Gelinlik Seçme Programı: “Say Yes to the Dress”

Yeni nişanlanmış genç kadınların dünyanın çeşitli bölgelerinden gelip gelinlik dükkânından hayallerindeki gelinliği bulmalarını izlemek kulağa pek eğlenceli gelmiyor. Bana göre kıyafetlerin giyilip sergilendiği, üstüne bir de birbirlerine epeyce giydirdikleri programlar kadar sıkıcı çok az şey var hayatta. Yine de belli bir kitlesi olduğunu ve reyting bakımından üst sıralarda gezindiklerini inkar edemeyeceğim. “Gelinliğe Evet De” olarak çevirmeyi uygun gördüğüm programın, bizim ülkede yayınlanan kıyafet programlarından birçok bakımdan üstün olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim. Programda belirli bir seviyenin tutturulduğu fark ediliyor. Laf sokmalar, saç çekiştirmeler, birbirine ayakkabı fırlatmalar yok. Zaten gelinler birbirleriyle yarışmıyorlar. Yemekteyiz, Bugün Ne giysem tarzı yarışmalar reytinglerini yarışmadaki tartışmalara, ağız dalaşlarına, birbirine laf sokmalara dayandığından “Say Yes to the Dress” programının epeyce değiştirilerek uyarlanması gerekiyor. Yani kıssadan hisse, evliliği bile yarışmaya dönüştürüp, sen evde kalacaksın gibi esprilerin! havada uçuştuğu bir program yapabilirdik. Programın şimdiye kadar neden uyarlanmadığını da merak ediyorum. Kopyacı karakterimiz sağolsun, yurt dışında reytingi bol olan bir programı kesinlikle ve derhal bünyemize katmalıydık! Benim bünyem kaldırmasa da…

Programın bir-iki bölümünü seyrettim, daha doğrusu denk geldim. Nişanlı genç kadınlar; aileleri, arkadaşlarıyla beraber gelinlik seçmek için bir gelinlik dükkânına geliyorlar. Satıcılar haftalık satış kotalarını doldurmak zorundalar. Bunun içinde gelinlikleri müşterilere pazarlayabilmeliler. İşin içine iyi bir pazarlamacı olma kuralı giriyor. Güler yüz, müşterinin bütçesini tahmin etme hatta mümkünse bu bütçeyi aşabilme, müstakbel gelin adayını gelinliğin kendisine ne kadar yakıştığına ikna etme, mükemmel gelinliği bulma gibi ulvi görevler bu pazarlamacı, pardon satış görevlisinin yeteneği ölçüsünde müşterileri memnun ediyor. Birde gelinliğin parasını ödemek için orada bulunan bir aile bireyinden veya kim ödüyorsa o kişiden bahsedelim. Gelinliğin güzelliğinden çok fiyatından şoka girmiş yüz ifadesiyle bizleri gülümsetebiliyor. Zengin bir babanın kızım hangi gelinliği beğenirse onu alalım tarzındaki bonkör davranışlarından tutun, fiyat konusunda sıkı pazarlığa giren aile üyelerine kadar her çeşit insan var. Gelinlikleri beğenmeyip çekip gidenler de ayrı bir durum. Bu programı izlediyseniz ya da gelinliklerle biraz uğraştıysanız (sizde evlenmişsiniz demektir, tebrikler!) şu kuralın genelde geçerli olduğunu fark edersiniz: Gelinliğin fiyatı, kalitesiyle doğru orantılı! Üstünüzde güzel duran bir gelinlik seçmek istiyorsanız 3.000 ile 10.000 dolar arası bir parayı kenara ayırmanızda fayda var. Türkiye piyasasındaki fiyatlardan emin değilim ama aşağı yukarı bu kadardır. Yani, 3.000 ile 7.000 TL arası iyi bir gelinlik bulunabilir.

Birde “Say Yes to the Pants” adıyla (yani Pantolona Evet De) bir parodisi var. “Zaten bir pantolonum var, ikincisi de olsa fena olmazdı!” En iyi pantolondan beklentileriniz neler olabilir? Kısa mı, uzun paçalı mı, sizi mağara adamı gibi göstermeyecek bir pantolon mu? Hayalinizdeki pantolona kavuştuğunuzda ve bunun arkadaşlarınız tarafından onayladığını gördüğünüzde yaşadığınız o mutluluk yok mu! Videonun sonunda 36 beden isteyip, denemeden alıp uzaklaşan müşteriler yüzünden programın çekiciliği de kalmazdı. Neyse ki herkes böyle değil! Bir pantolon için 2 saat deneme yapmamak olur mu canım!

Kaynak

IMDB

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.