Bir kadın, o haldeki bir erkekle yatmaz, yatamaz! Yüreği kaldırmaz. Ama erkekler yatabiliyor. Adam geliyor seninle yatıyor. Sonra, “Kızım, sen niye orospu oldun?” diyor. “Kızım” diyor, çünkü kızı yaşındayım.
Döven, söven, ağlayan, hakaret eden, sapık taleplerde bulunan… 
-Her tür adamla karşılaştım. Zaten bir süre sonra, daha bakışından ne istediğini anlıyor hale geliyorsun. Eşiyle yapamadığı şeyleri bizimle yapıyor. Bunu da cazibesiyle değil, erkekliğiyle değil, parasıyla yapıyor. “Benim orospum ol!” diyor. Hep de aynı laf. Bir de orijinal zannediyorlar kendilerini. Bir keresinde birine “Sen benim pezevengim misin ki, ben senin orospun olayım!” dedim, dayağı yedim tabii. Erkek, kendisine pezevenk dedirtmiyor. Ama bana orospuluğu yakıştırıyor. 
Bir günde 70 kişiyle yattıktan sonra insan ne hissediyor?
-Ölüm. İçine hortum sokarsın, yine de temizlenemezsin. Regl, kürtaj fark etmez, her zaman çalışacaksın. Benim 8 tane kürtajım var genelevden.
Ailenizin hiç haberi olmadı mı?
-Oldu, ben haber verdim. Geneleve girdikten sonra, anneme mektup yazdım: “Namussuz dedin, o..spu dedin, işte şimdi o..spu oldum! Ali Rıza’nın 9 yaşında bilmem ne yaptığı kızın, şimdi vesikalı çalışıyor. Gel gör istersen!” Babam öldüğünde, o zarfı, saçımla babamın kasasında buldum. Mektubu bulamadım ama saçımla zarfım duruyordu…
Kimse gelip kurtarmadı mı peki sizi?
-Eniştem geldi, müşteri olarak! 
Peki bu kıskaçtan kurtulmak mümkün değil mi?
-Çok zor. Ben 240 milyona satılmıştım. Kazanıyorsun zannediyorsun ki, borcunu ödeyebileceksin. Bir hesap çıkarıyorlar sana, sigorta parası, işçi parası, yemek parası, kuaför parası, vekil parası, yakıt parası, su parası, elektrik parası, bilmem ne parası… Sen hep borçlusun! 
Sonra nasıl kurtuldunuz?
-Bir müşterim âşık oldu bana. “Seninle evleneceğim!” dedi. Ama onun düğün yapacak parası yoktu. Benim borcumu ödeyip, o düğünü yapabilmek için 700’e yakın erkekle yatmam gerekiyordu…

Şimdi Çorbacı Ayşe oldum

Şaka bu!
-Yooo gerçek. Emniyet’in bana koyduğu şart şuydu: Genelevden çıkarken düğün yapacaksın, videoya çektireceksin. “Tamam” dedim. Videocu para, kına para, pasta para, en çok zoruma giden da imamın aldığı 30 bin lira oldu. Ama sonunda düğün oldu. O dönem, televizyon kanallarına haber oldum: “Bir kadın düğün yaparak genelevden çıktı!” diye. İşte Şefkat-Der Genel Başkanı Hayrettin Bulan o zaman bana ulaştı. O gün, bugündür Şefkat-Der’le kontağımı kesmedim. 6 sene sonra Ahmet’ten de boşandım. Çünkü hep genelevde çalıştığımı başıma kaktı. Bulaşıkçılık yaptım, yemek yaptım, hasta bakıcılığı yaptım, 4 buçuk ay sokakta bile yaşadım. Ama asla geneleve dönmedim, 20 yıl oldu. 
Milletvekili adaylığı neyin nesiydi?
-2007’de tüm bu yaşadıklarım için İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvururken, Şefkat-Der Başkanı Hayrettin Bulan, “Abla adaysın!” dedi. “Neye?” dedim, “Milletvekilliğine!” dedi. “Niye?” dedim. “Milletvekili olmayı en çok hak eden sensin de ondan” dedi. Meclise girmek değildi benim amacım, kamuoyunu oluşturmak ve farkındalık yaratmaktı. Türkiye’de hayatı çalınmış, hayatsız kadınlara dikkat çekmekti amacım. Tüm bunları anlattığım bir kitabım da var…
Kimsesizlere çorba dağıtmak nereden aklınıza geldi? Bu fikir nasıl doğdu?
-Ben de bir dönem sokakta yaşadım, dört buçuk ay. Son kocamdan ayrıldığımda. Uyumak için hastanelerin ‘acil’lerine sığındım. McDonald’s artıkları yedim. Kadınlar için evsiz olmak daha da zor, çünkü sokakta, taciz var, tecavüz var, her şey var. 
Siz ne mesaj vermek istiyorsunuz… 
-Vermenin erdemini anlatmaya çalışıyorum belki de. Ama para vermenin değil. Elini cebine atarak, 50 lira vereyim de her şeyden kurtulayım değil. Elini taşın altına koy! İhtiyacı olan biriyle elbiseni paylaş, çorbanı paylaş, sevgini paylaş… Tam 240 gündür her gece sokaklardayız. İstanbul’un neredeyse bütün evsizlerini tanıyorum ben, her akşam semt semt onlara çorba götürüyorum. Onlar battaniyelerinin içinde yatarken, yanlarına bir kap sıcak çorba koyuyorum. Onları düşünen, seven birileri var, bunu biliyorlar, hissediyorlar. Az şey mi?
Müthiş! Şimdi herkes sizden saygıyla söz ediyor… Bazen bütün bunlar size komik gelmiyor mu? Geçmişte de aynı insandınız ama o zaman orospuydunuz…
-(Gülüyor) Evet, şimdi çorbacı Ayşeyim! İşte toplumun iki yüzlülüğü…

Aksiyon ve Gerilim Severlerin Mutlaka İzlemesi Gereken Diziler

Aksiyon ve Gerilim Severlerin Mutlaka İzlemesi Gereken Diziler

Aksiyon ve Gerilim Severlerin Mutlaka İzlemesi Gereken Diziler

Aşağıda tavsiye ettiğim diziler henüz izlememiş olanlar veya birkaç tanesini izleyip yeni bir dizi arayışına girenler için. Doğaüstü varlıklar, çözülemeyen cinayetler, sizi yemek için sabırsızlanan zombiler, tehlikeli hapishaneler, suçlularla dolu şehirler sizleri bekliyor. Güzel ve beğenilen popüler dizilerden sizin için seçtik. Keyifli okumalar ve izlemeler. Daha Fazlasını Oku

İyilik Bul, İyilik Yap! Dünyayı Güzelleştirecek Bir Proje

İyilik Bul, İyilik Yap! Dünyayı Güzelleştirecek Bir Proje

İyilik Bul, İyilik Yap Poster

Heyecanlı bir sahneyle filme giriş yapıyoruz. Bir evde bir adam kadının kafasına silah dayamış ve polisler evi kuşatmış. Gazeteci Chris Chandler (Jay Mohr) olay yerine gelip sorular sorarken polisler bir an gaspçıyı gözden kaybediyorlar. Şüpheli birden arabayla evin garajından çıkıp GÜM! Gazetecimizin arabasına çarpıp, peşinde polislerle gözden kayboluyor. Geride arabasının başında, yağmurdan ıslanmış Chris kalıyor. Birden köpeğini gezdiren şemsiyeli bir adam yanında beliriveriyor. Yardım teklif edip, Jaguar arabasının anahtarını gazeteciye fırlatıyor. Son zamanlarda çok şanslı olduğunu ve arabasını almasını söylüyor. İki yabancı arasındaki cömertlik. Filme ismini veren olay da bu. Nereden geliyor bu cömertlik? Gazetecinin merakını cezbeden olay da bu oluyor. Film boyunca Chris’in bu fikrin kaynağına ulaşmak için çabalamasını seyredeceğiz. Daha Fazlasını Oku

Filmlerde Unuttuğumuz Dostlarımız

Filmlerde Unuttuğumuz Dostlarımız


Bazen gerçekten varlar, bazen bilgisayar teknolojisiyle filmlere konu oluyorlar. Maketleri yapılıyor, film için eğitiliyorlar. Kahraman olabiliyorlar ya da baş düşmanımız haline dönüşüveriyorlar. Filmlerde oyuncularla beraber gönlümüzde taht kurmasını pek güzel beceriyorlar. Onları da unutmadık ve bu yazımızda şimdiye kadar filmlerde, dizilerde oynatılmış veya onlardan esinlenilmiş hayvan dostlarımızı analım dedik. Daha Fazlasını Oku